Türkgün | Sağlık | Ateş görünce antibiyotik kullanmayın! Uzmandan doğru bilinen yanlışlar uyarısı

Ateş görünce antibiyotik kullanmayın! Uzmandan doğru bilinen yanlışlar uyarısı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, ateşin tek başına bakteriyel enfeksiyon anlamına gelmediğini belirterek antibiyotik kullanımında doktor değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, ateşin tek başına bakteriyel enfeksiyon anlamına gelmediğini belirterek antibiyotik kullanımında doktor değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.

KAYNAK: İHA

Adana’da görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, sağlık konusunda doğru bilgiye ulaşmanın ve tedavilerin kişiye özel şekilde uygulanmasının önemine dikkat çekerek, toplumda yaygın olan bazı “doğru bilinen yanlışları” anlattı.

Ateş her zaman bakteriyel enfeksiyon anlamına gelmiyor

Toplumda en sık karşılaşılan yanlışlardan birinin ateş görüldüğünde antibiyotik kullanılması gerektiği düşüncesi olduğunu belirten Özgül, ateşin vücudun enfeksiyonlara karşı geliştirdiği doğal yanıtlardan biri olduğunu söyledi.

Özgül, “Ateş, tek başına bir bakteriyel enfeksiyonun varlığı anlamına gelmez. Özellikle viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin herhangi bir tedavi edici etkisi yoktur” dedi.

Gereksiz antibiyotik kullanımının antibiyotik direncine yol açabileceğini belirten Özgül, bu durumun ilerleyen dönemlerde bazı enfeksiyonların tedavisini zorlaştırabileceğini ifade etti. Antibiyotiklerin yalnızca doktor değerlendirmesi ve önerisiyle kullanılması gerektiğini vurguladı.

Fazla vitamin kullanmak daha sağlıklı olmak anlamına gelmiyor

Vitamin ve minerallerin sağlıklı yaşam için gerekli olduğunu ancak daha fazla tüketmenin her zaman daha faydalı olmadığını belirten Özgül, özellikle bazı vitaminlerin gereğinden fazla alınmasının sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi.

Takviye ürünlerinin gelişigüzel kullanılmaması gerektiğini ifade eden Özgül, kişinin beslenme düzeni ve ihtiyaçlarının değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti. Eksiklik tespit edilmesi halinde ise uygun takviyelerin doğru dozda kullanılması gerektiğini belirtti.

“Soğuk hava grip yapar” inanışı doğru değil

Soğuk havaya maruz kalmanın tek başına grip veya soğuk algınlığına neden olduğu düşüncesinin de yaygın bir yanlış olduğunu belirten Özgül, bu hastalıkların temel nedeninin virüsler olduğunu söyledi.

Soğuk aylarda insanların daha fazla kapalı ortamlarda bulunmasının enfeksiyonların kişiden kişiye bulaşmasını kolaylaştırabildiğini belirten Özgül, hastalıklardan korunmak için yalnızca sıcak giyinmenin yeterli olmadığını ifade etti.

El hijyenine dikkat edilmesi ve kapalı ortamların uygun şekilde havalandırılması gerektiğini vurguladı.

Herkes için “günde 2 litre su” kuralı yok

Günlük sıvı tüketimi konusunda da toplumda yaygın bir kalıp bulunduğunu belirten Özgül, “Günde mutlaka iki litre su içilmeli” önerisinin herkes için geçerli olmadığını söyledi.

Sıvı ihtiyacının yaş, vücut ağırlığı, beslenme şekli, fiziksel aktivite, hava sıcaklığı ve kişinin sağlık durumuna göre değişebileceğini belirten Özgül, sıcak havalarda ve yoğun fiziksel aktivite sırasında sıvı ihtiyacının artabileceğini ifade etti.

Özgül, tek bir rakama bağlı kalmak yerine kişinin susuzluk belirtilerini dikkate almasının ve kendi koşullarına uygun miktarda sıvı tüketmesinin daha doğru olduğunu kaydetti.

Şikayet olmaması hastalık olmadığı anlamına gelmiyor

Bazı hastalıkların özellikle erken dönemlerde herhangi bir belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Özgül, kişinin kendisini iyi hissetmesinin bütün sağlık değerlerinin normal olduğu anlamına gelmeyebileceğini belirtti.

Düzenli sağlık kontrollerinin önemine işaret eden Özgül, kişinin yaşı, cinsiyeti ve risk faktörlerine uygun taramaların bazı hastalıkların erken dönemde fark edilmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...