Okul öncesi eğitim nedir? Ne zaman başlamalıdır?

Ebeveynlerimizin üzerinde oldukça durmaya başladıkları, gelişen çağın getirdiği gelişmelere ayak uydurabilmeleri açısından da önemli olan okul öncesi eğitimin nirengi noktalarına değinmek üzere derlememizde; Okul öncesi eğitim nedir, ne zaman başlamalıdır? Okul öncesi eğitimin çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir? gibi başlıklarla konuyu açıklamaya gayret edeceğiz.

Okul öncesi eğitim nedir? Ne zaman başlamalıdır?
11.06.2019 17:21

Günümüzde uzmanlarca belirtilen 0-6 yaş döneminde çocukların gelişimi açısından çok önemli bir yaş dönemi olduğudur. Uzmanlardan Filiz Tapan, okul öncesi eğitimle ilgili kaleme aldığı makalesinde şöyle özetliyor; “Erken çocukluk eğitimi çocukları ilköğretime hazırlayan, evdeki eğitim ve yetişme olanaklarını destekleyen, dil ve sosyal açıdan var olan eşitsizlikleri erken dönemde ortadan kaldırmayı amaçlayan bir programdır” demektedir.

Bizler de bu gibi araştırma bulgularından çıkarımımıza göre çocukların kendini ifade etme yeteneğinin geliştiği, sosyalleştiği, ailesi, akranları ve öğretmenleriyle daha kolay iletişime geçebildiği, dolayısıyla akademik ve sosyal olarak daha fazla doyum sağladığı bu eğitim sürecini olumlu buluyoruz.

Peki öyleyse erken çocukluk eğitimine ne zaman başlanmalı? Bu dönemdeki en doğru yaş ve eğitim yöntemi nedir? in cevaplarına gelin aşağıda göz gezdirelim.

 

Okul öncesi eğitime ne zaman başlanmalıdır?

Sıkça anlatılmayanı göz önünde bulundurursak okul öncesi eğitim anne karnında başlar. Annenin gerilimsiz-stressiz bir ortamda hamilelik geçirmesi ve babayla olan diyalogları bile çocuğun gelişimi açısından çok önemlidir.

Bu dönemde çocuk kasları gelişip, ellerini kullanabildiğinden itibaren eğitici ve öğretici gereçler almak ve her gün hikayeler okumak çok önemlidir.

0-6 yaş döneminde çocukların gelişimi açısından çok önemli bir yaş dönemidir. 0-2 yaş temel güvenilir bağlanmadan sonra 3 yaşından itibaren ebeveynler çocuklarına bir yere kadar eğitim verebilir. Annenin rolüne katkı sağlayacak ve eş zamanlı ilerleyecek bir okul öncesi eğitim ve öğretim kurumuna gitmesi çok önemlidir.

Çocuk ve Aile Psikolojisi uzmanı olan Pedagog Sevil Yavuz’un konuyla ilgili değerlendirmesi ise şöyle:

“Aileler, çocuklarını okul öncesi eğitim kurumlarına gönderme yaşı konusu ile ilgili çok kararsız. Bu hususta uzmanlar da ikiye ayrılmış durumda. Alanlarındaki bir kısım uzmanlar duygusal bağ açısından çocuğun çok ufak yaşlarda okula gitmesini travmaya açık bulurken; diğer kısım uzmanlar da sosyalleşmesi açısından erken yaşta gitmesi gerektiğini savunuyor. Okula gitmezse sosyalleşemez ve gelişimi geri kalır. Okula çok erken giderse de travma yaşar.  Yani her iki yaklaşım da doğru değildir. Doğru olan, aşamalı bir başlangıçtır.

İlkokul birinci sınıf öncesi alınan eğitimlerin bütününe okul öncesi eğitim, eğitim verilen yerlere ise okul öncesi eğitim kurumları adı verilir. Çocukların yaşlarına göre; anneli oyun grubu, kreş ve anaokulu, anasınıfı biçiminde sıralanır.

 İlk oyun grubu olmalı

Çocuğun anaokuluna tam gün başlaması doğru değil zira üç yaş öncesi, sözsüz iletişim dönemidir. Çocuk kendini sözel olarak ifade edemez, travmalara açıktır. Bu süreçte olumsuz bir muamele görmesi, onu derinden etkiler. Diğer taraftan çocuğun evde tek başına bir erişkinle kalması hem psikolojisi hem de gelişimi için iyi bir seçenek değildir. Çocukların dışarı çıkıp, özgürce oynayacağı oyun alanları veya eskisi gibi güvenilir mahalle ortamı yok. Dolayısıyla sürekli evde yalnız kalıp, sosyalleşemiyorlar. Bu noktada en doğru tercih olan doğru şey onları okul öncesi eğitim kurumlarına yönlendirmektir.

Mühim olan çocuğu travma yaşatmadan, anneyle kurulan duygusal bağına zarar vermeden, aşamalı olarak okul öncesi eğitime alıştırmaktır. Çocuğun hiç sosyalleşmeden, annesi veya bakıcısı tarafından kreşe bırakılmasını netlikle doğru bulmuyorum. Bebeklerin onların güvendiği erişkinle beraber önce oyun gruplarına katılımını ve yavaş yavaş sosyalleşmeleri gerektiğini düşünüyorum. Kreşe yarım günle başlamalı ve güvendiği erişkinle gitmeli. Sırasıyla; önce anneli oyun grubu, kendini güvende hissettikçe annesiz oyun grubu, sonra yarım gün kreş/anaokuluna gitmelidir.

 Önce sosyalleşmeli!

Çocuğun hiç oyun grubuna gitmeden, direkt olarak anaokulu veya anasınıfına gitmesi şok etkisi yaratabilir. Burada her çocuğun yaşam koşulları ve kişilik özellikleri farklı olduğu için hazır olup olmadığını değerlendirmek gerekir. Çocuk okula gitmese de sosyalleşebileceği koşullar mevcuttur. Örneğin parka gidebiliyordur. Kuzenleri veya arkadaşları vardır ve onlarla oyun oynuyor olabilir. Bu durum çocuğun sosyal becerilerinin gelişmesini sağlar ve okula başladığında şok yaşamaz, daha rahat alışır.

Özetle, okul öncesi eğitime başlamanın belli bir yaşı yok. Önemli olan; alıştırarak ve travma yaşatmadan başlamasını sağlamaktır. Mümkün olabildiğince üç yaş öncesinde güvendiği bir erişkinle oyun grubuna ya da kreşe gitmesi, sonralarında ise yarım gün annesiz okula başlaması ve giderek saatlerin artırılması tavsiye edilir. Bu sağlıklı başlangıç, çocuğa duygusal ve psikolojik zarar vermez, sosyalleşmesine sağlar.” değerlendirmesinde bulunmaktadır.

Yorumlar