Nerede karanlık, Osman Kavala hayalet gibi orada!

22.02.2020 09:35

          Gezi davasından beraat ettirilen, 15 Temmuz darbe girişiminde rol sahibi olduğu için tutuklanan Osman Kavala, ABD’nin, AB’nin ve Türkiye’nin gündeminde bir isimdir. Osman Kavala, Türkiye içinde hayalet gibi bir isim ama sahip çıkanı gerçekten çok fazlaymış… ABD, AB, PKK, FETÖ, HDP, SP, CHP tahliye kararına sevinen, 15 Temmuz darbe girişiminden dolayı tekrar tutuklanınca çıldıran olmuştur. Osman Kavala’ya kimin sahip çıktığına bakıp, kanaatlerimizi güçlendiriyoruz.

          Taşıdığı sıfat “iş adamı” ama ABD, Osman Kavala ile direkt ilgileniyor. Tahliye kararı çıkınca, ABD Ankara Büyükelçiliği mutluluk twitleri atabiliyor.

          PKK’lıların, HDP’lilerin çok sevdiği bir isim olan Osman Kavala ile 2014 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ve 2016 yılında da dönemin ABD Başkan Yardımcısı olan Joe Biden görüşmeler yapmıştır. ABD ve AB ülkelerinin Osman Kavala’ya çok ilgili oldukları anlaşılmaktadır. Osman Kavala’nın bu ülkelerle görüşmelerinde taşıdığı sıfat “Anadolu Kültür Başkanı Osman Kavala” olmuştur.

          Teröristbaşı Öcalan ile aralarında nasıl bir bağ var ise Sırrı Süreyya Önder onun selamını “Osman Kavala’nın size selamları var" diyerek teröristbaşı Öcalan’a taşımış, teröristbaşı Öcalan da ”Kavala’ya sevgilerimi iletin” şeklinde karşılığını vermiştir. Sık sık belirttiğim gibi “Kızıl Soros” lakaplı Osman Kavala, çözüm sürecinde oluşturulan “Temas ve Diyalog Grubu” üyeliğine direkt teröristbaşı Öcalan tarafından ismi belirlenen bir kişidir. Aralarındaki sevgi, aşk bu derecededir.

          Osman Kavala’nın tipi Türk’e benzemediği gibi Kürt’e de benzememektedir. Ama o kendini nedense Kürtçülüğe adamış birisidir. Sözcü gazetesinin eski yazarı Oray Eğin bile ondan bahsederken “Kendisini yıllardır hiçbir çıkar beklemeden Kürt hareketinin sesinin duyulmasına adamış Kavala” cümlesini kurmuştu.

          Osman Kavala’nın en ünlü ticari işletmesi Cezayir Restoran ise ihanetin kutlama merkezi olarak kullanılmıştır. 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında HDP’nin İstanbul’da yaptığı kutlama toplantısı da Osman Kavala’nın bu mekânında gerçekleşmiştir.

          Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenlik güçleri Diyarbakır Sur’da terör örgütü PKK’ya karşı mücadele ederken bu Osman Kavala “Emirleri altındaki güvenlik güçlerinin halkın psikolojisini hiçe sayan orantısız müdahale ve kışkırtıcı davranışlardan kaçınmalarını sağlamak ise hükümetin ve yerel yöneticilerin hayatî sorumluluğudur” şeklinde cümlelerin bulunduğu yazılı metne, sözde aydınlar içinde imza atan kişiydi.

          2014 yılında Brüksel’de “Kürt sorunu” konulu konferans düzenleniyor, Osman Kavala orada da karşımıza bu konferansın moderatörü olarak çıkıyordu. Diğer moderatör de ABD ve İsrail’in Orta Doğu politikasına uygun bir şekilde sözde Kürt devletinin kurulmasının mücadelesini veren, PKK’ya çok yakınlığı olan ABD Dışişleri Bakanlığı üst düzey strateji uzmanlarından Prof. Dr. Michael Gunter idi. Terörist Selahattin Demirtaş oradaydı, teröristbaşı PYD Başkanı Salih Müslim oradaydı. Adeta bölücülerin, Kürtçülerin, PKK’lıların kurultayı gibiydi o konferans…

          Rusya'nın başkenti Moskova’da 2017’nin 15 Şubat’ında yapılan 'Birleşik Kürt Konferansı'na' PYD Eş başkanı Asya Abdullah, terörist Demirtaş, Osman Baydemir, Dilek Öcalan ve CIA’in sesi Michael Rubin ile birlikte katılan yine Osman Kavala idi. Katılımcılar sözde Kürdistan’ın kurulmasını isteyerek dağılmıştı. 15 Şubat tarihinin teröristbaşı Öcalan’ın yakalanma tarihi olması da ayrıca manidardı.

