MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, TBMM Genel Kurulunda Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı bütçesi üzerine konuştu.

MHP'li Varlı'nın açıklaması şu şekilde;


Üretim ve üretimin desteklenmesi açısından Tarım Bakanlığının çiftçiye vereceği desteklerin çok büyük önemi var çünkü çiftçi ürettiği zaman hem ülkemizi doyuracak hem de yapacağımız ihracatla dünyadaki insanları doyuracak. Çünkü soframıza gelen her şey, sabah kahvaltısından tutun, öğlen yemeği, akşam yemeği, ekmeği, zeytini, peyniri, çorbası; her şeyde çiftçinin ürettiği mamuller var, ham maddesini çiftçinin ürettiği şeyler. Onun için bizim özellikle pandemi sürecini de dikkate alacak olursak gıdanın ne kadar önemli olduğunu, gıda olmadan insanların yaşayamayacağını gördüğümüz bir süreçte tarımı ve tarımın içerisinde olan üreticiyi mutlaka desteklememiz lazım. Bu yıl dünya borsalarını da dikkate aldığımızda, mısır fiyatları, pamuk fiyatları, buğday fiyatları bir miktar geriledi. Dolayısıyla, bir önceki yılın fiyatlarının bir miktar altında kaldı. Onun için çiftçimizin üretimi yapabilmesi, hem ülkemize katkı hem kendine katkı sağlayabilmesi için tarımsal desteklerin, prim desteklerinin daha da artırılması lazım. Bu konuda Sayın Bakanımıza ve Tarım Bakanlığı yetkililerine uyarıda bulunmak istiyorum çünkü gerçekten mısır, Türkiye'de çok ihtiyaç arz eden, hem yem fabrikalarında hem yağ fabrikalarında hem glikoz üreten, nişasta üreten fabrikaların tamamında işlem gören bir bitki. Onun için mısırın ekilmesini ve mısırın üretilmesini temin etmemiz lazım.

Yine, pamuk, özellikle bizim ham yağ ihtiyacımızı karşılamak açısından, iplik fabrikalarındaki ham maddeleri karşılama, kumaş fabrikalarının ham maddelerini karşılama açısından da çok önemli endüstriyel bir bitki. Dolayısıyla bunları üretebilmemiz, çiftçimizin bunları üretebilmesi için tarımsal desteklerin artırılması lazım. Bu konuda hem bölgemizdeki çiftçilerin hem Türkiye genelindeki çiftçilerimizin Tarım Bakanlığından ve Tarım Bakanlığı yetkililerinden talepleri var, bunu burada sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yine, bildiğiniz gibi, TMO alımlarla ilgili, mısır alımında özellikle piyasaya girmekte bir miktar gecikti, o dönem içerisinde çiftçilerimizde de ciddi bir mağduriyet oluştu. Bunu da önlemek için özellikle TMO’nun daha önceden depolarını boşaltarak hazır duruma gelmesi ve çiftçimiz üretim safhasına geldiğinde çiftçimizin mahsulünü alabilecek duruma, konuma getirilmesi lazım. Bu açıdan da TMO yetkililerinin bunu da dikkate alması burada önemle arz edilir.

Yine, Devlet Su İşleri, tabii, çok önemli bir kurum yani Türkiye'de çok önemli işler yapmış, çok önemli barajlar yapmış. Bugün sulanabilen arazilerimizin birçoğunu Devlet Su İşlerinin yapmış olduğu barajlar ve göletlerle suluyoruz. Çok önemli bir kurum, gerçekten çok ciddi işler de yapmış, çiftçimizin lehine çok önemli işler de yapmış. Devlet Su İşleri şu anda toplulaştırmayı da yönetiyor. Toplulaştırmanın da çiftçimizin lehine bir an önce sonuçlandırılması lazım çünkü toplulaştırmanın bitmediği yerlerde çiftçilerimiz mağduriyetler yaşıyorlar ya da toplulaştırma yapılırken bir çiftçinin kullandığı tarla bir başka çiftçinin tarlasıyla birleştirildiğinde burada da ciddi anlaşmazlıklar ortaya çıkıyor. Devlet Su İşleri yetkililerinin de bunu bir an önce çözüme ulaştırıp çiftçimizin lehine uzlaşmacı ve çiftçimize fayda sağlayacak şekilde toplulaştırmayı bitirmesi lazım.

Burada Devlet Su İşlerinin yine taban drenajlarıyla ilgili çalışmaları var. Biliyorsunuz, topraklar sulana sulana, gün geçtikçe çoraklaşmaya doğru ilerliyor, bu çoraklaşmayı engellemenin en önemli yolu da taban drenajlarından geçiyor. Taban drenajlarının bir an önce bitirilip topraklarımızın üst seviyesinde bulunan sularının taban drenajları vasıtasıyla normal drenajlara akıtılması ve oradan da ırmaklara akıtılması önemli çünkü suladığımız tarlalar her geçen yıl sürekli tuzlanıyor ve çoraklaşmaya gidiyor, bunu da bir an önce halletmemiz lazım.

