Kemal Kılıçdaroğlu milli güvenliğe tehdit

Kahraman Mehmetçiklerimize “işgalci” diyen şerefsizlerle ittifak yaptı. Libya’da görev yapan askerlerimize “lejyoner” diyen ahlaksızı korumaya aldı. Ordumuzun satıldığını söyleme alçaklığı gösteren milletvekiline sahip çıktı. Suriye’de şehit düşen askerlerimiz için de “30 şehit verdik de ne oldu” dedi. Hiç utanmadan partisinde patlak veren taciz olaylarını örtbas etmeye kalkıştı.

Google Haberlere Abone ol
Kemal Kılıçdaroğlu milli güvenliğe tehdit
03.12.2020 09:40

Kadir YILDIZ / TÜRKGÜN

CHP yönetimi açıklamaları, tavrı, tarzı ve duruşu ile Türkiye’nin en büyük ve en ivedi meselesi hâline gelip, ağır bir milli güvenlik sorununa dönüştü. Partinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında “ordu satıldı” sözlerini kullanan CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’a sahip çıkarken kullandığı sözlerle, yeni skandallara, yeni ihanetlere imza attı.

‘LEJYONER’DEN SONRA ‘SATILMIŞ’A SAHİP ÇIKTI

Katıldığı bir televizyon programında “Cumhuriyet tarihinde ilk defa ordu satıldı” sözlerini kullanan CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’a CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sahip çıktı. Sakarya Tank Paleti Fabrikası üzerinden ordunun satıldığını ileri süren milletvekili ise “sözlerimin arkasındayım” demekle yetindi. Her fırsatta Türk ordusunu hedef alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Suriye ve Libya’da ne işimiz var” diyerek operasyon hâlinde olan kahraman Mehmetçik’in moral ve motivasyonunu zayıflatmak istemişti. Türkiye’nin Suriye’de “işgalci” olduğunu söyleyen HDP’ye hiçbir tepki göstermemiş ve 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde de alenen iş birliği yapmışlardı.

Libya’da görev yapan askerlerimiz için “Lejyoner” yakıştırması yapan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın sözlerine sahip çıkmış ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kuşatmayı yarmasından rahatsız olmuştu.

ŞEHİTLERİ KÜÇÜMSEDİ

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “ordunun satıldığını” söyleyen milletvekiline sahip çıkmakla da kalmadı ve- Suriye’de şehit düşen askerlerimiz için “30 şehit verdik de ne oldu” ifadelerini kullandı.

Esad ordusunun İdlib’de gözlem noktalarına sevkiyat yapan askerimizi hedef alması sonucu 36 askerimiz şehit olmuştu. Saldırıda şehit düşen ve yaralanan askerlerimizi almak için bölgeye intikal eden ambulanslar bile katil Esad tarafından hedef alınmıştı.

Türk Silahlı Kuvvetleri ise anında bir operasyon başlatarak Esad ordusuna ait 3 binden fazla askeri etkisiz hâle getirmiş, İdlib hâkimiyet sahasını M4 kara yolunu ele geçirerek sağlamıştı.

İdlib’in doğusu ve batısı arasındaki kontrol üstünlüğünü ele geçirmiş, Türkiye’ye yapılacak saldıranların kaynağında etkisiz hâle getirilmesi için önemli bir görev ifa etmişti. Esad’a bir kelime laf etmeyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu suçu şehit olan askerlerimizde buldu. Bununla da yetinmeyen Kılıçdaroğlu, “Putin’den dersi aldılar” diyerek Türkiye’yi küçümsedi.

Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçecek bu sözler Atatürk’ün kurduğu CHP’nin mevcut Genel Başkanının ağzından döküldü. Türkiye’nin milli menfaatlerini savunmak yerine Esad ve Rusya’nın haklarını savunan muhalefet liderine cumhuriyet tarihinde ilk defa rastlanıldı.

İran’a karşı Türkiye’nin yanında yer alabileceğini söyleyen CHP, şimdi de kahraman Mehmetçik’e karşı Rusya ve Esad’ı savunmaya başladı.

İdlib’deki saldırı sonrası Türkiye ve Rusya arasında Moskova’da yapılan ilk görüşmenin olduğu sıralarda yine TBMM kürsüsünden seslenen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik “koşa koşa Putin’in ayağına gitti” diyerek Türkiye’yi hakir görmüştü. Erdoğan ve Putin arasında yapılan görüşmeler sonrası TSK’nın İdlib’deki varlığı daha etkin bir hâl almış ve yeni bir dizi anlaşmalar imzalanmıştı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “ordu satıldı” sözlerini kullanan CHP’li Ali Mahir Başarır’a ve CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın sözlerine sahip çıkmıştı.

