KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: Artık geri dönüş yok

Gazetemiz TÜRKGÜN Genel Yayın Yönetmeni Mehmet MÜFTÜOĞLU’na önemli açıklamalar yapan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Kıbrıs Türk halkının, hiçbir zaman egemenliğini içermeyen, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünü kapsamayan bir anlaşmaya, bir empoze ve dayatmaya “evet” demeyeceğini söyledi. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Kıbrıs’ta 1963’ten beri devletimiz vardır. Kıbrıs’ta Türk devleti ilelebet yaşayacak. İki devlet politikasından asla taviz vermeyiz” dedi.

Google Haberlere Abone ol
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: Artık geri dönüş yok
19.07.2021 10:00

Mehmet MÜFTÜOĞLU / TÜRKGÜN

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, gazetemiz TÜRKGÜN Genel Yayın Yönetmeni Mehmet MÜFTÜOĞLU’na konuştu:

GERİ DÖNÜŞ YOK O DEFTER KAPANDI

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Kıbrıs'ta 1963'ten beri devletimiz vardır. Kıbrıs'ta Türk devleti ilelebet yaşayacak. İki devlet politikasından asla taviz vermeyiz" dedi.

Gazetemiz TÜRKGÜN Genel Yayın Yönetmeni Mehmet MÜFTÜOĞLU’na önemli açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı Tatar, "Kıbrıs Türk halkının, hiçbir zaman egemenliğini içermeyen, Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğünü kapsamayan bir anlaşmaya, bir empoze ve dayatmaya "evet" demeyeceğini söyledi.

KKTC'de düzenlenecek Barış ve Özgürlük Bayramı'nın önemine değinen Tatar, "20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı, Kıbrıslı Türkler için en önemli tarihtir. Çünkü o gün Kıbrıslı Türkler tekrar özgürlüğe, bağımsızlığa ve hürriyete kavuşmuştur.  Bunu biz Türkiye'nin desteğiyle başardık" diye ifade etti.

TATAR, "Federasyon temelinde bir anlaşma için 50 yıldır görüşmeler sürüyor ama benim Cumhurbaşkanı olmam dolayısıyla artık o defter kapanmıştır. Kıbrıs'ta eğer bir anlaşma olacaksa iki ayrı egemen ve eşit, dolayısıyla da iki ayrı bağımsız devlet esasına göre olmak durumundadır" diye ifade etti.

AB’nin ekonomik vaatlerle siyasi iradelerini ipotek altına alamayacağını söyleyen Ersin Tatar, Kıbrıs davasının milli bir dava olduğunu, Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye’nin bağımsızlık, özgürlük ve hürriyeti için çok bedeller ödediğini, yine ödemekten geri durmayacağını vurguladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, gazetemiz TÜRKGÜN’e özel önemli açıklamalar yaptı.

Gazetemiz TÜRKGÜN Genel Yayın Yönetmeni Mehmet MÜFTÜOĞLU’nun sorularını cevaplayan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye ile her zaman gönülleri ve kaderlerinin beraber olduğunu ifade etti.

"BÜYÜK TÜRKİYE'NİN VE DOĞU AKDENİZ'İN BEKÇİSİYİZ"
    
Kıbrıs Türk halkını, "Büyük Türkiye'nin bir bakıma Doğu Akdeniz'in serhat bekçisi." şeklinde tanımlayan Tatar, "Millet, bayrak sevgisiyle bütün bunlar, bizleri pekiştiren, bir arada tutan, dolayısıyla büyük ve güçlü millet olmanın en büyük özelliğidir. Bu hissiyatla yolumuza devam etmek en büyük gücümüzdür. Bu özellikleri sizlerle paylaşmak, bu gururu yaşamak benim için milli şeref ve haysiyettir." ifadelerini kullandı.    

"20 TEMMUZ KIBRISLI TÜRKLER İÇİN EN ÖNEMLİ TARİHTİR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Barış ve Özgürlük Bayramı törenlerine katılacağını belirten Tatar, "20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı, Kıbrıslı Türkler için en önemli tarihtir. Çünkü o gün Kıbrıslı Türkler tekrar özgürlüğe, bağımsızlığa ve hürriyete kavuşmuştur. O günden bugüne artık KKTC çatısı altında Kıbrıs Türk halkı onurlu bir yaşama devam etmektedir. Bunu biz Türkiye'nin desteğiyle başardık. Kıbrıs davası bizlerin müşterek davasıdır. Sadece Kıbrıslı Türklerin sürdüreceği bir mücadele olamazdı. Her daim Türkiye’yi yanımızda gördük. Türkiye her zaman en sıkıntılı günlerimizde bizlerle beraber olmuştur. Gerek siyasi gerek ekonomik her türlü desteği vermiştir. Hiç bir zaman unutmayacağız, unutturmayacağız.

