Neşet Ertaş kimdir, kaç yaşında öldü? Şarkılar Bizi Söyler'de Neşet Ertaş türküleri söylenecek

Neşet Ertaş Türkiye'nin en önemli Türk halk ozanı olarak tanınıyor. Türküleri ve hayatı ile hala akıllarda yer alan Neşet Ertaş 1938 yılında Kırşehir’de doğdu. Neşet Ertaş, hayatı boyunca pek çok albüm ve eser bırakmıştır.

Google Haberlere Abone ol
Neşet Ertaş kimdir, kaç yaşında öldü? Şarkılar Bizi Söyler'de Neşet Ertaş türküleri söylenecek
03.05.2021 11:40

Kanal D'nin sevilen programı Şarkılar Bizi Söyler 10. yeni bölümde usta ozan Neşet Ertaş'ın türküleri söylenecek. Bu sebeple Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş hakkındaki bilgiler merak ediliyor. Neşat Ertaş kimdir kaç yaşında öldü? en çok merak edilen sorulardan.  Neşet Ertaş, doğduğu Kırşehir ilinde ve ardından 2 yıl da Kırıkkale'de bulunduktan sonra 1957 yılının sonunda İstanbul'a geldi.

NEŞET ERTAŞ KİMDİR?

Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde dünyaya geldi. Neşet Ertaş, Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısıdır. Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisidir. Yaşar Kemal, Ertaş'ı “Bozkırın Tezenesi” olarak adlandırmıştır.

Neşet Ertaş kimdir?

Neşet Ertaş, Kırşehir ve ardından 2 yıl da Kırıkkale'de bulunduktan sonra 1957 yılının sonunda İstanbul'a gelerek Şen Çalar Plak'ta ilk plağını Neden Garip Garip Ötersin Bülbül adı ile babası Muharrem Ertaş'a ait bir türküyle çıkarır.

Halk tarafından çok beğenilen bu plağı diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder. 2 yıl İstanbul'da çalıştıktan sonra Neşet Ertaş Ankara'ya yerleşir ve sahne hayatına burada devam eder. 1962'de İzmir Narlıdere'de askerliğini yapar.

Askerliğini yaptıktan sonra Ankara'da çalıştığı gazinoda Leyla isminde bir kızla tanışır ve hemen evlenir. Babası Muharrem Ertaş, Neşet'in bu evliliğine şiddetle karşı çıkar. Bu olaylardan sonra Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş uzun yıllar konuşmazlar.

Neşet Ertaş ve Leyla Ertaş'ın bu evlilikten Döne, Canan adında iki kız ve Hüseyin adında bir erkek çocukları olur. 7 yıl evli kaldıktan sonra 1970'lerin başlarında ayrılırlar. 1978 yılında alkol ve sigara kullanımından dolayı parmaklarından felç geçirir ve işsiz kalır. Kardeşinin daveti üzerine Almanya'ya gider. Tedavi olur. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür.

Neşet Ertaş kimdir?

Demirel zamanında kendisine sunulan ‘devlet sanatçılığı' unvanını; “O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, ‘hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor' diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.” diyerek geri çevirmiştir.

Halk bu tavra destek vermiş ve Neşet Ertaş âdeta yaşayan bir efsane olmuştur. Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuvarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuvarlarda ders olarak okutulmuştur. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap hâlinde yayımlanmıştır.

Neşet Ertaş kimdir?

25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Cenazesi Kırşehir Bağbaşı Mezarlığında toprağa verilmiştir.

Mezarı ise babası Muharrem Ertaş'ın yanındadır. Mezar taşında ise ”Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp, Hakk'a bağlı. İncitme canı, incitme.” yazılıdır.

Neşet Ertaş’ın adı Kırşehir'deki caddelerde, okullarda bulunmaktadır, ayrıca babası Muharrem Ertaş’la birlikte bir de anıtı bulunuyor.

Dünyada robot heykeli yapılmış ilk saz sanatçısıdır. Android heykeli dünyaca ünlü heykel sanatçısı Adil Çelik tarafından yapılmış, Kırşehir Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi'nde yerini almıştır.

