Neye ve kime deva?

13.03.2020 10:00

Şövalye Bebecan, partisinin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığına vermiş…

Partisinin adı “Demokrasi ve Atılım Partisi” ama kısaltması “DEVA”

Ne alâkası varsa, neye “deva” olacaksa?

Kısaltma kullansak “DAP” çıkıyor; ne yaparsak yapalım “DEVA” olmuyor…

Anlayacağınız daha işin başında…

Kendi keline merhemi olamayanların partisinin adında bile sinsi bir hile var!

İçine girince de CIA bağlantılı, kripto FETÖ’cü, Kürtçü gölgeleri işbaşında…

Topuklu da İP’i kurarken bunlara dolanmıştı!

Logosu ise sosyal medyada “Rizeli sucu dükkânına güzel tabela olur” diye alay konusu olan cinsten…

Yıllarca koltuğunda oturdukları partide “demokrasi mücadelesi vermeyen”, görevdeyken “atılım yapamayan” bir avuç “küskün”ün nefreti üzerine kurulu…

“Korku” yüzünden katılamıyormuş insanlar bu partiye!

*

Ama bendeniz çok sevindim…

Cumhur İttifakı düşmanlığının, AKP’den birçok insanı koparacak yaygarası içinde allayıp pulladığı Samanpazarı şövalyesinin partisi “eskiler”den geçilmiyor!

Şövalye Gül ise perde arkasında…

Terörden değil, “Kürt sorunu”ndan bahsediyor, “yeni bir parlamenter sistem” istiyor, “eşit vatandaşlık”tan bahsediyor, “ana dil”den bahsediyor Bay Bebecan…

Kardeşim Yıldıray Çiçek Bey’in “tırtıklama partisi” dediği bir parti işte…

Çok sevindim çünkü…

Bizde bitip tükenmeyen “eskiler”den bir safra atığı daha başka kapıda ikbal peşinde!

Hikmeti kendinden menkul siyaset yelpazesi Ramiz Efendi de, Gül’ün gölgesi Bebecan’a sığınmış bu yaşında…

Ayrık otları bahar gelince başlarını birer ikişer çıkarıyor anlayacağınız…

Kendini “Ülkü devi” ilan eden adam, savrulup Samanpazarı şövalyesine “deva” oluvermiş…

*

Gölgesi boyunu aşmış cücelerdendir bu adam…

Kocaman bir “efsane ülkücü” balonu!

Şişkin egosunu zapt edemeyen, müthiş bir müzmin Bahçeli husumetidir…

İhtirası onu getire getire, Kürtçü-bölücü-kripto FETÖ’cü-LGBT’li-İngiliz şövalyeli-Ermeni sevicili-sosyalist dinci “zillet çukuru”na getirdi…

Kâh ANAP’ta, kâh DYP’de dolandı durdu… Hatta AKP’nin kuruluş aşamasında havayı kokladı…

2011’de MHP’den ihraç edilen Ongun, 1997’de genel başkanlığına soyunduğu MHP’de aleni bir mikser vazifesindeydi…

Mikser olmasa ürkmez, korkmaz, seçilebileceği Adana’da adaylıktan istifa etmezdi…

2005’te Erdoğan’la “evet” toplantısına katılan ama 2010’daki referandumda “Hayırcılar”la boy gösteren adamdır Ongun…

FETÖ’nün “Türkçe Olimpiyatları”nın ve medyasının müdavimiydi…

Ne Başbuğ Türkeş’e vefası oldu, ne de Devlet Bahçeli’ye…

2003’teki Büyük Kongre’de “siyasî intiharı”nın emaresi olarak yaptığı hakaretleri daha unutmadık…

2011’den beri MHP ile bağı olmayan bu adamı DEVA’cıların, “MHP’den transfer” diye pazarlaması ahlaksızlıktır…

Şimdi o, PKK’lı Demirtaş’a özgürlük isteyen Samanpazarı şövalyesinin kucağında…

PKK’ya yardım ve yataklıktan görevden alınan belediye başkanlarına destek çıkan Bebecan’ın kucağında…

“AKP’nin Samanpazarı versiyonu” bu DAP’ta oynaşsın biraz…

Topuklunun İP’i ve Serok Ahmet’in yaprak partisinden sonra Bebecan’ın Erdoğan’ı hedefleyen bir oluşumla neye, kime “deva” olacağını hep birlikte göreceğiz…

Ama işaret fişekleri Y-CHP’den geldi: Yeni bir kadro, Türkiye’yi yönetmeye geliyor!

2023’e daha 3 sene var, “yüzde 50+1”i nasıl ele geçirip, Cumhur İttifakı'nı nasıl dağıtacaklarının hesabı “zillet ittifakı”nda yapılıyor…

Lakin unuttukları şey, Türk milletinin ekonomik ve sosyal problemlerine ilaç görünümünde sunulan hiçbir yabancı dayatmanın deva olamayacağıdır!