Pinokyo olmayı ne zaman bırakacaksın Yavuz Bey?

20.02.2021 10:00

          'Ne yazayım?’ diye düşünürken, Habertürk ekranlarında İP Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu’nun da olduğu programa denk geldim. Yavuz Bey’in siyasi yalanlarından, CHP-İP-HDP şeytan üçgenini koruma adına algı çalışmalarından yine burnu Pinokyo misali ekranlardan dışarı taşıyordu. Uzadıkça uzuyordu. Bir yerde programın diğer konuğu Prof. Dr. İlyas Topsakal müdahale etti de Yavuz Ağıralioğlu’nun burnunun uzaması bir nebze olsa durdu.

          Habertürk’ü tam açtığım sırada program moderatörü Mehmet Akif Ersoy aynı gün MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Gara operasyonuyla ilgili çok net ve çok sert yaptığı, ihanet ilişkilerini çözen açıklamasını Yavuz Ağıralioğlu’ndan değerlendirmesini istiyordu.

          MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin açıklamasında Yavuz Ağıralioğlu’nun partisini ve ortaklarını ilgilendiren bölüm “CHP Genel Başkanı’nın, Sayın Cumhurbaşkanımızı sorumlu gösterme çabası, İP Başkanı’nın Gara faciasında siyaset parmağı araması, üstelik her iki partinin HDP’ye en küçük eleştiri dahi yapamaması utanç verici bir çirkinlik, PKK’nın yedek kulübesi olduklarının delilidir. CHP, HDP, İP ve diğer marjinal partiler Gara’da Türkiye’nin karşısında pozisyon almış, PKK’nın safına girmişlerdir. Sabun köpüğü nasıl eriyorsa, bu partiler millet vicdanında o nispette erimiştir. Çakma devrimciler, çıkarcı yazarlar, yeteneksiz aydınlar yüzsüzce devleti suçlamışlardır.” şeklindeydi.

          Yavuz Ağıralioğlu yine her zaman yaptığı gibi boyalı ve süslü kelimelerle değerlendirme yapmaya kalktı.

          Yavuz Ağıralioğlu “Devlet Bey nezaket sınırlarını zorlamıştır. Bizi bilir, mücadelemizi bilir. Bizim hayatımızın hiçbir safhasında PKK ile yan yana gelmişliğimiz yoktur. Bizim PKK ile tebessümümüz, fotoğrafımız dahi yoktur. Bizi PKK’lılarla yan yana getirmek adına Devlet Bey’in kalbi ne ara bize karşı bu kadar karardı? Başkasından, Ahmet Türk’ten esirgemediği nezaketi dava arkadaşlarından nasıl esirgiyor? Ahmet Türk’ü içeriden çıkaracak merhameti bizden nasıl esirgiyor?” özetinde bir cevap vermiştir.

          Yavuz Bey’e ne zaman partisinin “PKK, HDP, terörist Demirtaş ilişkisi” sorulsa her cevabının arasına Ahmet Türk konusunu sıkıştırmaktadır. Oysa Ahmet Türk, Yavuz Ağıralioğlu’nun siyasi proje yoldaşı ve CHP-HDP-İP ittifakının kuruluşunda baş mimardır.

          MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye şimdi “HD(P)KK’nın ortağı Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener ağır derecede hasta” deseler, ne diyecek “Bırakın ölsünler” mi diyecek? “PKK ile mücadelede taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakılmasın” diyen, “Afrin yıkılsın, teröristler yakılsın” diyecek kadar tavizsiz, kararlı ve bu duruşundan sonuç alan Devlet Bahçeli gibi bir lidere “Ahmet Türk aşırı derecede hasta” dediklerinde “O hâlde hastanede tedavisi yapılsın, tutuksuz yargılanması devam etsin” demiştir.

          MHP Lideri Devlet Bahçeli ile HDP’li Ahmet Türk hangi siyasi projede yan yana gelmiştir? Bir tane bile proje gösterebilir misin Yavuz Ağıralioğlu? Ama biz, senin ve partinin her konuda Ahmet Türk ile siyasi proje birlikteliğini örneklerle doldururuz.

          Mesela Ahmet Türk 16 Nisan 2017 referandumunda ittifak ortağınız CHP ile beraber programlar düzenleyerek “Hayır” için çalışmış ve Eğer Kürdistan’da ‘Hayır’ çok güçlü bir şekilde ortaya çıkmazsa bizim eksikliğimizdir. Ben hiçbir Kürt’ün böylesi bir onursuzluğu kabul edeceğine inanmıyorum.” açıklamalarını yapmıştır. Genel Başkan’ın Heval Akşener ve avanesi de o günlerde henüz parti kurmamışlar ve CHP sığıntısı olarak “Hayırcı” sıfatıyla ortada dolaşıyorlardı, hatırladın mı?

