Muhalefet değil, yıkım ekibi

30.06.2020 10:00

CHP ve yancıları muhalefet etmeyi, sadece “istemezük” anlayışı ile sınırlandırıyor, ne olduğuna, ne getirdiğine bakmadan her şeye karşı çıkıp eleştiriyorlar. Bu kadarla da kalmıyor, bozmak, yıkmak, yok etmek için çabalıyor, bu uğurda terör örgütleri dâhil herkesle iş birliğine giriyorlar. Oysa muhalefetin çözüm üretmek gibi bir yükümlülüğü var.

Muhalefet olmak, her şeyi eleştirmek, akı kara, yalanı doğru göstermek, milletin beklentilerini, önceliklerini ve çıkarlarını bir kenara itip durumdan vazife çıkararak ortalığı birbirine katmak, siyasi rant elde edebilmek için ülkenin varlığını ve birliğini tehlikeye atmak değildir. Muhalefet aynı zamanda iktidara alternatif olmaktır. Bunun için de ülkeyi yücelteceğinizi, yükselteceğinizi, milletin birliğine, ülkenin bütünlüğüne sahip çıkacağınızı her halinizle, her sözünüzle vatandaşa hissettirmeniz gerekir. Çözüm üretmek, yapıcı olmak, doğru ve haklı olana onay verip desteklemek, yanlış gördüğünüzün nasıl düzeltileceğini, yetersizliğin nasıl ortadan kaldırılacağını da anlatmak ve inandırmak durumundasınız.

MHP HEP YAPICI OLDU

İktidarı oluşturan parti dışındaki siyasi oluşumların tamamı muhalefet olarak değerlendirilir. Bu şartlar içinde MHP’nin de bir muhalefet partisi olduğu söylenebilir. Türkiye’de yapıcı, yol gösteren, çözüm üreten, yanlışı engelleyen, doğruya onay verip destekleyen tek muhalefet partisinin MHP olduğunu, akıl ve vicdan sahibi herkes kabul edecektir. Özellikle ülkenin varlığı söz konusu olunca bütün siyasi hesapları bir kenara bırakıp, gerekirse bedel ödeyebileceğini defalarca dosta-düşmana göstermiştir. Nitekim, ülkemizin yaşadığı zor ve sıkıntılı dönemlerde elini değil, gövdesini taşın altına koyan partinin MHP olduğuna bütün dünya şahittir. Bunun sayısız örnekleri vardır. Türkiye’nin içine düştüğü siyasi krizlerin aşılması için kalıcı ve kesin çare üreten ve bir sistem değişikliği ile yepyeni bir sayfa açılmasını sağlayan parti MHP’dir. MHP’nin önerileri ne zaman dikkate alınmış, teklifleri ne zaman kabul görmüşse, ülkemiz ve milletimiz bundan büyük fayda sağlamış, bekamıza yönelik tehdit ve tehlikelerle mücadele gücü ve azmi artmıştır.

CUMHUR İTTİFAKI BÖYLE DOĞDU

Terörle mücadele Türkiye’nin en önemli ve en ivedi meselesidir. Sadece güvenlik güçleriyle yapılan mücadeleyle sonuç alınamayacağını değerlendirip, kapsamlı, dünya ve bölge gerçeklerine uygun bir çözüm teklifi yapan ilk parti yine MHP’dir. Terörün kaynağın kurutulması, istismar alanının yok edilmesi, siyasi, ekonomik, dış politik desteklerin kesilmesi, sınırlarımızın ötesinde bir güvenli bölge oluşturulması gibi tekliflerin hayata geçirilmesinin isabetini, bugün hep birlikte yaşayarak görüyoruz. Bölge halkının ekonomik ve sosyal şartlarının düzeltilmesi ile birlikte terör örgütlerinin en büyük istismar alanı da ortadan kalkmıştır. FETÖ ile mücadelede de aynı kararlılığın gösterilmesi ile birlikte Türkiye’nin huzur ve güvenliği daha da tahkim edilmiştir. AK Parti ile MHP arasındaki bu uzlaşma, bu ortaklaşma siyasette de kendini göstermiş ve Cumhur İttifakı’nın temelleri böyle atılmıştır.

İSTEMEZÜK!

CHP ve yancıları muhalefet etmeyi, sadece “istemezük” anlayışı ile sınırlandırıyor, ne olduğuna, ne getirdiğine bakmadan her şeye karşı çıkıp eleştiriyorlar. Bu kadarla da kalmıyor, bozmak, yıkmak, yok etmek için çabalıyor, bu uğurda terör örgütleri dâhil, herkesle iş birliğine giriyorlar. İktidarı yıpratabilmek için ülkenin varlığını ve birliğini dâhi hedef koyup, millete, devlete, vatana, hatta bayrağa saldırmakta en küçük bir tereddüt göstermiyorlar. CHP ve yancılarının istisna cinsinden de olsa bir tane yapıcı, faydalı, haklı ve doğru teşebbüsünü, hadi bir icraattan vazgeçtik, kuru bir lafını gösterin. Mumla arasanız bulamazsınız.

BİRÇOK KRİZ AŞILDI

Birileri çıkıp MHP’nin de bir zamanlar AK Parti’ye en sert şekilde muhalefet ettiğini, ağır eleştiriler yaptığını söyleyecektir. Bunu zaman zaman dile getiriyorlar. Unuttukları şey şudur: MHP o zamanlarda da doğrunun hep yanında duruyordu. Milletin, ülkenin, devletin faydasına olan şeylerde bırakın itiraz etmeyi, yardım ediyor ve destek veriyordu. Bunun sayısız örnekleri vardır. Birçok kriz MHP’nin bu yapıcı tavrı ile aşılmış, birçok sorun MHP’nin önerileri ile çözülmüştür. Yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi, özellikle ülkenin en önemli ve derin sorunu olan terör meselesinde, ülkenin bekasının korunmasında MHP’nin tavrı tarih boyunca hiç değişmemiştir.

KARARI TÜRK MİLLETİ VERİYOR

Siyasetin değişmeyen ve şaşmayan bir özelliği de, son kararı milletin veriyor olmasıdır. İletişim çağındayız ve hiçbir şey gizli kalmıyor. Her şey milletin gözleri önünde yaşanıyor. Sonunda da kararı yine millet veriyor. Cumhur İttifakı’nın doğruluğu, haklılığı, isabeti ve faydası millet kararı ile tescil edilmiştir. Yerel seçimlerdeki tablo kimseyi yanıltmasın. Kaldı ki, CHP ve yancılarının ne olduğunun, neye ve kime hizmet ettiklerinin bizzat sahadaki uygulamalarla görülmesi bakımından, hayırlı bir tarafı da olmuştur. Daha bir yıl geçmeden lime lime dökülmüşlerdir. Hiç şüphe yok ki, bundan sonraki süreçte de şaşmaz sağduyusu ile kararı yine Türk milleti verecektir.