Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, "Türkiye küresel bir aktör olarak bu oyunların tamamını bozabilecek imkan ve güce sahiptir. Ne yaparlarsa yapsınlar beyhude; 21. Yüzyılın Türk ve Türkiye yüzyılı olması kaçınılmaz bir sonuçtur." dedi.

İsrail ordusunun Gazze’de sürdürdüğü insanlık suçu eylemlerine 2024 yılında da devam edeceğini açıklaması; Yemen konusunda Kızıldeniz geçişli küresel ticareti emniyet altına alma iddiasıyla ABD öncülüğünde sürdürülen gündem ve savaş çanlarının yine Kızıldeniz çevresine yayılmasını öngören gelişmeler beraber düşünüldüğünde, küresel karanlık çetelerin hangi ülkeleri hedef aldığı ve projelerinde hangi amaca çalıştıkları açığa çıkıyor.

Hindistan-İsrail bağlantılı yeni bir küresel ekonomik koridorun hayata geçebilmesi için mevcut ekonomik koridorların “güvenlik” gerekçesiyle önemini yitirmesi, yerine ise Basra Körfezi’ni yada bir başka deyişle Hint Okyanusu’nu Doğu Akdeniz’e bağlayacak projelerin hayata geçmesi gerekiyor. Arzı Mevud ise siyonist ve küresel karanlık çevrelerce bu hedef içerisinde sinsice gizlenmiş bir başka planın parçasıdır. Kızıldeniz bu sebeple emniyetsiz bir rota olarak gösterilmeye çalışılırken, Gazzelilerin Mısır’ın Sina yarımadasına zorla gönderilmesi aynı kirli stratejinin taktiksel hamlelerindendir.

Bu kapsamda, uğruna bölgesel savaş çıkarmayı dahi göze aldıkları Hindistan-İsrail geçişli güzergaha rakip projeler de hedef alınmak isteniyor. Türkiye, yaşanan bu küresel rekabette en önemli taraflarından birisidir.

Zengezur Koridoru ile Türk Dünyası ve Asya’yla, Irak Kalkınma Yolu Projesi ile de dünyanın enerji üssü Körfez bölgesi ve yine dünyanın sanayi üretim üssü Güneydoğu Asya’yı diğer bölgelere bağlayacak milli hedeflerimizle en istikrarlı ve güvenli bir merkez olarak öne çıkıyoruz. Küresel barış ve istikrarın kilit noktası da bu sebeple Türkiye’dir. Enerji’nin yanında küresel ticaret için de Türkiye merkez olma iddiasında eli en güçlü olan ülkedir.

Bu şartlarda ülkemizi Körfez bölgesinden uzaklaştıracak hamlelerle, aynı bölgeyle ilişkilerimizi bozacak girişimler artarak devam edecektir. Buna karşı hazırlıklı olma mecburiyetindeyiz.

Diğer yandan Gazze konusunda Türkiye ile Türk Dünyası ve İslam ülkelerinin ortaklaşa yürüttüğü çabalara da engel olabilmek için Türk-Arap gerginliği çıkarılmak, İslam dünyasında yeni bir fitne yaratılmak isteniyor.

Aynı karanlık emel sahipleri en başta belirttiğimiz Hindistan-İsrail-Avrupa bağlantısını sağlayabilmek için Lübnan, Yemen, Mısır ve İran’ı da doğrudan hedef seçmiş durumdadır. Bu ülkelerin istikrarsızlaştırılması ve daha da ileri gidilerek hedef alınmaları için de zemin oluşturuluyor.

Türkiye küresel bir aktör olarak bu oyunların tamamını bozabilecek imkan ve güce sahiptir. Ne yaparlarsa yapsınlar beyhude; 21. Yüzyılın Türk ve Türkiye yüzyılı olması kaçınılmaz bir sonuçtur.

Editör: Arda Erden