Suikast iddiası yalan çıktı

CHP İstanbul örgütlerinde ortaya çıkan taciz vakalarının örtbas edilmesi için yeni bir gündem ortaya atıldı. Ekrem İmamoğlu’na suikast yapılacak iddiası ile taciz olaylarının üzerini örtmeye çalışan “ajans” baltayı taşa vurdu. İddialar üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Bir suikast girişimi veya bir suikastçının yakalanması söz konusu değildir. PKK/PYD, DEAŞ, FETÖ ve DHKP-C dahil olmak üzere tüm terör örgütlerine yönelik çalışmalarımız milletimizin huzuru ve ülkemizin güvenliği için kesintisiz bir şekilde ve kararlılıkla devam etmektedir” ifadeleri kullanıldı.

İBB Başkanı İmamoğlu’nun göreve geldiği günden itibaren “iş yapmak” dışında her şeyle gündeme gelmesi ise partililerde huzursuzluk yaratmaya başladı. Taciz ve tecavüz olaylarını örtbas etmek için ortaya atılan suikast iddiası bile İstanbul örgütlerinde yaşanan taciz olaylarını gölgelemeye yetmedi. Bir taciz olayı ile çorap söküğü gibi 4 olayın arka arkaya ortaya çıkması taciz vakalarının bilinenden daha fazla olduğunu ortaya koydu. Daha kaç CHP’linin itirafçı olacağı ise merak konusu hâline geldi.

4 ilçede taciz skandalı

CHP’nin Maltepe, Avcılar, Ümraniye ve Sultangazi İlçe örgütlerinde taciz olayları patlak verdi. Partililer CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu taciz olaylarını Örtbas etmeye çalışmakla suçladı. CHP Maltepe ilçe Teşkilatında patlak veren tecavüz skandalına parti sus pus olurken, CHP Avcılar ilçe eski üyesi Özlem Hanelçi, cinsel saldırı mağdurlarının sesi oldu. Hanelçi, Twitter hesabından paylaştığı mesajında “Maltepe’deki kadın arkadaşa taciz olayını duydum. Bana da CHP İstanbul İl Başkan Yardımcıları ahlaksızlık yaptı. Şikâyet ettim, tehdit edildim. Canan Hanım’ın (Kaftancıoğlu) hiç sesi çıkmadı. CHP’de maalesef kadın olarak siyaset yapmak zor” ifadelerini kullandı.

Maltepe ve Avcılar’ın ardından bir taciz vakası da Ümraniye’de ortaya çıktı. CHP Ümraniye Eski Gençlik Kolları Başkanı G.Ö.A. tarafından tacize uğradığını iddia eden CHP Gençlik Kolları üyesi 20 yaşındaki D.A. soluğu adliyede aldı. D.A.’ya cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen G.Ö.A.’nın ise Kartal Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü’nde çalıştığı bildirildi. Mağdur kadının avukatı, eski CHP İstanbul Milletvekili Ali Kemal Kumkumoğlu’nun yeğeni Orkun Kumkumoğlu tacizci hakkında şikâyetçi olduklarını açıkladı. CHP eski milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş ise sosyal medya hesabından Canan Kaftancıoğlu’na, “Sultangazi’de CHP’li bir yönetici tarafından tacize uğradığını söyleyen bir kadının durumunu size aktarmaya çalışan eski ilçe sekreterinin mesajlarını neden cevapsız bırakıyorsunuz? Neden dönmüyor ve disiplin işlemi başlatmıyorsunuz? Üstelik WhatsApp’ınıza tüm ayrıntılar gönderilmiş” diyerek bir taciz olayını daha gündeme getirdi. CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu ise taciz olaylarının üzerine giden Yarkadaş’ı şovmenlikle suçladı. Yarkadaş ise Twitter hesabından Kaftancıoğlu’na “Sürekli kadın kimliğini öne çıkararak siyaset yapan Canan Kaftancıoğlu’nun ‘cinsel saldırı ile şov’ kavramlarını aynı cümlede kullanması, bu ülkenin kadınları açısından büyük bir talihsizliktir. Kaftancıoğlu’nun sözlerini okurken onun adına utandım. Yazıklar olsun” şeklinde cevap verdi.

Daha Önce de Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın, kendisinden iş isteyen bir kadına başkan yardımcılarıyla birlikte tecavüz ettiği ortaya çıkmış ve konu yargıya intikal etmişti.

Yorumlar