          Bugün onu kahraman yapmaya çalışanlar da yine onunla yol yürüyen çevrelerdir. Osman Kavala “Kızıl Soros” olarak anıldığı gibi, Türkiye’deki faaliyetlerine baktığımızda da adeta tarihteki Casus Lavrens’i” andırmaktadır. Osman Kavala’nın FETÖ, PKK, DHKP-C ve MLKP gibi terör örgütleri tarafından çok sevilmesi ise onun çok geniş çaplı “Kızıl Sorosluk” yaptığını göstermektedir. ABD’de FETÖ’nün sesi olan ve Amerika’daki Onursal Başkanlığını Fetullah Gülen’in yaptığı, Rumi Forum Vakfının organizasyon komitesinde profesyonel görev yaptığı CIA ajanı Henri Barkey ile arasından su sızmamasına baktığımızda Osman Kavala’nın ipinin kimlerin elinde olduğu anlaşılmaktadır.

          Karanlık Oda Tv’nin sahibi ve Sözcü yazarı Soner Yalçın istediği kadar ondan kahraman yaratmaya çalışsın, Osman Kavala asla Türkiye’nin kahramanı değil, ABD’nin, AB’nin, CIA’in, FETÖ’nün, HDP’nin, PKK’nın, PYD’nin kahramanı olarak bilinecektir. Görevi CHP’nin PKK-HDP ilişkilerini aklamak, üzerini kapatmak olan Soner Yalçın’ın geçtiğimiz gün yazdığı “Kimdir Osman Kavala” yazısı da böyle bir sipariş yazı olmuştur. Osman Kavala’nın şu özetlediğimiz geçmişini bilmesek, Soner Yalçın’ın yazısına aldanarak vatan kahramanı sanacağız!

          Geçtiğimiz gün Osman Kavala hakkında bir yazı daha yazmıştım. O yazının sonunda da Osman Kavala’nın Meral Akşener’le akrabalığına değinmiştim. Meral Akşener 2013 yılında Bodrum’da gerçekleşen bir düğünde şahitlik yaparken Osman Kavala’yı “Üç kuzenden biri” olarak tanıtmıştı. Ben de dün yazdığım yazıda buna vurgu yapmıştım. CHP destekli İP’liler sosyal medya üzerinden bizi yalancılıkla, iftira atmakla suçlamışlardı. Oysa dediğimiz aynen doğrudur. O düğüne ait videoyu ve Meral Akşener’in konuşmasını tekrar dinledim. Meral Akşener aynen şunları söylüyor: Üç kuzen olarak damadın şahitliğini yapıyoruz. En mülayim kuzenimiz Osman Kavala.

          Elbette Osman Kavala’nın suçları ve ona yönelen iddialarla ilgili akrabalık bağı olan Meral Akşener de suçlanmalı demiyoruz. Böyle bir mantık zaten olmaz. Ama Meral Akşener’in MHP’den ayrıldıktan sonra kendini aslen Diyarbakırlı ilan etmesi, “Kürt sorununu biz çözeriz” demesi, parti kurarken parti programına teröristbaşı Öcalan’ın “Eşit vatandaşlık” kavramını koydurması, terörist Demirtaş’ın serbest bırakılmasını ısrarla istemesi, HDP ile ittifak yapması, “HDP Kürtlerin siyasal temsilcisi” demesi, resmi ittifak ortağı CHP’nin PKK-HDP aşkına karşı çıkmaması düşünülürse “Meral Akşener’i İYİ’ce yoldan çıkaran, kuzeni Osman Kavala mı? ”diye düşünmeden edemiyoruz.

           Meral Akşener'in, Osman Kavala’nın eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra’dan da “Ayşe Buğra’yı geç keşfettim, müthiş bir kadın! “ diye bahsetmesi ve bir televizyon programında Ayşe Buğra'nın kitaplarını gençlere öneriyorum" demesi de bu aileye ayrı bir yakınlık duyduğunu göstermişti.

          Osman Kavala hayalet gibi görünse de, Türkiye ve bölgemizde her taşın altından çıkan birisidir. O yüzden onu titizlikle takip etmek ve onunla ilgili tüm gerçekleri ortaya çıkarmak gerekiyor. Belki de birçok bölücü-hain girişimin perde arkası Osman Kavala üzerinden aydınlanacak…