PKK açılımcısı sahte demokrat amca!

24.01.2022 10:00

          Ben, AKP iktidarının başlattığı “Çözüm sürecinde” yaşanan hangi gelişme varsa hepsine en ağır yazıları yazmış bir yazarım. Oslo, Habur, Dolmabahçe, İmralı görüşmeleri, BOP, Barzani-Talabani ilişkileri, PYD-YPG bu yazılarımın içeriğini oluşturan ana başlıklardır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin, partimizin ve dava arkadaşlarımızın bu konulardaki tavizsiz, kararlı duruşu da bizim gibi Ülkücü, Türk milliyetçisi yazarlar için en büyük motivasyon ve mücadele kaynağı olmuştu. Haklı çıktığımız konular, bizim için tarihe bırakacağımız vicdan zaferidir.

          Geçmişte “çözüm süreci” başlatan irade, ölmeye ve öldürmeye odaklı terör örgütü PKK’nın muhatap alınamayacağını, onların bir yaratık olduğunu geç de olsa anlayarak, onların anladığı dil ne ise onunla muhatap olma kararı almış ve şimdi de bunu tavizsiz bir şekilde uygulamaktadır.

          Çözüm sürecinde Doğu ve Güneydoğu bölgesinde yol kontrollerini bile PKK’nın teröristleri yaparken, şimdi silahlı mücadeleyle başı ezilen terör örgütü PKK ülke içinde eylem yapamaz hale gelmiştir.

          İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklamıştı. Terör örgütü PKK 2014 ile 2015 yıllarında 5 bin 550 kişiyi terörist yapmak için dağa çıkarırken, son yıllarda ancak 50-100 kişiyi dağa götürebildikleri bir noktaya gelinmiştir. Terör örgütü PKK’nın mensupları dağlarda tükenme noktasına gelmiştir. Bu da terörle mücadeledeki başarıyı göz önüne sermektedir. “En iyi çözüm” millete, devlete silah doğrultmuş teröristleri imha etmektir. Bu durum bugün her yönüyle ispatlanmıştır.

          HD(P)KK’nın kudurması da işte Türk devleti ve hükümetinin bu ispatlanmış çözümü tavizsiz uygulamasından kaynaklanmaktadır.

          AK Parti hükümeti ve Cumhur ittifakı bu konuda kararlı, tavizsiz bir mücadeleyi sergileyerek terörle mücadelede başarıyı yakalamıştır.

          Peki, bugün HD(P)KK ile beraber olan CHP merkezli muhalefet niçin sürekli AKP’nin çözüm sürecindeki duruşu üzerinden Cumhur ittifakına saldırmaktadır?

          HD(P)KK ile alenen kurdukları işbirliği ve ittifak dostluğunu böyle mi kapatacaklarını sanıyorlar?

          Niçin “HD(P)KK ile berabersiniz?” diye eleştiriyorsunuz, anında “Oslo, Habur, Dolmabahçe, İmralı görüşmeleri vb. konuları” hatırlatarak kendilerinin güncel ihanet halini unutturmaya çalışıyorlar.

          AK Parti şimdi “PKK ile çözüm süreci ”değil, “PKK’ya ölüm” sürecini yaşatıyor. Muhalefet olarak niçin bir gün olsun MİT-TSK işbirliğiyle öldürülen üst düzey PKK’lılar için bir kutlama mesajı yayınlamadınız?

          Mesela teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın “kendisinden sonra örgütte sözü geçecek kişi” olarak tanımladığı Ali Haydar Kaytan isimli terörist geçtiğimiz aylarda öldürüldüğünde niçin CHP ve kuyrukları bir kutlama ve tebrik mesajı yayınlamadı?

          Birçok üst düzey PKK’lı öldürüldüğünde de bunu hiç yapmadılar. HD(P)KK ile işbirliği içinde olunca elbette kendi canları gitmiş gibi görüyorlar.

          En ilginç olan bir başka konu ise “çözüm sürecinin” yaşandığı günlerde bir kaset operasyonuyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve tayfasının sanki PKK-Öcalan konusunda bir hassasiyeti var gibi, AKP’nin geçmişte yapmaya çalıştığı çözüm süreci üzerinden örnekler vererek eleştirmesidir. Bu da ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.

          Çözüm sürecinde MHP ve Lideri Devlet Bahçeli’nin duruşu, mücadelesi yazı ve görsel her türlü ispatıyla ortadadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun çözüm sürecine ciddi bir şekilde karşı durduğunu örneğiyle gösterebilecek var mıdır?

Ne mücadelesi efendim… Aslında o sürecin arka planda ve destekçilerinden biriydi.

