Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Diş Hekimi Hakan Peker, çocuklarda diş hekimi korkusunun azaltılmasında dijital anestezi yönteminin önemli bir avantaj sağladığını belirtti. Geleneksel enjektörlerin oluşturduğu iğne korkusu, enjeksiyon sırasında yaşanan basınç ve tedavi sonrası uzun süren hissizliğin çocuklarda kaygıya yol açabildiğini ifade eden Peker, bilgisayar kontrollü lokal anestezi sayesinde ilacın dokuya yavaş ve kontrollü şekilde verildiğini söyledi. Peker, “Ağrı hissetmeyen ve iğne görseliyle strese girmeyen çocuk hasta, tedaviye daha rahat uyum sağlar” dedi.
ÇOCUKLARDA DİŞ HEKİMİ KORKUSUNUN TEMELİNDE İĞNE KORKUSU VAR
Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Diş Hekimi Hakan Peker, diş hekimi muayenelerinin pek çok çocuk için büyük bir endişe kaynağı olduğunu belirtti.
Çocuklarda bu endişenin temel nedenlerinden birinin iğne ve enjeksiyon korkusu olduğunu ifade eden Peker, geleneksel enjektörlerin oluşturduğu görsel kaygının yanı sıra ilacın dokuya aniden verilmesiyle ortaya çıkan basınç hissinin de çocukları olumsuz etkilediğini söyledi.
Peker, tedavi sonrasında saatlerce devam eden hissizliğin de çocuk hastaların tedavi koltuğundan uzaklaşmasına neden olabildiğini dile getirdi.
Modern pedodontide öne çıkan dijital anestezi (bilgisayar kontrollü lokal anestezi) teknolojisi sayesinde bu sürecin çocuklar açısından korkulu bir deneyim olmaktan çıkarak daha konforlu hale geldiğini belirten Peker, yöntemin çocukların tedaviye uyumunu da artırdığını kaydetti.
“DOKU GERİLMESİ VE ‘YANMA’ HİSSİ OLUŞMAZ”
Diş hekimi Hakan Peker, dijital anestezinin geleneksel enjeksiyon yönteminden farklı olarak anestezik sıvının dokuya aktarılma hızını, miktarını ve basıncını bilgisayar kontrollü sistemle ayarladığını ifade etti.
Peker, yönteme ilişkin şu bilgileri verdi:
“Dijital anestezi hekimin elle yaptığı manuel enjeksiyonun aksine, anestezik sıvının dokuya veriliş hızını, miktarını ve basıncını mikroçip kontrollü bir yazılım vasıtasıyla ayarlayan ileri bir teknolojidir. Genel kanının aksine, anestezi sırasında hissedilen ağrının ana sebebi iğnenin ucu değil; ilacın doku içerisine hızlı bastırılmasıyla oluşan doku içi basınç ve gerilmedir.”
Dijital anestezi cihazının hastanın doku direncini milisaniyeler içinde ölçtüğünü belirten Peker, anestezik solüsyonun hastanın anlık doku hissiyatına ve direncine uygun şekilde son derece yavaş, damla damla ve sabit basınçla iletildiğini söyledi.
Peker, bu sayede doku gerilmesi ve “yanma” hissinin oluşmadığını, çocuğun ağrı eşiği aşılmadan kademeli olarak uyuştuğunu ifade etti.
“İĞNE GÖRSELİYLE STRESE GİRMEYEN ÇOCUK TEDAVİYE DAHA RAHAT UYUM SAĞLAR”
Dijital anestezinin çocuk diş hekimliğinde sağladığı avantajlara da değinen Peker, cihazların uç kısımlarının geleneksel metal enjektörlere benzemediğini belirtti.
Peker, tükenmez kalem veya küçük bir ölçüm çubuğu görünümündeki cihazın çocuklarda “iğne olacağım” imajını ve buna bağlı görsel kaygıyı tetiklemediğini söyledi.
Anestezik sıvının bilgisayar kontrolünde kademeli olarak verildiğini belirten Peker, ilk temastan itibaren hissedilen acı veya sızı seviyesinin yok denecek kadar az olduğunu aktardı.

SADECE TEDAVİ EDİLECEK BÖLGE UYUŞTURULABİLİYOR
Peker, dijital anestezinin bir diğer avantajının ise uyuşturulan bölgenin daha sınırlı tutulabilmesi olduğunu ifade etti.
Geleneksel yöntemlerde sıklıkla tüm çene, dudak ve dilin uyuştuğunu belirten Peker, dijital sistem sayesinde yalnızca işlem yapılacak diş ve çevresindeki sınırlı alanın hedeflenebildiğini söyledi.
Tedavi sonrasında dudak ve yanakta oluşan uzun süreli hissizliğin de bu yöntemle ortadan kalktığını belirten Peker, böylece çocukların uyuşuk bölgeyi fark etmeden ısırarak kendilerine zarar vermesinin ve buna bağlı dokusal travmaların önlenebildiğini dile getirdi.
“ÇOCUK HASTA TEDAVİYE DAHA RAHAT UYUM SAĞLAR”
Peker, dijital anestezinin çocukların tedavi sürecine uyumunu kolaylaştırdığını belirterek şöyle konuştu:
“Bu noktada ağrı hissetmeyen ve iğne görseliyle strese girmeyen çocuk hasta, tedaviye daha rahat uyum sağlar. Bu durum hekimin işlemlerini çok daha hızlı ve güvenle tamamlamasına olanak tanır.”
Peker, erken yaşta klinik ortamında ağrısız ve konforlu bir tecrübe yaşayan çocuklarda ömür boyu sürebilecek diş hekimi korkusunun (dentofobi) gelişmesinin önüne geçilebileceğini ifade etti.
“EBEVEYNLER İÇİN GÜVENLİ BİR ALTERNATİF”
Dijital anestezi uygulamasının ebeveynler ve hekimler açısından güvenilir bir yöntem olduğunu belirten Peker, kullanılan anestezik maddelerin geleneksel anestezide kullanılanlarla aynı olduğunu söyledi.
Peker, yöntemin farkının ilacın içeriğinde değil, dokuya aktarılma biçiminde olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kullanılan ilacın içeriği açısından geleneksel anesteziyle aynı güvenilir anestezik maddeleri barındırır. Farkı oluşturan tek unsur, ilacın dokuya aktarılma biçimidir. Dolayısıyla çocuk bünyesi için tamamen güvenli bir yöntemdir.”
Diş tedavilerinde konforu artıran ve ağrı algısını sıfırlayan bu teknolojik yaklaşımın, çocukların hekimle güvene dayalı pozitif bir bağ kurmasına yardımcı olduğunu belirten Peker, yöntemin ebeveynlerin süreçteki endişelerini de giderdiğini ifade etti.
Peker, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Unutulmamalıdır ki, çocukluk döneminde atlatılan bir kaygı, yetişkinlikte sağlıklı bir ağız ve diş bakım alışkanlığının en sağlam temelidir.”