"ARTIK O DEFTER KAPANDI"

Kıbrıs'ta "federasyon" temelli bir anlaşmaya karşı olduklarını vurgulayan Tatar, şöyle devam etti:    

"Gelinen aşamada KKTC'nin ne kadar önemli, değerli olduğu görülmüştür.  Zamanında yapılan birtakım girişimler ve elde edilen başarılarla Doğu Akdeniz'in hak ve çıkarlarımızın korunmasında devletimize sahip çıkmak, yaşatmak ve artık bu federasyon masalına bir 'dur' demektir. Çünkü artık onun defteri kapanmıştır.

Federasyon temelinde bir anlaşma için 50 yıldır görüşmeler sürüyor ama benim Cumhurbaşkanı olmam dolayısıyla artık o defter kapanmıştır."    
      
"RUMLAR HİÇBİR ZAMAN ANLAŞMAYA YANAŞMADI"

Tatar, Türkiye'nin Kıbrıs'tan tamamen çekilmesinin, Türk ulusunun hak ve çıkarlarına olumsuz yansıyacağını anlatarak, şöyle konuştu:    

"Kıbrıslı Rumlar bizim iyi niyetimize rağmen hiçbir zaman eşitlik temelinde bir anlaşmaya 'evet' dememişlerdir. Onların bütün niyeti, federasyon çatısı altında Türkiye'nin adadan çıkması, Türk askerinin adadan çekilmesi ve tamamıyla Türkiye'nin üye olmadığı o Avrupa Birliği'ne Kıbrıs'ı bir bütün olarak almaktı. Tezgah ve oyun buydu. Ben Cumhurbaşkanı seçildikten sonra tabii ki bu oyuna 'dur' dedim çünkü gerek milletvekilliği gerekse de başbakanlık dönemimde siyasi anlayış olarak her zaman iki devleti savundum."     

ANLAŞMA İKİ AYRI BAĞIMSIZ DEVLET ESASINA GÖRE OLMALI

Tatar, egemen ve bağımsız iki devleti savunduklarını ifade ederek, "Türkiye Cumhuriyeti ile her zaman ilişkiler içerisinde, sözleşmelerle, anlaşmalarla Doğu Akdeniz'deki milli çıkarlarımızın savunulmasında ve korunmasında egemen bir Türk devletinin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya tabii ki sözler yetmez. Kıbrıs'ta eğer bir anlaşma olacaksa iki ayrı egemen ve eşit, dolayısıyla da iki ayrı bağımsız devlet esasına göre olmak durumundadır." dedi.    

"VAATLERLE, RÜŞVETLERLE, GELECEĞİMİZİ İPOTEK ALTINA ALAMAZLAR"

Bu siyasetlerini Türkiye'nin de desteklediğini, Kıbrıs Türk halkının da egemen ve eşitliğe dayalı bir anlaşma beklediğini belirten Tatar, şunları ifade etti:    

"Bir anlaşma durumunda KKTC'de uygulanmakta olan ambargo, izolasyon ve kısıtlamaların kalkması ve dolayısıyla Kıbrıs Türk halkının bir ölçüde rahatlaması beklenmektedir. Ben Avrupa Birliği'ne ve Birleşmiş Milletler'e her zaman şunu söyledim; 'Siz zannetmeyiniz ki bize ekonomik vaatlerle, rüşvetlerle, dolayısıyla da ekonomi uğruna siyasi geleceğimizi ipotek altına alacaksınız.'

Kıbrıs Türk halkı, hiçbir zaman egemenliğini içermeyen, Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğünü kapsamayan bir anlaşmaya, bir empoze, dayatma anlaşmasına 'evet' demeyecektir."    
      
"KIBRIS TÜRK HALKI EŞİTLİK VE EGEMENLİK TEMELİNDE BİR ANLAŞMAYA VARDIR"    

Tatar, Kıbrıs için büyük bedeller ödendiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti:    

"Bu, milli ve ulusal bir davadır. Milli ve ulusal bir davanın savunmasında büyük sıkıntılar da yaşanmaktadır, yaşanıyor da. Ama Kıbrıs Türk halkı bağımsızlığı, özgürlüğü ve hürriyeti için büyük bedeller ödemiştir, bundan sonra da gerekirse yine bedeller ödemeye hazırdır. Çünkü bu, milletin beklentisidir.

Millet demek vatan, bayrak, yürek demektir. Dolayısıyla milli birliğimiz için Türkiye ile Kıbrıs'ta büyük fedakarlıklar ve özverilerde bulunduk. Bundan sonrada bu bedelleri ödemeye devam edebiliriz. Yeter ki dünya bizim iyi niyetimizi görsün, görebilsin. Kıbrıs Türk halkı her zaman eşitlik ve egemenlik temelinde bir anlaşmaya vardır. Bu uğurda her zaman Türkiye yanımızda, arkamızda olmuştur."

Yorumlar