Manşet, 'Kemal Bey, Meral Hanım şimdi ne diyecek?' olmalıydı !

CIA ajanı denilen FETÖ’cü Enver Altaylı ile telefonda 1159 görüşme yaptığı ortaya çıkan CHP’li birine Ülkücülük zırhı takmaya çalışmak basit bir kurnazlıktır. Bunu, kimseyi suçlu kılmak için söylemiyorum. CHP’li olmuş birine, eski sıfatlarla seslenmenin bir ahlakı yoktur.

28.01.2020 10:00

CHP ve yancılarını korumak, savunmak, suçlarını perdelemek için kurulan meşhur manipülasyon sayfası Oda TV, geçtiğimiz hafta yine bu manada haber üreterek bir yazı paylaştı. Yazının yazarı Hikmet Çiçek… Yazı başlığı “Alparslan Türkeş’in sağ kolu olan FETÖ tutuklusu eski MİT’çinin derin ilişkileri” şeklinde ama manşet içine bir de “Devlet Bey şimdi ne diyecek?” başlığını yerleştirmişler…

Türkiye, Enver Altaylı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı Rasim Bölücek’le 2 ayrı telefon hattından tam 1159 görüşme yaptığını iddianame üzerinden konuşurken Hikmet Çiçek’in yazısını “Kemal Bey şimdi ne diyecek?” diye sunmaları gerekirken, “Devlet Bey şimdi ne diyecek?” diye sunuyorlar. Klasik, Oda TV kurnazlığı… Her olayda bunu yapıyorlar. Mesela söz konusu AKP yahut MHP olunca herhangi bir konuda 15 yıl önceki videoyu yayınlayıp, onun üzerinden CHP adına siyasi menfaat kapabilecekleri propaganda yapıyorlar ama CHP’nin taze taze PKK, HDP, FETÖ ilişkilerine dair görüntülerini görmezlikten geliyorlar.

Oda TV sahibi Soner Yalçın da bu konuda bir yazı kaleme alarak şunları yazdı:

“Ülkücülerin Enver Altaylı konusunda çıkaracağı dersler yok mu? Konu sadece FETÖ ile mi sınırlı?

– Enver Altaylı, Türkeş’in sağ kolu değil miydi?

– Enver Altaylı, MHP’nin yayını organı Hergün gazetesinin genel yayın yönetmeni değil miydi?

– Enver Altaylı, MHP’nin Almanya Müfettişi değil miydi?”

Gündemde CHP-İP-FETÖ-Enver Altaylı ilişkileri tartışılırken “cambaza bak” oyunu da böyle oluyor demek ki?

Elbette tartışılan bir ismin geçmişinde ne olduğu, nerede olduğu tartışılır. Ama mevcutta nerede, kiminle olduğu niçin tartışılmaz?

Zaten 1980 sonrası “Evli evine, köylü köyüne” misali Enver Altaylı’nın MHP ile bir bağı kalmamıştır. Anlaşılıyor ki, ya görevli olarak sızdırıldığı MHP’de barınamadı ya da yolundan saparak başka yollara girdi.

O yüzden ortada “Devlet Bey şimdi ne diyecek?” diye sorulacak bir mevzu yoktur.

Enver Altaylı’nın yeğeni Satuk Buğra Kavuncu, İYİ Partinin İstanbul İl Başkanı’dır.

Enver Altaylı’nın yakın dostları Ümit Özdağ ve Yeniçağ gazetesi sahibi Ahmet Çelik, İYİ Parti milletvekilidir.

“Küçük” düşünceli bir komutan emeklisinin “Bahçeli’yi 5. kattan atacağım” dediği günlerde, bu CIA ajanı olduğu söylenen, FETÖ’den tutuklu Enver Altaylı’nın beraber gezdikleri İYİ Partili Ümit Özdağ ve Ahmet Çelik idi. Bunlar MHP üzerinde her operasyonu denemişlerdi!

MHP’yi ele geçirme operasyonlarında, MHP’ye genel başkan yapmaya çalıştıkları başka biri görünürken, aslında arka planda Enver Altaylı için kulis çalışmaları yaptıklarını şahitleri anlatır.

“Devlet Bey şimdi ne diyecek?” diye soranlar!

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, MHP’yi bu gibi tiplerden nasıl koruduğunu tarih elbette yazacaktır. Siz de aslında bunları çok iyi biliyorsunuz.

Enver Altaylı’nın Fethullah Gülen’e yazdığı mektuplardan, bağlantılarından ve Zaman gazetesine verdiği röportajındaki “Orta Asya’da Türk jeopolitiğinin içini dolduracak insan Fethullah Gülen Hocaefendi’dir” ifadesinden anlaşılıyor ki, FETÖ’ye yakın bir isimdir. Zaten şu an tutuklu olmasının sebebi de FETÖ’cülük suçlamasıdır. Yargılama sonucunda neler çıkacak onu da elbette zaman gösterecektir.

