Önce esaret zincirlerinden kurtul

07.07.2020 10:00

Unutanlara, anlamayanlara, anlamak isteyenlere bir defa daha hatırlatalım. Cumhur İttifakı bir siyasi ikbal ortaklığı değildir. Ülkenin varlığı ve birliğini korumak, vatanın bölünmez bütünlüğüne yapılan saldırıları savuşturmak için Türk milletinin bizzat inşa ettiği bir iş birliğidir. Hiçbir pazarlığa, hiçbir beklentiye, hiçbir hesaba bağlı değildir. Geleceğin güçlü ve lider ülke Türkiye’sini hedeflemektedir ve bunun teminatıdır.

KILIÇDAROĞLU’NUN SON MARİFETİ

Türkiye üzerinde kirli hesabı olanların Cumhur İttifakı’ndan bu kadar rahatsız olmalarının sebebi gayet açıktır. Her ne yapsalar doğrudan millet iradesine dayalı bu seti aşamıyorlar.

Denemedikleri yol, kurmadıkları tezgâh kalmadı. Hiçbiri fayda etmedi. Vazgeçmiş değiller, tekrar tekrar şanslarını deniyorlar. CHP’nin başı, Cumhur İttifakı’ndan duyduğu rahatsızlığı, sarsılmaz irade karşısındaki çaresizliğini sıkça dile getiriyor. Son marifeti de davul-tokmak metaforu olmuştur. PKK’nın davulu, FETÖ’nün tokmağı olmakta bir beis görmediği için, herkesi kendisi gibi zannediyor. Seviyesizliği, hadsizliği, çaresizliği bir kenara bırakıyorum, Kılıçdaroğlu daha Türkiye’de yeni bir hükümet sistemine geçildiğini idrak edememiş.

YENİ SİSTEMİ ANLAYAMAMIŞ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde cumhurbaşkanını doğrudan Türk milleti seçiyor. Dolayısı ile güvenoyu hesabı yapmak gibi durum söz konusu değildir. Bir dahaki seçime kadar her durumda yürütme görevine devam edecektir. Meclisteki durum tamamen farklıdır. Yasamanın yürütmeyi denetlemesi mümkündür, ama parmak hesabı ile kabine oluşturma gerilerde kalmıştır. Kaldı ki, Sayın Devlet Bahçeli, yürütmeden hiçbir taleplerinin olmadığını en başında net olarak ifade etmiş ve bunun gereğini de yapmıştır. Karıştırılan şey, ittifakla partilerin tüzel kişilikleridir. MHP ayrı bir partidir ve ayrı önceliklerinin olması, seçimlerde verdikleri sözleri yerine getirebilmek için gayret göstermesi en doğal hakkıdır, siyasetin de gereğidir.

YÜREĞİN VARSA İTİRAF ET

Bu gerçekler Kılıçdaroğlu’nu rahatsız etmektedir. Elinden bir şey gelmediği için basit numaralarla fitne sokmaya, sözüm ona surda gedik açmaya çabalıyor. Nitekim Sayın Bahçeli’den hak ettiği cevabı da almıştır. Kendisine tavsiyemiz, haddini aşan işlere kalkışmak yerine, Sayın Bahçeli’nin şu uyarılarına kulak vermesidir: “Sayın Cumhurbaşkanımızla aramızdaki hasbi, harbi ve haysiyetli diyalog üzerinde kuşku uyandırmayı hedefleyen bu gafilin, önce boynuna geçirilmiş zillet ve esaret zincirinden kurtulmayı denemesi acil bir ihtiyaçtır. Türkiye düşmanlarından sipariş alarak icazetli siyaset yapan Kılıçdaroğlu’nun, Cumhur İttifakı’nın millet iradesiyle ve 15 Temmuz mücadelesiyle örülen hisarlarında en ufak gedik açması hezeyan ötesi bir hayaldir. CHP Genel Başkanı öncelikle kimlerin dolduruşuna gelip, hangi hıyanet lobilerinin taşeronu ve teşrifatçısı olduğunu yüreği varsa itiraf, cesareti varsa da ilan etmek durumundadır.”

CHP’NİN PAYANDALARI

Cumhur İttifakı karşısındaki çaresizliğin, CHP ve yancılarına neler yaptırdığını ibretle izliyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si Türk milletiyle ve Türk devletiyle ilgi ve ilişkisini çoktan kesmiştir. Kandil katillerinin yörüngesinde, FETÖ’nün girdabında çırpınmaktadır. Bu ayrı bir vahamettir ama daha acı olanı, AK Parti ve MHP’de siyaset yapmış, önemli makam ve mevkilerde bulunmuş ve sorumluluk üstlenmiş olanların, şimdi bu CHP’ye payanda olmaları, bu zihniyeti iktidara taşımak için her türlü renge girmeleridir. Hesaplarına göre, AK Parti ve MHP’den koparacakları oylarla CHP’yi iktidara taşıyacaklar. Peki, sonra ne olacak? Bir ucunda Kandil katillerinin olduğu, diğer ucunda oradan oraya savrulmaktan yorulmuş, yönsüz, kıblesiz, renksiz ve bitik siyasetçilerin bulunduğu bir iktidardan kime ne fayda gelebilir?

BU ZİLLET DEĞİL DE NEDİR?

Cevap arayan başka bir soru da, bunları kimin ve ne bekleyerek bir araya getirdiğidir. Bu siyaset eskileri ya kendilerini inkâr ediyorlar veya altından kalkamadıkları bir bagajları var ve ne söyleniyorsa, ne isteniyorsa onu yapmak zorundalar. Başka türlü bu kadar benzemez nasıl bir araya gelebilir? Tek bir hedefleri var, o da Cumhur İttifakı’nı yıkmak, Erdoğan hükümetini bitirmek. Sonrası meçhul. Bunun adı zillet değil de nedir? Bu bir yıkım iş birliği değilse, başka türlü neyle tarif edilir? Kılıçdaroğlu, yüreği yetiyorsa bu sorulara cevap versin. Fitne çıkarmaya uğraşmak yerine, kimin tahakkümü altında olduğunu, CHP’yi nerelere teslim ettiğini bu millete anlatsın. Türk milletinin ruh kökünden kopmuş, milli hedeflerinden uzaklaşmış, Türkiye’nin karşısındaki zulüm bloklarına kapılanmış zillet ortakları, takip ettikleri politikalarla geleceğimizi tehdit etmektedir.

TÜRKİYE’Yİ YÖNETEN BELLİDİR

Ne yaparlarsa yapsınlar sonuç değişmeyecektir. Milli irade hükmünü vermiştir ve Türkiye’yi yöneten bellidir. Sayın Bahçeli’nin belirttiği gibi, Cumhur İttifakı al ver ortaklığı, menfaat birlikteliği, makam ve mevki üzerine bina edilmiş gevşek, pazarlıkçı ve iş bitiminde dağılacak ucuz bir yapı değildir. Bu kutlu ittifak anlayışının temeli vatanseverlikle atılmış, harcı fedakârlık kültürüyle karılmış, ilkeleri şehitlerimizin anılarıyla yoğrulmuştur. Bu kadar açık, bu kadar nettir. Ayrıca, erken seçim masalları anlatarak milletin zihnini bulandırmaya da kimse heves etmesin. Seçimlerin zamanında yapılacağı kesin olarak açıklanmıştır.