Ruhlarındaki 15 Temmuz ihanet ateşi hâlâ yanıyor!

16.07.2021 10:00

          15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 5 yıl geçti. Öncelikle bu hain darbe girişiminde yurdunu yaşatmak için can verip şehit olanlara Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Tankların önüne geçip ezilen, kurşunların üzerine yürüyen gazilerimize de minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Türkiye üzerinde bölmeparçalama ve Cumhuriyet rejimini ele geçirme hesapları yapan emperyalist ülkeler, bu hedefleri için ülkemiz üzerinde ve bölgede birçok terör örgütü oluşturuyor ve onları kullanıyor.

          Merkezi ABD olan terör örgütü FETÖ de bunlardan biridir. Şimdi dikkat edin ABD hepsini birleştirmiş durumdadır. Bir PKK’lı terörist ile FETÖ’cü terörist arasında Türkiye üzerinde yaptığı propagandalarda zerre kadar fark yoktur. Mesela Ömer Faruk Gergerlioğlu bu duruma en iyi örnektir. Hem PKK’yı savunuyor, hem FETÖ’yü savunuyor, hem de PKK’nın siyasi uzantısı HDP’den milletvekili seçildi. Bölücülük yüzünden cezaevine girmişti, AYM sağ olsun onu kurtardı. Şimdi tekrar TBMM’ye girmek için debeleniyor. Bunun için de hem PKK’lılar, hem FETÖ’cüler âdeta seferberlik başlatmış durumdadır. Tasmasının ucu ABD’de olan PKK’lılar ve FETÖ’cüler, Türkiye üzerinde hangi gelişme olursa olsun aynı propagandayı yapmaktadır.

          Bir gerçek de şu olmuştur. Türkiye’de ne kadar terör örgütü varsa merkez olarak CHP’yi görmekte ve desteklemektedir. Genel ve yerel seçimlerde PKK ve FETÖ, CHP’ye oy verme çağrısında bulunmuştur. FETÖ’nün tüm yazarları, yorumcuları, elemanları, PKK’ya hizmet eden siyasiler, yazarlar, yorumcular ve Kandil’deki tüm teröristbaşları yazılı, videolu açıklamalar yaparak CHP’ye oy verme çağrılarını tarihe not olarak düşmüşlerdir.

          Deniz Baykal’a yapılan kaset operasyonu sonrası CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu da bu terör örgütlerinin sahiplenmesini, desteğini karşılıksız bırakmıyor. Zaten o terör örgütleri karşılık bulmasalar niçin “Oyunuzu CHP’ye verin” çağrısında bulunsun?

          Bu yüzden PKK’nın ve FETÖ’nün siyasi ayağı bu ülkede temizlenmeden bu terör örgütlerinin bitmesi mümkün değildir.

          Günümüzde karşılıklı birbirine sahip çıkan CHP, FETÖ, PKK iken, mevcut ihanetlerini gölgelemek için AKP’nin geçmişteki PKK, FETÖ ilişkisi üzerinden şeytanca bir algı operasyonu yapıyorlar. Geçmişte AKP’nin bunlarla ilişkisi, iş birliği oldu, biz de o günlerde bu duruma karşı ciddi mücadele verdik. Peki, FETÖ ve PKK şimdi kiminle hareket ediyor? CHP ve yancılarıyla değil mi?

          Ben şahsen Kemal Kılıçdaroğlu’nun PKK’nın, FETÖ’nün, DHKP-C’nin, YPG’nin, PYD’nin siyasi ayağı olduğu kanısındayım. Bu sadece benim düşüncem olmaktan ziyade toplumda artık yaygın bir kanaat olmaya başlamıştır. Sadece bir terör örgütüne değil, hepsine yerine ve zamanına göre siyasi avukatlık yapmaktadır.

          Kemal Kılıçdaroğlu biliyorsunuz 15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen sonra gerçekleşen Yenikapı mitingine katılmış ve orada Türkiye’nin atmosferini de göz önünde bulundurarak “15 Temmuz akşamı Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanan bir çete grubu Türk demokrasisine darbe yapmak istedi. Parlamento’ya darbe yapmak istedi. Daha doğrusu size, bize, hepimize darbe yapmak istedi. Ama çok şükür özellikle buradan TBMM’yi 15 Temmuz akşamı sabaha kadar açık tutan ve yöneten TBMM Başkanı’na yürekten teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Parlamenter sistemimize karşı bir darbe yapmak istediler. Bizim Cumhuriyet tarihimizin en kanlı darbe girişimidir bu. 240 şehidimiz var. 240 aslanımızı toprağa verdik, 240 demokrasi şehidimize Allahtan gani gani rahmet diliyorum” konuşmasını yapmıştı.

          Ama kısa bir süre sonra Adana’da bir miting düzenleyerek FETÖ’cü tüm gazetecilerin ismini sayarak onların serbest bırakılmasını istemiş ve “15 Temmuz tiyatrodur” demeye başlamıştı. Ve o günden bugüne FETÖ’cülerle her konuda aynı ağzı kullanmakta, aynı hedefte iş birliği yapmaktadır. FETÖ’cüler onu artık o kadar benimsemiştir ki, 15 Temmuz hain darbe girişimin 5. yılında hazırladıkları belgesellerinde onun “15 Temmuz tiyatrodur” sözünü referans almaktadır.

          ABD’den kendine iktidar uman Kemal Kılıçdaroğlu, doğal olarak ABD’nin tasmasını tuttuğu PKK ve FETÖ ile çok iyi geçinmektedir. Ne PKK’yı, ne FETÖ’yü incitecek zerre bir söz kullanmamaktadır.

          FETÖ’nün, PKK’nın siyasi ayağı tekrar güncellenerek hesap sorulması gereken bir süreci yaşıyoruz. Eğer PKK’nın, FETÖ’nün siyasi ağı ortaya çıkarılmaz ise bu ülkede ne 15 Temmuzlar, ne şehitler, ne gaziler, ne acılar biter. Bu durumu şu an FETÖ ve PKK’nın siyasi ayağı konumundaki CHP ve HDP’ye bakarak değerlendirmek lazımdır. Bu iğrenç ayak kimde varsa, o ayak koparılmalıdır.

          15 Temmuz hain darbe girişimi, arkasında ABD’nin olduğu bir hainliktir. Terör örgütü PKK’ya tonlarca silah yardımı yapan ABD gerçeğini de göz önüne alırsak, bugün FETÖ ve PKK’ya âdeta sıcak yuva hâline gelen CHP’nin ipinin kimlerin elinde olduğunu da anlayabilirsiniz. Dünü dünde, bugünü bugünde değerlendirirseniz karşımıza çok güncel bilgiler çıkacaktır.

          Kaset operasyonuyla ele geçirilen CHP, bugün Atatürk’ten yana mı yoksa teröristbaşı Öcalan’dan mı, Fethullah Gülen’den mi, terörist Demirtaş’tan yana mı?

          Bunun cevabını hem de CHP Genel Merkezi içinde “Hem Abdullah Öcalan hem de PKK konusunda CHP-HDP arasında görüş farklılığı olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu yöneltildiğinde “Bu konularda bir sorun olduğunu düşünmüyoruz” cevabını veren HDP Eş Başkanı Mithat Sancar’ın bu sözünde bulabilirsiniz.

Tüm bunları gören, 15 Temmuz’un hain hedefini anlayabilir.

          Aksi hâlde yılın 12 ayında Türkiye’ye her türlü musibeti yaşatma hedeflerine devam ederler. CHP ve yancılarını dikkatli takip edin, ruhlarında 15 Temmuz ihanetinin ateşiyle geziyorlar…