Ankara’da Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu solisti Feryal Başel Tüzün, Orta Asya’dan Balkanlar’a, Sibirya’dan Irak Türkmenlerinin yaşadığı bölgelere uzanan geniş repertuvarıyla Türk dünyasının ezgilerini seslendiriyor. 2002 yılında katıldığı toplulukla Kazakça, Özbekçe, Kırgızca, Türkmence, Uygurca ve Tatarca başta olmak üzere farklı lehçelerde eserler yorumlayan Tüzün, ortak kültürel mirasın müzik yoluyla yaşatılmasına katkıda bulunuyor.
Türk dünyasının farklı lehçelerinde eserler seslendiriyor
Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olan Feryal Başel Tüzün, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Koro Bölümü’nde eğitim aldı ve 7 yıl şan eğitimi gördü.
2002 yılında Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu’na katılan Tüzün, Türk dünyasının farklı coğrafyalarına ait ezgileri çeşitli lehçelerde seslendirebiliyor. Sanatçı, Orta Asya’dan Balkanlar’a ve Sibirya’dan Irak Türkmenlerinin yaşadığı coğrafyaya uzanan repertuvarıyla sahne alıyor.
Kazakistan, Özbekistan ve Karakalpakistan başta olmak üzere farklı coğrafyalarda konserler veren Tüzün, müzik aracılığıyla kültürel bağların güçlenmesine katkı sağlıyor.

“Aynı ailenin farklı coğrafyalardaki çocuklarıyız”
Türk dünyası müzikleriyle ilk tanıştığında bu alana uzak olduğunu anlatan Tüzün, ortak kültürün ezgilere de yansıdığını belirterek şöyle konuştu:
“Bizler aynı ailenin, aynı annenin farklı coğrafyalardaki çocuklarıyız. Çok fazla ortak kültürümüz var. Bunun müziklerde de yansıması var. Birazcık kulak kabartırsak anlarız. Biz Türkçenin bütün lehçelerinde söylüyoruz. Ben hep Orta Asya diyorum ama sadece cumhuriyetlerden bahsetmiyoruz. Rusya Federasyonu içerisindeki farklı farklı Türk coğrafyalarından da bahsedebiliriz. 5 cumhuriyetimizin dışında Tuva, Altay, Hakas, Tataristan, Başkurdistan. Biraz doğuya doğru gidersek Çin, Uygur bölgesi, Balkanlar elbette. Yanı sıra bizim Türkmeneli dediğimiz Kerkük, Musul, Erbil çevresi. Geniş kadim coğrafyamızın bütün müzikleri ve bütün lehçelerinde, konserlerde sayısız şarkılar ve türküler söylüyoruz”

“Kültürel birlikler kalpten kalbe gider”
Müziğin kültürel ortaklığın merkezinde yer aldığını ifade eden Tüzün, ekonomik ve siyasi birliklerin oluşmasının zaman alabileceğini, kültürel bağların ise daha doğrudan kurulabildiğini söyledi.
Özbekistan’da Özbekçe eserler seslendirdiğinde dinleyicilerin kendisini ilgiyle karşıladığını anlatan Tüzün, farklı coğrafyalara ait müzikleri Anadolu’da yorumlamanın da karşılıklı kültürel tanıtım açısından önemli olduğunu belirtti.
Tüzün, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ekonomik birlikler ve siyasal birlikler belki zaman alır. Gerçekten onun için diplomatların çalışması gerekir. Ve bu birazcık ülkelerin çıkarları doğrultusunda gelişir. Ama kültürel birlikler kalpten kalbe gider. İşte o nedenle bizim kurduğumuz bağ o kadar direkt ve hızlı ki. Ben o coğrafyalara gittiğimde; mesela Özbekistan'da, Özbekçe koşuklar söylediğimiz zaman, onlar beni çok zevkle dinlediler. Onlar kadar iyi miydim? Elbette değildim. Ama bir Anadolu Türkü olarak onların eserlerini seslendiriyor olmak ve bu ülkede Anadolu topraklarında o parçalarla konserler veriyor olmak o coğrafyalar için çok değerli. Çünkü bizler onların dünyaya açılan kapılarıyız. O nedenle de bunun önemini bilerek, hissederek devam etmemiz gerekir. Tam da bizim topluluğumuzun misyonu budur. Ve ben bundan dolayı da çok mutlu hissediyorum. Hem topluluğumla hem de bakanlığımızla bize destek verdikleri için gurur duyuyorum”

Türk dünyasının müzikleri ve dansları sahneye taşınıyor
Ankara Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu Sanat Yönetmeni Cem Gürdal da topluluğun çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Türkçe konuşulan coğrafyaların müzik ve danslarını derleyerek notaya aldıklarını ve uygun eserleri sahnelemeye çalıştıklarını belirten Gürdal, topluluğun farklı lehçe ve ağızlarda konuşan toplulukların sesi olmayı amaçladığını ifade etti.
Gürdal, Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi nedeniyle etkinliklerin yoğunlaştığını belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Dünyada Türkçe konuşulan bütün coğrafyaların müziklerini, danslarını derliyor, notaya alıyor, uygun olanlarını sahnelemeye çalışıyoruz. Türkçe'nin bütün lehçelerinin, bütün ağızlarının, dünyadaki toplulukların sesi olmaya çalışıyoruz. Her zaman yoğun oluyor ama bugünlerde Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi olduğu için ve bütün Türk Cumhuriyetleri'nin de liderleri Ankara'da toplanacağı için hemen her gün Ankara'da bir etkinliğimiz var. Önümüzdeki 28, 29 ve 30 Ekim'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve farklı yerlerde bu zirveyle ilgili konserlerimiz devam edecek”