Hal bu iken Enver Altaylı’yı sürekli MHP ile yan yana anmak ve “Devlet Bey şimdi ne diyecek?” şeklindeki manşetlerle algı çalışmaları yapmak birilerinin bugünlerde misyonu olmuş durumdadır.

Kim köşeye sıkışırsa, bıraktığı MHP-Ülkücü kimliğini devreye sokuyor hemen. Geçen günlerde Yeniçağ gazetesindeki CHP’li Servet Avcı’yı, CHP’li Rasim Bölücek’i “Ülkücülük-MHP’lilik” üzerinden savunurken, onu kutsamaya çalışırken okuduk.

Siz PKK’nın siyasi karargâhına dönmüş CHP’de değil misiniz?

CHP’ye oy vermediniz mi?

“CHP başarılı olsun” diye gece-gündüz çalışmadınız mı?

CHP-PKK ittifakına, CHP-PKK ilişkilerine susan siz değil misiniz?

Yok, geçmişte MHP’de görev yapmışlar da, yok Ülkücülermiş de!

Ne diyor Mevlana: “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım”

Şu an neredesiniz?

Şu an kime hizmet ediyorsunuz?

Şu an kimin kılıcını sallıyorsunuz?

CHP’li Servet Avcı, CHP’nin terörist Demirtaş aşkını, CHP-PKK ilişkisini, HDP-PKK sevdalısı Canan Kaftancıoğlu’nu yazsana bir günde! Bir de senin kaleminden okuyalım bunları…

13 yıldır CHP’deki Rasim Bölücek’i “Ülkücü” diye pazarlamak yerine, mevcut partiniz CHP’nin ihanetlerini yazsana!

13 yıldır CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’na başdanışmanlık yapan Rasim Bölücek, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi PKK’nın siyasi karargâhına çevirmesini önleyemediği gibi, tamamen PKK ve HDP ile yoldaş olduğunu izliyorsa bu nasıl Ülkücülük?

CIA ajanı denilen FETÖ’cü Enver Altaylı ile telefonda 1159 görüşme yaptığı ortaya çıkan CHP’li birine Ülkücülük zırhı takmaya çalışmak basit bir kurnazlıktır. Bunu kimseyi suçlu kılmak için söylemiyorum. CHP’li olmuş birine, eski sıfatlarla seslenmenin bir ahlakı yoktur.

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, geçtiğimiz günlerde FETÖ tutuklusu Enver Altaylı üzerinden MHP’ye yönelik oyun kurmaya çalışanlara verdiği cevapta, yaşanan süreci şu cümlelerle çok net özetlemiştir:

"Enver Altaylı’nın kime ve nereye hizmet ettiği açıktır. Camiamız için, dalından kopmuş bir yaprak dahi değildir. Bununla birlikte cezaevindeki bu FETÖ’cüye kimin maddi destek sağladığı ortadadır. Kapalı devre ve derin (!) akrabalık ilişkileri açıktır. Çok sevdiği yeğeninin hangi partide il başkanı olduğu da devlet sırrı değildir. Hâl böyle iken önümüzde apaçık duran manzarayı gizlemek için uğraş veren, dikkati Milliyetçi Hareket’e çekmeye çalışan bu çevreler; FETÖ tutuklusu ve yabancı devletlerin gönüllü ajanı olan bu vatan haininin teröristbaşı Gülen’e yazdığı mektuptaki ifadelerden neden bahsetmemektedirler. Mektubunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e danışman olması için tavsiyede bulunan teröristbaşı Gülen’e teşekkür ettiğini, Devlet Bahçeli’nin bunu engellediğini söylemesine neden değinmemektedirler. Bu mektupta MHP’ye genel başkan olma hayalinden de bahseden Altaylı; o dönem kimlerle gezmiştir, hangi sözde gazetelerin sahipleriyle düşüp kalkmıştır? Cevabı belli olan tüm bu sorular, MHP’ye yönelik saldırıların da sebebidir. Karanlık “oda”larda senaryo yazanlar, FETÖ karşıtı gözüküp FETÖ’nün ekmeğine yağ sürenler, süreci sulandırmak adına partimize saldıranlar sıranın kendilerine de geleceğini bilmektedir.”

Yeniçağ ve Oda TV, CHP ve yancılarını korumak için manipülasyon yapmakta ve her zaman yaptıkları gibi “cambaza bak” oyununu oynamaktadırlar.

Maskeleri düşmüştür. O yüzden yeni manşet öneriyoruz. “Kemal Bey şimdi ne diyecek?” , “Meral Hanım şimdi ne diyecek?”

Anlaşıldı mı Oda TV?