NEŞET ERTAŞ UNUTULMAZ TÜRKÜLERİYLE ANILDI

Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, 2012 yılında aramızdan ayrılan Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi olarak bilinen ve 'Bozkırın Tezenesi' lakabıyla herkesin gönlünde yer edinen Halk Ozanı Neşet Ertaş adına anlamlı bir etkinliğe imza attı.

Mersin Devlet Opera ve Balesi Orkestrası (MDOB) ve Korosu'nun düzenlediği Senfonik Neşet Ertaş Türküleri Konseri, TRT Müzik ekranlarında canlı olarak yayınlandı.

Akdeniz Belediyesi'nin katkılarıyla, sevenleri ve hayranları, 25 Eylül 2012 tarihinde aramızdan ayrılan, bu toprakların sesi ve Bozkırın Tezenesi'nin unutulmaz türkülerini, MDOB sanatçılarından dinleme, Halk Ozanı ve gönül insanı Neşet Ertaş'ı bir kez daha yâd etme fırsatı buldu.

“Ahirim Sensin” türküsünün gerçek hikayesini biliyor musunuz? Neşet Ertaş ve babası Muharrem Ertaş’ın bir anısından ortaya çıktı

Tüm ülkenin sevgi ve saygısını kazanan Neşet Ertaş bir halk ozanı olarak kabul ediliyor. Ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu büyük ustanın bütün eserleri hala aynı saygıyla devam ediyor. Neşet Ertaş her zaman kendisi gibi bir müzisyen olan babası Muharrem Ertaş’ın izinden gitti. İkilinin arasındaki ilişki “Ahirim Sensin” türküsüne de ilham oldu.

Bir dönem baba-oğlun arası Neşet Ertaş’ın Leyla isminde bir kıza aşık olması ile bozuldu. Aralarında bir gerginlik doğan baba ve oğul çareyi türküler aracılığıyla iletişim kurmakta buldu. Bu aşık atışmasının sonucunda ise binlerce kez dinlenen ve her dinleyişinde insanları bambaşka diyarlara götüren “Ahirim Sensin” türküsü ortaya çıktı.


Bu aşık atışmaların hikayesi aslında Neşet Ertaş’ın Leyla’ya aşık olduğunu babasına söylemesi ile başlar. Baba Muharrem Ertaş, duruma şiddetle karşı çıkar ve oğluna ‘evladım’ hitabıyla bir türkü yazar:

“Temiz ruhlu, saf kalplisin şöhretsin
Hakkın vardır evlenmeye evladım
Mevlam sana yapanları kahretsin
Aslı bozuk alma dedim evladım

Dokunsalar nazif tene kir gelir
Bizden önce ceddimize ar gelir
Köle olmak şanımıza zor gelir
Aslı bozuk alma dedim evladım”

Babasının sevdiği kıza ‘aslı bozuk’ demesi Neşet Ertaş’ı inanılmaz bir şekilde yaralar. O da babasına ‘analar insandır, biz insanoğlu’ diyerek yazdığı türküyle cevap verir:

“Ulu arıyorsan analar ulu
Sevmişiz biz onu olmuşuz kulu
Analar insandır biz insanoğlu
Aslı bozuk deme gel şu insana

Aşkı kimden aldın sevgiyi kimden
Aslı bozuk deme gel şu insana
Soracak olursan eğer ki benden
Aslı bozuk deme gel şu insana

Yazımızı felek yazdı Mevlâdan değil
Senin dediklerin evladan değil
Her hata suç bende Leyla’dan değil
Aslı bozuk deme gel şu insana”

Muharrem Ertaş, oğlunun ‘ulu ana’ göndermesine boyun eğer ve ‘Küsmedim Neşedim kahrettim sana’ sözleriyle üzüntüsünü anlatır:

“Küsmedim Neşedim kahrettim sana
Baban değil miydim sormadın bana
Olan olmuş yavrum ne deyim sana
Sen aklını yitirmişin evladım”

Neşet Ertaş babasının karşı çıkmalarına rağmen Leyla ile evlenir. Ancak bir süre sonra ayrılırlar. Bu ayrılığın sonucunu ve hikayesini anlatan “Ahirim Sensin” türküsü günümüze kadar ulaşır.

Yorumlar