Yine, bu Yedigöze Barajı bizim Adana için çok önemli Sayın Bakanım. Bu konuda geçmiş yıllarda çok önemli başarılar elde edildi, belli bir miktarı da tamamlandı, özellikle İmamoğlu kısmı tamamlandı ama Ceyhan-Sarıçam bölgesine gelecek sulama sistemlerinin daha şu ana kadar yapılmadığını biliyoruz. Bu barajın bitirilmesi çok önemli çünkü orada aşağı yukarı 750 bin dönüm mümbit bir arazi sulandığı zaman da hem ülkemize hem oradaki çiftçilerimize çok önemli katkılar sağlayacağını biliyoruz. Bu katkıları çiftçilerimizin lehine bir an önce tamamlayıp barajı, sulamayı bir an önce çiftçilerimizin lehine bitirmemiz lazım. Bu konuyu da dikkate alır ve bir an önce bu Yedigöze Barajı’nı bitirebilirsek çok önemli bir iş başarmış olacağız çünkü Yedigöze Barajı, dediğim gibi, gerçekten orada sulanamayan 750 bin dönüm araziyi sulayacak ki hem oradaki çiftçilerimize hem ülkenin üretimine çok önemli bir katkıda bulunacak.

Tabii, çiftçilerin en büyük maliyet girdisi gübre, mazot ve kimyasal ilaçlar. Bu konuda da Tarım Kredi gerçekten piyasaya ciddi bir giriş yaptı, gübre fiyatlarını bir miktar geriletti. Tarım Kredinin bu yapmış olduğunu çok önemsiyoruz. Gerçekten hem mazot hem gübre fiyatlarının bir miktar gerilemesinde, kimyasal ilaçların bir miktar gerilemesinde Tarım Kredinin ortaya koymuş olduğu önemli bir başarı var. Bu başarıyı artırarak devam ettirmesi lazım çünkü tam çiftçinin en çok ihtiyaç duyduğu dönemde, işte, buğdayın üst gübresinin atılacağı dönemde üre gübresi zamlanır, pamuğun üst gübresi atılacağı zaman üre gübresi, mısır ekileceğinde taban gübresi zamlanır yani serbest piyasada ciddi bir spekülatör sahneye çıkıyor ve gübre fiyatlarını birden yükseltiyor ama Tarım Kredi devreye girdiği zaman ve çiftçinin lehine bu fiyatları geriye çektiği zaman, o zaman bu spekülatörlerin hepsi havada kalıyor. Dolayısıyla, çok önemli bir iş yapmış oluyor. Bu manada Tarım Kredinin mutlaka ve mutlaka… Özellikle açmış olduğu marketlerle gıda sektörüne vermiş olduğu hizmeti, oradaki fiyatların düşürülmesi açısından da çok önemsiyorum ve Tarım Kredinin mutlaka ve mutlaka aktif olarak görevini sürdürmesi gerektiğine inanıyorum. Yine, biz eğer gübre fiyatlarını ve mazot fiyatlarını, kimyasal ilaçları düşürürsek çiftçinin girdi maliyetleri düşeceği için daha ucuza mal edecektir, daha çok para kazanacaktır. Bu da çiftçimizin lehine ve ülkemizin lehine bir gelişme olacaktır.

Bugünlerde haberlerde izliyoruz, et fiyatlarının yükselişe geçtiğiyle ilgili haberler yapılıyor. Bunların bir kısmı gerçeği yansıtırken, bir kısmını da yine ithalat lobilerinin yaptırmış olduğu haberler olarak algılıyorum ben. Orada da şuna dikkat etmemiz lazım Sayın Bakanım, Sayın Bakanlık yetkilileri: Biliyorsunuz, hayvancılık çok zor bir meslek yani hayvancılığı yapabilmek çok özveri isteyen bir şey. Hayvancılıktan bir defa çıkan birisi bir daha hayvancılığa geri dönmez. Onun için, hayvancılığı yapan insanlarımızı mutlaka o sektörün içerisinde tutmamız lazım. Et ithalatının bir çözüm olmadığı kanaatindeyim. Yani piyasayı eğer regüle edeceksek, illaki bir şey ithal etmemiz gerekiyorsa dişi hayvan, dişi koyun veya dişi düve ithal ederek ülkemizin dişi hayvan sayısını artırdığımız zaman bunlar damızlık hayvan oldukları için yavrularıyla biz hem etimizi hem sütümüzü hem de ülkemizin açığını tamamlamış oluruz. Dolayısıyla et ithalatının doğru olmayacağını, bu manada da Bakanlığınızın ciddi tedbirler alacağına inanıyorum. Dediğim gibi, gerçekten hayvancılık zor iş, bu sektörden bir defa çıkan bir daha tekrar geri dönmüyor.

Yine, Sayın Cumhurbaşkanının bu 5 bin lira emeklilere desteğiyle ilgili tarım sektöründe de -çok ciddi bir- alamayan insanlarımız olmuştu, Ziraat Odasına kayıtlı olanlar, bunla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu açıklama çok olumlu oldu ve kanuni düzenleme de yapılıyor şimdi. Yani Ziraat Odasına kayıtlı çalışan çiftçi pozisyonunda olan insanlar da bu 5 bin liradan faydalanacaklar, bu da önemli bir şey oldu.

Yine, arazilerin bölünmesini mutlaka engellememiz lazım, büyük arazilerde çiftçilik yapmak daha kolay, büyük arazilerde büyük traktörlerle hem işçi sayısından hem yakıttan hem de zamandan çok ciddi bir kazancımız oluyor. Onun için, arazilerin mutlaka ve mutlaka bölünmesini engellememiz lazım. Bu manada da Tarım Bakanlığının ciddi çalışmalar var, çıkarılan yasalar da bunları destekliyor zaten. Özellikle mısır üretiminin nerede yapılması gerektiğini, pamuk üretiminin nerede yapılması gerektiğini yani bölgesel üretimi Tarım Bakanlığının mutlaka ve mutlaka kontrol altına alması lazım; bunlar da ülkemizde hem çiftçimizin ekonomisini hem ülkemizin ekonomisini destekleyecek önemli şeyler.

Editör: Arda Erden