          Bugün ortağı Meral Akşener “Öcalan’a özgürlük” isteyen iki genel başkan yardımcısına bakmadan“ Cumhur ittifakı Öcalan’a serbest bırakacak” hezeyanlarında bulunuyor ya, Meral Akşener’de resmi ortağı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişte “Bülent Arınç’ın Öcalan’ın ev hapsi ile ilgili önerisi uygulanabilir mi?” sorusuna verdiği şu cevaba bakabilir mi?

          “Bu konu içerikli ilgiliydi. Biz yol haritamızda içerik belirtmedik. Dört siyasi parti bir araya gelir ve AKP temsilcisi de bu görüşü deklare ederse tartışılır. Uzlaşma sağlanırsa meselemiz yok. İçerik tartışmasının medya aracılığıyla yapılması bu işi çıkmaza götürür. Dört parti aynı noktaya gelirse, uzlaşma sağlanırsa başımızın üstüne. Uzlaşılan her konu başımızın üstüne.”

Ben bu açıklamasını arşivlere bakarken yeni gördüm.

          17 Haziran 2012 tarihinde Zonguldak ziyaretinde gazetecilerin sorduğu sorulara cevap verirken “Uzlaşma olursa ÖCALAN’IN EV HAPSİNE destek vereceklerini” belirtmiş… Bu adam Atatürk’ün kurduğu partide genel başkan düşünün işte…

          CHP’ye yeni genel başkan olduğu ilk yılda (2010) Van mitingine giderken gazetecilere “Devletin Öcalan ve PKK’lılarla görüşmesinde bir sakınca görmediğini” açıklayan da Kemal Kılıçdaroğlu imiş… Onu da arşiv çalışmamda yeni gördüm.

          2011 yılında da Samanyolu televizyonuna katılmış orada da devlet heyetinin teröristbaşı Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmelere de değinerek “Hükümetin Abdullah Öcalan ile görüştüğü söyleniyor, olabilir” diyerek, sorunun çözümü için Öcalan ile görüşülebileceğini söylemiş…

          Kemal Kılıçdaroğlu o dönem çözüm sürecine karşı çıkmamış aksine “Biz Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yeni bir kredi açıyoruz, çözün sorunu. Sorunu çözmede samimi olacaksınız, ‘ben bu sorunu çözmek istiyorum’ diyeceksiniz. Samimi olarak bu sorunu çözmek istiyorsanız çözüm araçlarını paylaşmaktan çekinmeyeceksiniz, korkmayacaksınız” sözleriyle desteklemiş…

          Demek ki teröristbaşı Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde “Heyeti geliştirmemiz gerekiyor. Eşbaşkanlar olmalı, parlamento kanadını geliştireceğiz. Kılıçdaroğlu’na bilgi verin. Çözümün bir parçası olmak istiyorum diyor. Olsun” demesi boşa değilmiş…

          Kemal Kılıçdaroğlu o süreçte kimi zaman pasif karşı çıkışlarla, kimi zaman açıktan destek vererek, kimi zaman susarak, kimi zaman tribünlere oynayarak ama her sonuçta çözüm sürecine destek olmuştur. 2015 yılından sonrada PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile tek vücut olmuş ve 2022 yılına kadar bu birlikteliği sürdürmüştür. Her geçen süreçte CHP ve HD(P)KK işbirliği daha da güçlenmiştir.

          AKP’nin yaptığı çözüm sürecini eleştiriyor gözükerek, sadece 2015-2022 yılına sığdırdıkları kendi PKK açılımlarının eleştirilmesini engellemeye çalışıyorlar. AKP’nin yaptığı çözüm sürecinden örnekler vererek eleştiriyorsunuz da, AK Parti’nin tavizsiz terörle mücadelesini şimdi niçin desteklemiyorsunuz?

Safınız niçin HD(P)KK olmuş durumdadır?

Anlatsana bize gençlerin sahte demokrat emmisi?

          HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar’ın CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında söylediği “PKK ve Öcalan konusunda CHP ile aramızda hiçbir sorun yok” sözü bile tüm CHP’liler tarafından susarak kabullenilmiştir.

          Kemal Kılıçdaroğlu nasıl bir hipnoz edilmiş “Yeni CHP” yarattıysa, CHP’nin ruhuna girmiş HD(P)KK parti içinde kimseyi rahatsız etmemektedir. İmralı’dan “Kemal’e selam söyleyin” diyen teröristbaşı Öcalan’ın gözdesi Kılıçdaroğlu HD(P)KK’nın Cumhurbaşkanı adayıdır. HD(P)KK yoksa Kemal Kılıçdaroğlu bir hiçtir.