Türk müziğinin usta ismi Orhan Gencebay, önceki günlerde katıldığı bir programda mesleğe başlama hikayesine dair bilinmeyenlerini ilk kez anlattı. "Hiçbir zaman paranın esiri olmadım. 'Türk müziğinde ne yaparım, sazımı nasıl çalarım?' Bunların derdindeydim" diyen usta sanatçının ilk plağını çıkarma anısı izleyenleri ekran başına kilitledi.

"Akşam Güneşi", "Batsın Bu Dünya", "Al Senin Olsun" ve "Vazgeç Gönlüm" gibi unutulmaz eserlere imza atan usta sanatçı Orhan Gencebay, uzun yıllardır Türk müziğinin en sevilen isimlerinden biri olarak geniş bir hayran kitlesine sahip.

Hem özel yaşantısı hem de müzik kariyeriyle büyük beğeni toplayan usta sanatçı, geçtiğimiz günlerde Sinan Özedincik ve Sonat Bahar'ın sunumuyla a Para ekranlarında yayınlanan "Biz Bize" programına konuk oldu. 

"Bu, Allah vergisi bir yetenek"

Hayatına dair bilinmeyenlerini anlatan 78 yaşındaki usta sanatçı, kendisini müzikal anlamda etkileyen isimler hakkında konuştu. "Bana, bağlama aşkını veren ilk kişi Bayram Arıcı'dır." diyerek sözlerine başlayan usta sanatçı, "Ben de bu enstrümandan istiyorum" dedim ama bana babam mandolin aldı.

MHP’li İspir Belediyesinden depremzedelere anlamlı yardım! İÇAK ekibi Hatay'a dualarla uğurlandı MHP’li İspir Belediyesinden depremzedelere anlamlı yardım! İÇAK ekibi Hatay'a dualarla uğurlandı

Sonra bana Klasik Batı Müziği üzerine Emin Tarakçı'dan ders aldırdı. Notayı 6 yaşında öğrendim. Bir ara kemanla çalıştım. Ama gönlüm hep bağlamadaydı. Ancak 2-3 yıl sonra bağlamayla tanışabildim. İlkokula giderken duyduğumu, notaya alıyordum ben. Bu Allah vergisi bir yetenek." ifadelerini kullandı. 

Aşık Veysel'den etkilendiğinin de altını çizen usta sanatçı, "Bayram Arıcı ile birlikte beni etkileyen ikinci isim ise Aşık Veysel'dir. O beni binlerce yıl öncesine götürürdü. Bu iki isimden feyz alarak müzik kariyerime devam ettim." ifadelerini kullandı. 

"Hiçbir zaman ünlü olmayı düşünmedim"

Sanat hayatında en büyük hedefinin ünlü olmak değil Türk müziğine katkı sağlamak olduğuna dikkat çeken Gencebay, sözlerine şöyle devam etti:

"14 yaşında temelli İstanbul'a, Kasımpaşa'ya geldik. Karadenizlilerin bol olduğu bir yerdir. Çok önemli kişilerle tanışıp beraber olduk. Aşık Davut Sulari onlardan biridir. Aşıklarla kerevette az saz çalmadım. 18 yaşında Ruhi Su ile tanışma fırsatım oldu. Onun ilk sazını ben seçtim.

Hiçbir zaman ünlü olmayı düşünmedim. Türk müziğinde ne yaparım, sazımı nasıl iyi çalarım, Türk müziğine nasıl katkıda bulunurum derdindeydim."

"Seni yenersem 45'lik albüm yapacaksın dedi"

İlk plağını çıkarma anısını ilk kez anlatan usta sanatçı, "Rahmetli Ahmet Sezgin ile yaklaşık 2 yıl beraber çalıştık. Bana albüm yapma teklifi acayipti, "Bu bestelerini sen oku" dedi. "Yok" diyordum çünkü ünlenmek istemiyordum. 

Sonra Mahmut Tezcan ile tavla oynadık. Seni yenersem 45'lik albüm yapacaksın dedi. 'Tamam' dedim. O beni yendi ve ilk 45'lik plağımı o şekilde yaptım." diyerek hayranlarını şaşırttı.

Para kazanma kaygısından çok değerlerin önemini vurgulayan usta sanatçı, ailesine de teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Yanlış adımlar atmamak için çabaladığını söyleyen usta sanatçı Gencebay, "Biz değerlere saygılıyız. Para bizi hiçbir zaman kullanmadı. Biz parayı kullandık. Hiçbir zaman paranın esiri olmadık. 

Bu değer için aileme çok teşekkür ediyorum. Biz 4 kardeş çok mutlu çocukluk geçirdik. Saygıyla, sevgiyle büyüdük. Herkesi anlamaya çalıştık, yanlış yapmamaya özen gösterdik." dedi.