Perşembe pazarı!

09.09.2020 10:00

Neredeyse iki ayda bir parti kuruluyor Türkiye’de…

Partileri kuranlara bir bakın; hiç siyasete yeniden ve ihtirasla asılan biri yok…

Hep eski tüfekler!

Adam edildikleri partide palazlanıp varlıkları gölgelerinden ibaret olduğu anlaşılınca…

Aday gösterilmeyince…

MYK veya Divan’da yer alamayınca…

Güneşe karşı abdest bozunca…

Başlıyorlar liderine ve partilerine çemkirmeye…

Sonlarını biliyorlar çünkü!

*

Çoğu siyasî parti çöplüğünde yerini almış olanlar…

Hiç seçime girmeyip bir tabela, bir büroyla protokol gösterisine bayılanlar…

İktidar ve muhalefet partisinden ayrılanlar için “hazır parti, gelin kiralayın” diye pusuda bekleyenler…

Siyaseti “meslek” edinip ille bir koltukta oturma muhterisleri…

Sert muhalefet edip bir partiden çağrı bekleyen sözde cingözler…

En sağından en soluna savrulmayı “siyasetin gereği” sayan ahlâksızlar…

“Sermaye-medya desteği” ile ülkenin siyasî istikrarını karıştırmayı görev edinen kimliksizler…

Milletvekili veya belediye başkanı iken liderine başka partilere benzediği yolunda mektuplar yazıp benzettiği partiden aday olmayı “demokrasi” addeden omurgasızlar…

Ve bulundukları partide demokratik siyasî mücadeleyi gözü yemeyip yeni parti kuran adamlar, bu memlekette hiç başarılı olamadılar…

Ya “müşteri bekleyen tabela partisi” ya da “siyaset çöplüğünde hurda” olmaya mahkûm oldular…

*

Geçen ay “Mücadele Kaçkınları” başlıklı yazımda da yazmıştım.

Y-CHP’de Muharrem Bey’in salvoları boşa çıktı, parti kurmayı göze alamadı, binmiş bir otobüse, memleket memleket dolaşacakmış!

Niye? Y-CHP’deki Atatürkçüleri uyarmak için!

Anlayacağınız dağ fare doğurdu!

İP’in Topuklusu, Şövalye’nin güdümlü roketleri GP’nin Serok Ahmet’i ve Deva’nın Bebecan’ı malûm medya ve sermayenin gayretine rağmen yalpalayıp duruyorlar…

Eski Musul Konsolosu YP’nin genel başkanı, ekranlarda şovmenliğe soyundu…

DSP, tabela partisi oldu…

İP’ten VP’ye evrilen Perinçek, kâh Külliye yanında, kâh Esad’ın, kâh Putin’in ve kâh da Çin’in… Hâlâ rotası belli değil, bir avuç tabanıyla dans etmeye devam…

SP’li Karamollaoğlu ise Erdoğan’a saldırıp kendini Mamak katili ilan eden partiyle flörtte…

HDPKK’ye gelince… Y-CHP/İP/SP desteği olmadan ayakta kalacak takati yok, bakmayın olana bitene…

Hepsinin de ilk seçimde çakılacakları kesin, yazın bir yere…

*

“Perşembe pazarında işportaya düşmüş durumda”lar…

Her gün bir yenisi… Mantar gibi…

Etnik gruplar, özlük hakkı arayan meslek mensupları ve emeklilikte yaşa takılan gruplar bile siyasî parti kurma derdine düştü ülkede… Hepsi de ülkedeki sayılarına güvenip çıkmak istiyor yola…

“Roman” adıyla literatüre sokulan bizim çingenelerimiz bile “10 milyonuz ve geliyoruz” diye partileşti…

Şimdilerde eski DYP’li biri, aylardır çoban ateşi yakıyordu, etrafına birçok eskiyi alıp partileşti… Galiba adı Doğru Parti…

Serdaroğlu, baba mirasını yediği Bergama’dan siyasete giren bir adam… DYP’den bakanlık yaptı, 2011’de DP’den genel başkan adayı oldu seçilemedi.

Sürekli herşeye muhalif… Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine karşı, AKP-MHP ittifakına karşı, Erdoğan’a karşı!

Diyor ki, “Osmanlıda 36 padişahın 24’ünden fazla süredir Erdoğan iktidarda, tek adam!”

Ve diyor ki: “Mevcut partiler, emperyalistlerin verdiği görevi yapıyor! Türk milletine gerçeği anlatacak ve ayağa kaldıracak bir parti yok!”

Kafaya bakın… Algı operasyonuna bakın!

Koltuk ihtirasını nihayet parti kurarak gidereceklerden Bay Serdaroğlu da…