İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, olası Marmara depreminin gerçekleşmesi halinde İstanbul'da sağlık hizmetlerinin aksamaması için yürütülen çalışmalar hakkında soruları yanıtladı.

6 Şubat 2023'te meydana gelen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlere değinen Memişoğlu, İstanbul'da sağlık hizmetleri anlamında depremle ilgili planlamalara ilişkin, "İlk 36 saatte sağlık sisteminin kendi kendini otomatik yönetebilmesini sağlatmaya çalışıyoruz. 36-48 saatten itibaren de dış desteklerle hem personel hem malzeme lojistiği sağlanacak öngörüsüyle hareket ediyoruz." diye konuştu.

Memişoğlu, kentte sismik izolatör teknolojisiyle inşa edilen hastanelerin deprem esnasında sağlık hizmetinin kesintisiz sürmesini sağlayacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Özellikle Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, depremde hizmetin kesintisiz süreceği izolatörlü hastanelerimizi İstanbul'a ana omurga olarak planladık. Bu hastanelerden şu anda 10 tane var. Doğudan batıya, kuzeyden güneye kadar bu hastaneleri ana yönetsel ve lojistik merkez gibi düşündük. Çevrelerindeki 2007 sonrası yapılmış hastanelerimiz ve aile sağlığı merkezlerimizle, 112 noktalarımızla, eczanelerimizle entegre şekilde ilk 36 saatte kendi kendine sağlık hizmetini otomatik yönetecek şekilde planlamaya çalışıyoruz. Bu 10 hastane izolatörlü olduğu için yıkımdan etkilenmeden depremde 24 saat hizmet verebilecek. Aynı zamanda içindeki personelin depremzede olarak psikolojik travmaya maruz kalmayacağını düşünerek hareket ediyoruz."

İnsanların kendi canlarından sonra ilk yakınlarının canını düşüneceğini dile getiren Memişoğlu, bu nedenle sağlık çalışanlarının yakınlarının toplanma alanlarını da planladıklarından bahsetti.

ŞEHİRLER, HASTANELER VE ECZANELER EŞLEŞTİRİLDİ

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul'da çoğu 2017 sonrasında yapılan 212 hastanenin depreme dayanıklı olduğunun öngörüldüğünü aktardı.

Özellikle kamu hastanelerinin birçoğunu tamamen yenilediklerini, 4-5'ini de yenileme aşamasında olduklarını belirten Memişoğlu, bunların depremde hizmete devam edeceklerini öngördükleri için bu hastanelere entegre ettiklerini söyledi.

Memişoğlu, depremde sağlık hizmetlerinin devam etmesi için yapılan planlamaya ilişkin, "Özellikle lojistiği, personel değişimini sağlayacak bu 10 hastanenin hepsinde heliport alanlarımız var. İnsanlar hangi yerden nasıl gelecek, çalışanları nasıl değiştireceğiz, malzemeleri nasıl yöneteceğiz? Bunlarla ilgili bütün çalışmalarımızı yaptık. Hangi hastaneye İstanbul dışından hangi hastane gelecek? Örnek olarak vereceğim; Ankara Şehir Hastanesi'ndeki ekipler, İstanbul'da deprem olduğu zaman Kartal Şehir Hastanesi'ne geleceğini bilecek. İstanbul'da bunu böyle planlıyoruz." diye konuştu.

Bunların tatbikatlarını ve eğitimlerini yapmaya başladıklarına değinen Memişoğlu, böylece oradaki kişilerin de İstanbul'a destek için nasıl ve hangi yolla, kentteki hangi hastaneye geleceklerini, buradan da hangi ekiplerin ne zaman dışarıya gideceklerini bileceklerini ifade etti.

Planlama dahilinde, o bölgenin hangi ilçesi ile İstanbul'daki hangi ilçenin eşleştirileceğini, o ilçedeki aile hekimliğinin veya eczanenin gelerek kentteki bir eczaneyi devralmasının nasıl olacağını da belirlediklerini aktaran Memişoğlu, her hastanenin kendi konteynerlerinde veya depolarında da afetle ilgili hazırlıkların tamamlandığını kaydetti.

Prof. Dr. Memişoğlu, İstanbul'u 10 bölgeye ayırdıklarını ve bu bölgelere hangi illerden gelineceğini tespit ettiklerini belirterek, "Özel, kamu, üniversite hastanelerini, aile hekimliklerini, eczaneleri eşleştirdik. 2024'te bunların pratik tatbikatlarını, eğitimlerini yapacağız. Kendi hastanelerimiz hangi hastaneyle eşleştiğini artık biliyor. Başhekimlerimiz, yönetimlerimiz irtibata geçecekler, bizler de organize ederek artık bunu bilinçli hale getireceğiz. Çünkü deprem aşamasında bunun koordinasyonu çok daha zorlaşıyor." diye konuştu.

Kaynak: AA