Macron gibiler var oldukça dünyaya huzur yok

14.11.2020 10:00

Karabağ’da 30 yıla yakındır devam eden haksızlık, hukuksuzluk, işgal ve zorbalık, Azerbaycanımızın tarihi zaferi ile birlikte sona ermiştir. O zor ve karanlık günlere bir daha asla geri dönülmeyecektir. Ermeni çeteleri hak ettikleri şekilde cezalandırılmış ve tepesine Azerbaycan Türk’nün demir yumruğunu yiyen katil terörist Paşinyan yenilgili kabul eden anlaşma metnini imzalamak zorunda kalmıştır.

KARABAĞ ARTIK ASIL SAHİBİNDE

Haydut devlet Ermenistan yapılan anlaşmanın gereklerini yerine getirmeye ve işgal ettiği toprakları asıl sahibine iade etmeye başlamıştır. Zaten başka bir çaresi de yoktur. Dağlık Karabağ ve Laçin koridorundaki temas hattı boyunca Rus ve Türk barış gücü konuşlanacaktır. Ermenistan’ın bir daha azgınlık ve kalleşlik yapmasının önüne geçilmesi ve anlaşmanın şartlarının yerine getirilerek kalıcı bir barışın sağlanması için Türkiye’nin Rusya ile birlikte bölgede üstleneceği sorumluluğun ayrıntıları da yapılan görüşmelerle belirleniyor. Varılan anlaşma gayet açıktır. Türkiye’nin de garantörlüğü ile Şuşa şehrinden 5 km’den fazla yakın olmamak üzere Hankendi ve Ermenistan’ı Laçin koridoru boyunca birbirine bağlayan yeni bir ulaşım yolu inşa edilecektir. Yurtlarını terke zorlanan soydaşlarımız BM Mülteciler Yüksek Komiserliği gözetiminde Dağlık Karabağ’a ve çevre bölgelerine döneceklerdir. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin batı bölgeleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında ulaşım bağlantıları temin edilecek, yeni bir ulaşım koridoru inşa edilecektir.

AĞABABALARI YOLDA BIRAKTI

Zaferin sahadaki gerekleri yerine getirilirken, Ermenistan karışmış ve bir iç isyan çıkmıştır. Şer güçlerin piyonu, Soros uşağı Paşinyan kendisine sığınacak delik, kaçacak yer aramaktadır. Kendi ülkesinde ortaya çıkmaya cesaret edemeyen, her an linç haberlerinin gelebileceği zavallı bir durumdadır. Ermenistan’daki siyasi çalkantının nereye gideceği belirsizdir. Güvendikleri ağababaları kendilerini yolda bırakmıştır. Başkalarının teşviki ile işgale yönelerek, dolduruşa gelip kan dökerek, soykırım yaparak, terör uygulayarak, katliama yönelerek sadece kendi sonlarını getireceklerini acı çekerek ve bir daha unutamayacakları şekilde öğrenmişlerdir.

MACRON DENİLEN AHLAKSIZ

Bütün bu gerçekler orta yerde dururken, Macron denilen rezil adamın hala Ermenistan’ın yanında olduklarını belirterek Dağlık Karabağ için Erivan’a insanı yardım göndereceklerini söylemesi, Paşinyan denilen teröristi arayarak, ona sahip çıkması ibret vericidir. Ermenistan’ın içine düştüğü zavallı durumun sorumlusu işte bu Macron ve onun gibi emperyal hesaplarla bölgeyi kan gölünü çevirenlerdir. Paşinyan denilen terörist bunların piyonu olmayı kabul etmiş, bedelini de ağır şekilde ödemiştir. 30 yılı aşkın süredir Karabağ sorununu görmezden geldiği gibi Ermenistan’ı azdıran Minsk üçlüsünde yer alan Fransa hala bu kirli oyunu devam ettirme gayretindedir. Macron gibi bir ruh hastasının, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile görüştüğünü ve Dağlık Karabağ’daki tüm taraflar için adil, kalıcı ve kabul edilebilir bir siyasi çözüm oluşturmaya hazır olduğunu söylemesi, ahlaksızlığın ve alçaklığın boyutlarını bir defa daha ortaya koymaktadır.

ÇÖZÜMÜ AZERBAYCAN ORDUSU SAĞLADI

Paşinyan isimli terörist saklandığı delikten çıkabiliyor mu ki, onunla görüşüp Ermenistan’a rol biçiyorsun? Dağlık Karabağ’daki taraflar için adil, kalıcı, kabul edilir bir siyasi çözüm Azerbaycanımızın kahraman ordusu sayesinde zaten sağlanmıştır ve bunun hiçbir şart altında geri dönüşü yoktur. Bunun böyle olduğunu kabul edip, anlaşmayı imzalamak zorunda kalan da, senin yularını tuttuğun Paşinyan’dır. Bu söylediklerinle ve yaptıklarınla hala kana doymadığını, hala kirli hesaplar yaptığını, hala boyundan büyük işlere kalkıştığını gösteriyorsun. Senin gibilerden adil, kalıcı, kabul edilir bir çözüm beklemek eşyanın tabiatına aykırıdır. Nitekim, Marcon’un müdahil olduğu her şey çıkmaza girmiş, destek verip sahaya sürdüğü herkes kaybetmiştir. Bu Karabağ’da da böyledir, Akdeniz’de, Libya’da, hatta Afrika’da da böyledir. Macron ve onun gibiler bu dünya düzeni için en büyük tehdit, en yüksek tehlikedir. Bunlar var oldukça yer küre huzur bulamayacaktır. Dolayısı ile bu kan emicilere hak ettikleri cevabı vermek, haktan, hukuktan, adaletten, barış ve huzurdan yana olan herkesin, her devletin görevidir.

ANLAŞMAYA HARFİYEN UYMALI

Ermenistan’ın ve özellikle de diasporasının bu gerçeği görmesi ve Marcon gibi rezillerin asıl niyetini anlamaları kendi menfaatlerine olacaktır. Ermenistan bölgede varlığını sürdürmek, huzur bulmak, içine düştüğü derin ve karanlık çukurdan çıkmak ve insanca yaşamak istiyorsa, bunun yolu önce yaptığı anlaşmaya harfiyen uymak, terörden vazgeçmek ve sonra Macron gibi rezillerle arasına mesafe koymaktır. Macron’un söylediği tarihi dostluk Ermenistan’a yalnızlık, açlık, perişanlık, ölüm, kan ve gözyaşından başka bir şey getirmemiştir. Yanında oturan Ermeni disasporasının gözü dönmüş temsilcileri de bu kanlı oyunun diğer piyonlarıdır. Böyle devam ederlerse sadece ve sadece Ermenistan devletçiğinin hazin akıbetini hızlandırmış olurlar.