Muhabbet

31.07.2020 10:00

Bütün dünya zor bir sınavdan geçiyor. Kovid-19’un daha ne kadar süreceği, yeni dalgalar oluşturup oluşturmayacağı, aşı çalışmalarının akıbeti henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil. Ramazan Bayramı’nı buruk kutlamıştık, Kurban Bayramı’nı çok daha iyi şartlarda idrak ediyoruz. Diğer taraftan ülke olarak bir silkiniş dönemindeyiz. Ağır sorunlarımız elbette var. Ancak, Türk milletinin sabrı, gayreti ve samimiyetiyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şeyin olmadığını da biliyoruz. Bu mübarek bayram gününde ağır siyasi meselelere girmek yerine, artık gelenek haline getirdiğimiz bazı vecizeleri ve kıssaları siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. Bu vesileyle bütün Türk ve Müslüman âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlarken, Cenab-ı Allah’tan şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlık, şehit yakınlarına sabır niyaz ediyorum.

BOZKURT

Atatürk, Bozkurt’u devletin her kurum ve kuruluşunda kullanmıştı. Daha cumhuriyet ilan edilmeden TBMM’nin 1922’de çıkardığı pullarda, 1924’de kurulan Türkiyat Enstitüsü’nde, MTTB’nin ambleminde, İzcilik-Yavrukurt teşkilatında, 1927’de çıkarılan kâğıt paralarda Bozkurt amblem ve logoları kullanılmıştır.

İlk yolcu gemimizin adı Bozkurt’tu ve TCDD trenlerine Kara Kurt adı verilmişti. Yakın çevresindekilere Bozkurt soyadı veren Atatürk’ün emriyle, Petrol Ofisi’nin amblemi ve sigara logolarında Bozkurt sembol olarak kullanılmıştı.

Tarihçi Yılmaz Öztuna, “Bozkurt, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar, bütün Türklüğün sembolüdür” diyor ve ekliyor: “Gençliğin elinden Bozkurt’u alırsanız, onları Mao’nun, Lenin’in, Marks’ın posterlerine mahkûm edersiniz.”

ÜLKÜCÜLER

- Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

- Ülkücüler, insanlık âlemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.

- Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek, her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk milletini yeniden kurmak zorundayız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.

- Gençliğimizi büyük bir savaş beklemektedir. Bozgunculuğa, tembelliğe, ahlaksızlığa, cehalete, yalancılığa karşı büyük bir savaş.

- Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir. 

Alparslan Türkeş

DAVA

-Sokak başka şey, meydan başka şey. Sokaklar çok karanlıktır, tehlikelidir.

Bizim partililerimiz yoktur. Dava arkadaşlarımız vardır. Dava ne alınır, ne satılır.

- Silik ve sessiz bir gölge gibi duran gönüller ihya olmalı, iradeye geçirilen esaret zincirleri kırılmalıdır.

-Tohumu şefkatle atarsak, ürünü neşeyle toplarız. Söz ruhtan gelmiyorsa, kalben onaylanmıyorsa, yani dürüst değilse, altında bir oyun vardır.

-Şuurumuzdaki pırıltılarla beraber sahiplenecek bir vatan, bir millet, dalgalanacak bir bayrak bizi bekliyor.

Devlet Bahçeli

ATATÜRK’ÜN CEVAP VEREMEDİĞİ TEK İNSAN

Atatürk, Mersin’e yaptığı seyahatlerin birinde, şehirde gördüğü görkemli binaları işaret ederek sormuş:

-Bu köşk kimin?

-Kirkor’un

- Ya şu koca bina?

-Yorgo’nun

- Ya şu? - Salamon’un

Atatürk biraz sinirlenerek, çıkışmış…

-Onlar bu binaları yaparken siz neredeydiniz?

Toplanan kalabalık arasından bir köylünün sesi duyulur:

-Biz mi nerede idik? Yemen’de, Tuna boylarında, Balkanlar’da, Arnavutluk dağlarında, Kafkaslar’da, Çanakkale’de, Sakarya’da bunların akrabaları ile savaşıyorduk Paşam !

Atatürk bu hatırasını anlatırken, “Hayatımda cevap veremediğim yegâne insan, bu aksakallı ihtiyar olmuştur” demiştir.

İNSANI DÜZELT, DÜNYA DÜZELİR

Bir pazar sabahı, bir çocuk babasına onu sinemaya götürmesi için istekte bulunur. Baba gazete okuyordur ve çocuğu kırmadan, üzmeden bu isteği geri çevirmek ister ve gazetenin ekinde bulunan dünya haritasını yırtarak parçalara ayırır ve çocuğa verir. Sonra da, “Bu haritayı doğru birleştirebilirsen gidebiliriz” der.. Çocuk yarım saat sonra elinde birleştirilmiş ve yapıştırılmış dünya haritası ile geri gelir. Baba hayretler içinde, “Aaa nasıl koca dünya haritasını birleştirebildin, bravo” der ve yarı üzgün, yarı gururlu sarılır çocuğa.

Çocuk cevap verir,

-Ben dünyayı düzeltmedim ki baba, arkasındaki adamı düzelttim sonra dünya kendiliğinden düzeldi...

SAĞLIK

Evin varsa bir sıfır koymalısın varlıklar hanene.

İşin varsa bir sıfır daha koymalısın.

İş seninse üç sıfır daha koymalısın.

İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha.

Araban varsa bir sıfır.

Yazlığın varsa bir sıfır daha.

Daha sıralanabilir sıfırlar hanesi.

Ancak, sağlığın varsa bir koyarsın başına.

O zaman bütün sıfırlar anlamlı bir değere ulaşır. Yoksa sonuç sıfırdır, hiç uğraşmayasın boş yere...