Önce Vatan

01.03.2021 10:00

Türkiye'nin uzun yıllardır başındaki en büyük bela hiç şüphesiz terördür. Bu kanlı belayı defetmek için 37 yıldır canımızla, malımızla amansız bir mücadele verdik ve hala da buna devam ediyoruz. Bu dünyada vatanımızın ve bayrağımızın dışında terörle mücadelede verdiğimiz canların bedelini karşılayacak hiçbir değer yoktur. Tesellimiz, şehitlerimizin Peygamber efendimize komşu olacak olmalarıdır. Bunun yanında trilyon dolarlar harcadık. Kaybettiklerimiz bu milletin evlatları, bu ülkenin değerleridir.

SİCİLLERİ KANLA YAZILI

PKK, YPG, PYD aynı şeydir. HDP bunların siyasi koldur ve hepsi teröristtir. FETÖ işbirlikçileridir ve tamamı çok ciddi ve ivedi bir milli güvenlik sorunudur. Bu kanlı katiller için hiçbir insanlık değeri söz konusu değildir. Yularları başkasının elindedir. Kalleşlik ve kahpelik en iyi bildikleri şeydir. Sicilleri kanla yazılıdır. Ağzı süt kokan bebeklerimizi öldürdüler. Analara, bacılara, babalara, dedelere, ninelere kıydılar. Asker demediler, polis demediler, korucu demediler, hepsine en küçük tereddüt geçirmeden saldırıp kurşun sıktılar. Çocukları yetim, gelinleri dul bıraktılar. Şehirlerimizde canlı-cansız bomba patlattılar, silah ve uyuşturucu kaçaklığı yapıp asayişsizliği ve güvensizliği derinleştirmeyi amaçladılar. Yine şehirlerimizde çeteler kurup haraç toplamayı denediler. Ya pusu kurdular ya da sırttan vurdular. Arkasından insan hakları dediler, özgürlük masalına sığındılar.

HDP İLE ORTAKLIK TERÖRLE İŞBİRLİĞİDİR

Artık her ne pahasına olursa olsun terörü bu ülkenin gündeminden çıkarmak zorundayız. Tahammülümüz kalmamıştır. Akıl ve izan sahibi olan, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunan, ahlak ve vicdanını öne çıkaran herkes bu mücadeleye destek vermek zorundadır. Sorun da buradan çıkmaktadır. Zira, bizim zillet dediğimiz ittifakın ortakları ne yazık ki, aynı kararlılığı göstermedikleri gibi, birkaç oy uğruna sadece PKK değil FETÖ terörünü ya görmezden geliyorlar veya doğrudan işbirliği yapıyorlar. Bu cümleyi özellikle ve altını çizerek kuruyorum. Zillet HDP’yi merkezine almış bir ittifaktır. HDP terörün ta kendisidir. Dolayısı ile HDP ile işbirliği yapmak, teröre ortak olmaktır. Kaldı ki, bu kadarla da bitmiyor. Zilleti oluşturan partilerin liderleri ve sözcüleri beyanları ile de PKK ve FETÖ’ye sahip çıkıyorlar.

HEPSİ İSPATLI ŞAHİTLİ

FETÖ’nün kanlı ve kalleş darbe girişimini, “kontrollü darbe” diyerek yumuşatmaya ve masum göstermeye çalışan bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’dur. PKK-YPG’yi terör örgütü görmediğini ilan eden, hendek kazan kanlı katillere “arkadaşlar” diye seslenen yine Kılıçdaroğlu’dur. 6-8 Ekim olaylarının bir numaralı faali olan, söz ve eylemleri ile PKK’nın yönetici kadrosunda yer aldığın ispatlayan kravatlı terörist Demirtaş’ın serbest bırakılması için CHP ve İP ortak hareket etmektedirler. İP’in başı PKK’nın siyasi şubesi HDP’yi Kürt siyasi hareketinin temsilcisi olarak ilan etmiştir. CHP, HDP ve İP biraraya gelerek tam da PKK’nın beyannamelerinde yer aldığı gibi bir Anayasa çalışması yapıyorlar. Hepsi ispatlı şahitli olan bu listenin tamamını yazmaya kalkışsak ne zamanımız yeter, ne yerimiz alır.

ECDADIMIZA BORCUMUZ VAR

Böyle devam edemeyiz. Artık bir yol ayrımına gelinmiştir. Huzurumuzu eksiksiz biçimde sağlamak, güvenliğimizi kusursuz şekilde tesis ve tahkim etmek zorundayız. Terörizmi bütün unsurları ile bu vatan topraklarından, bu milletin arasından söküp atmalıyız. TBMM’de terör unsurlarının bulunması bu millete zulümdür ve yargının harekete geçmesi için artık ne olması gerekiyor? Bu da yetmiyor, bütün sınırlarımızı güvenli hale getirmek için gerekli olan her tedbiri, kimin ne dediğine, ne yaptığına bakmadan ve kararlı biçimde ivedilikle almak ve uygulamak hem hakkımızdır, hem de öncelikli görevimizdir. Cumhuriyetimizin bir asrı doldurmasına şunun şurasında 2 yıl gibi kısa bir süre kaldı. Yüzüncü yıla terör belasını defetmiş, ihaneti söküp atmış, milli birlik ve kardeşlik bağlarını sarsılmaz biçimde tahkim etmiş bir şekilde girmek tek ve değişmez hedefimizdir. Bunu yapmak hem Türk milletine, hem bütün şehitlerimize, hem ecdadımıza, hem de gelecek nesillere boyun borcumuzdur.

ÖNCE VATAN

Zillet güruhu artık aklını başına almalı ve tarafını doğru seçmelidir. Hiçbir bahane, hiçbir hesap geçerli değildir. Gara bir dönüm noktası olmuştur. Ne acıdır ki, zillet bu olayda da yine yanlış tarafta kalmış, yine vatan-millet düşmanlarına malzeme vermiştir.

Bu çok vahim bir durumdur ve böyle devam edilemez. Bütün seçmenler, sandığa gidenler bu ülkenin namuslu, vicdanlı vatandaşlarıdır. Hiçbir zaman başka türlü görmedik, başka türlü değerlendirmedik. Gelinen noktada artık siyasi beklentiler bir kenara bırakılmalıdır. Söz konusu olan geleceğimizdir. Teröre karşı tek yumruk olmak zorundayız.

Terörle mücadeleye destek olmak, teröre destek verenlere demokratik haklarımızı kullanarak karşı durmak her Türk vatandaşının hakkı ve sorumluluğudur. Önce vatan. Sonrasında yine kendi siyasi tercihlerimizi çok daha uygun ve çok daha huzurlu bir ortamda yaparız.