          Mesela Ahmet Türk, MHP Lideri Devlet Bahçeli ile değil “Adalet yürüyüşüne destek vermek için buradayız. Kimseyi dışlamadan, herkesi kapsayacak bir noktaya taşınması gerekir. En fazla adaletsizliğe uğrayan Kürtlere demokratik şartlar sağlanmazsa, adalet arayışımız eksik olur” diyerek önderiniz, lideriniz olan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte “Adalet” yürüyüşünde kol kola yürümüş, Genel Başkan’ın Meral Akşener de bu yürüyüşten hiçbir rahatsızlık duymadan “Kemal Kılıçdaroğlu yürüyor. Allah güç, kuvvet versin. Dualarım onunla” demişti, hatırladın mı?

          Mesela Ahmet Türk’ün CHP-HDP-İP arasındaki yerel seçim ittifakı için Kemal Kılıçdaroğlu ile gizlice sabah kahvaltısında buluşup deşifre oldukları günü hatırlatın mı?

          O görüşme için ne demişti Ahmet Türk?: “Görüşme teklifi CHP’den geldi. Sayın Kılıçdaroğlu’nu biliyorsunuz, çok açık konuşmaz ama söylediklerimi onayladı. Karşı çıkışı olmadı. Yerel seçimlerde doğru adaylarla daha başarılı olunacağının kaçınılmaz olduğunu herkesin görmesi gerekir. Ortak bazı çözümler olması gerekir”

Yani neymiş Yavuz Ağıralioğlu?

          Bugün sizin 3 müdür, 2 şef gönderdiğiniz CHP’li belediyeleri kazanmak için CHP-HDP-İP ittifakı, Ahmet Türk ve Kemal Kılıçdaroğlu arasında kurulmuş… Cezaevindeki PKK’lı terörist Demirtaş “CHP ve İYİ Parti’ye oy verin” demiştir. Ama HDP’li Ahmet Türk bir gün olsun MHP’ye destek çağrısında bulunmamıştır.

          MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli de bir gün olsun onun PKK’ya yardım ve yataklık yaptığı konularda taviz vermemiştir. Ahmet Türk, Mardin Büyükşehir Başkanlığı görevinden alınıp yerine kayyum atandığında CHP, DEVA, Gelecek, Saadet, HDP ve İP koro hâlinde Ahmet Türk ve diğerlerine sahip çıkarken, MHP Lideri Devlet Bahçeli aynı günlerde “Devletin kaynaklarını, milletin kazanımlarını teröristlere peşkeş çekenler pişman edilmelidir. Söz konusu büyükşehir belediye başkanları PKK’nın nam ve hesabına fütursuzca çalışan, haklarında da pek çok soruşturma ve kovuşturma bulunan terör yandaşları, terörist sevicilerdir. Belediye imkânlarını Mehmetçik katillerine sunmanın, Anayasa ve kanunları yok saymanın, sandıktan çıkan oy ve desteği yanlışa yormanın ahlaken ve hukuken bedeli herkes için bir ve aynıdır. Şayet bir belediye başkanı, silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek, silahlı terör örgütüne üye olmak, terör örgütü propagandası yapmak, suç ve suçluyu övmek için işgal ettiği makamı silah ve cephanelik gibi kullanıyorsa devlet aklı, millet ahlakı buna seyirci kalamayacaktır.” açıklamasını yapmıştır.

          İttifak yaptığınız CHP ve diğer yancı ortaklarınız kayyum atanan HDP’li belediyelere seferberlik başlatarak sahip çıkmış, 3 müdürlük, 2 şeflik için iradenizi sattığınız Ekrem İmamoğlu bile Diyarbakır’a kadar giderek Ahmet Türk ve diğer HDP’lilere destek kucaklaşmasını gerçekleştirmişti.

          Eee anlat bakalım Yavuz Bey, tüm bunlara bakınca Ahmet Türk kimin yoldaşı oluyor? Elbette nasıl terörist Demirtaş sizin yoldaşınız ise HDP’li Ahmet Türk sizden, siz de onlardansınız.

          Yavuz Bey, o yüzden elmaları, armutları birbirine karıştırmadan yorum yapmanız hem mantıklı, hem ahlaki davranış olacaktır.

          Yavuz Ağıralioğlu “PKK ile yan yana gelişimiz, tebessümümüz, fotoğrafımız asla yok” diye savunma yapıyor.

Teröristbaşı Öcalan’a ait kavramları parti programına koydunuz mu? Koydunuz.

          Teröristbaşı Öcalan’ın serbest bırakılmasını isteyen iki kişiyi genel başkan yardımcısı yaptınız mı? Yaptınız.

          4600 YPG’li teröristin öldürüldüğü Zeytin Dalı Operasyonu’na “Afrin’deki savaş senaryolarına İYİ Parti olarak baştan sona karşıyız” diyerek Türkiye’de ilk karşı çıkan oldunuz mu? Oldunuz.

          Hendek-çukur-Kobani olaylarında PKK’lı teröristleri azmettirerek toplam 846 kişinin ölümünden, 7000 kişinin yaralanmasından sorumlu terörist Demirtaş’ın serbest bırakılmasını Genel Başkan’ınız Meral Akşener ve sen dâhil parti yöneticileri istediniz mi? İstediniz.

          Apo posterleri önünde pozları olan devrimci- komünist artığı Alper Taş’ı Beyoğlu Belediye Başkan Adayı olarak desteklediniz mi? Desteklediniz. Genel Başkan’ın Heval Meral “HDP Kürtlerin siyasal temsilcisi” dedi mi? Dedi.

          Genel Başkan’ın Heval Meral, büyükelçilerle yaptığı toplantıda “Kürt sorunu biz çözeriz” diyerek etnik fitneye ateş taşıdı mı? Taşıdı.

          HDP ve terörist Demirtaş’a seçim şarkısı yapan Kardeş Türküler müzik grubunda vokalist olan kişiyi genel başkan yardımcısı, başdanışman ve meclis üyesi yaptınız mı? Yaptınız.

          PKK’nın terör örgütü kampında belgesel olarak çekilen, tamamında PKK propagandası yapılan “Bakur” isimli filmin yasaklanmasına tepki gösteren yönetmeni parti kurucusu yaptınız mı? Yaptınız.

          İttifak temeli Ahmet Türk-Kemal Kılıçdaroğlu arasında kurulan yerel seçim ittifakında İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Antalya’da, Adana’da, Mersin’de, Hatay’da ve birçok ilde HDP ile birlikte CHP adaylarını desteklediniz mi? Desteklediniz.

          HDP ve sizin desteğinizle kazanan CHP’li belediye başkanlarının HD(P)KK sevdasına, terörist Demirtaş aşkına bir tepkiniz oldu mu? Olmadı.

          Katıldığı her televizyon programında siyasi yalanlarından dolayı Pinokyo gibi burnu televizyon ekranlarından dışarı çıkan Yavuz Bey, daha sayayım mı HD(P)KK ilişkinize dair örnekler?

          Hadi biz hepsi belgeli olduğu hâlde iftira atıyoruz diyelim, yahu sizden istifa eden tüm milletvekilleriniz, belediye başkanlarınız, il ve ilçe başkanlarınız, parti kurucularınız partinizin HD(P)KK ilişkisine, terörist Demirtaş sevdanıza tepki gösterip istifa etmedi mi? Evet hepsi de sizin bu ilişkinize tepki göstererek istifa etti.

          Sizden en son istifa eden İP Adana Milletvekili İsmail Koncuk bile “Akşener ve ekibi seçimleri kazanmak için PKK talebine bile evet der.” diyerek tepkisini dile getirmedi mi?

          Yavuz Bey, o yüzden bize masal anlatmayın… MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli sizi çok iyi tanıdığı için, siyasi menfaat için her şeyi yapabileceğinizi çok iyi bildiği için hakkınızda kesin hüküm veriyor.

          Bir de konuşmanız içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kongrede gülmesini eleştiren cümleler kurdunuz. “Şehitlerimiz varken nasıl güler?” gibi sanki bu konularda çok hassas gibi triplere giriyorsunuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kongrede neye gülümsediğini, hangi diyalogdan o manzara çıktığını görmedim. Kaldı ki, son beş yıldır 17.600 terörist öldürme iradesini ve kararlılığını göstermiş bir Cumhurbaşkanı’ndan bahsediyorsunuz. Belki de aklına Gara’da öldürülen 52 terörist yahut toplamda öldürülen 17.600 terörist gelmiş ve sevinç gülümsemesi yapmıştır.

          Yavuz Bey hatırlar mısınız “Afrin’deki savaş senaryolarına İYİ Parti olarak baştan sona karşıyız” dediğiniz operasyonda 3 Şubat 2018 tarihinde toplam 8 şehidimiz vardı. Ve Genel Başkan’ın Heval Meral, 9 Şubat 2018 tarihinde basın mensuplarıyla toplantı yapmıştı. Yani 6 gün sonra… O toplantıda Meral Akşener dakikalarca kahkaha atmıştı. Yani tebessüm, gülme değil bildiğin şuh kahkahalar atmıştı. Nerede şehide saygı? Zaten CHP-HDP yanında terör örgütüne karşı yapılmış olan Afrin Operasyonu’na karşıydınız, neyin sevincini yaşıyordunuz da 8 şehidin olduğu günlerde kahkahalar atıyordunuz?

          Siyasi yalanlarla, çarpık algılarla bakalım nereye kadar gideceksiniz? Ama şunu unutmayın HD(P)KK ilişkiniz, terörist Demirtaş sevdanız ömür boyu sizde leke olarak kalacaktır.