Türkgün | Sağlık | Çocuklarda şiddetin nedeni ne? Uzmanı tek tek anlattı

Çocuklarda şiddetin nedeni ne? Uzmanı tek tek anlattı

Okul çağında kavga, dışlama ve tehdit gibi davranışlar zaman zaman normalleştirilebiliyor. Klinik Psikolog Cansu Kaya, çocuklarda şiddetin altında yalnızca davranışsal sorunların değil, farklı psikolojik ve sosyal etkenlerin de bulunabileceğine dikkat çekti.

Okul çağında kavga, dışlama ve tehdit gibi davranışlar zaman zaman normalleştirilebiliyor. Klinik Psikolog Cansu Kaya, çocuklarda şiddetin altında yalnızca davranışsal sorunların değil, farklı psikolojik ve sosyal etkenlerin de bulunabileceğine dikkat çekti.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: İHA

Okul çağında çocuklar arasında yaşanan kavga, dışlama, tehdit, aşağılama ve fiziksel saldırılar zaman zaman “çocuklar arasında olur” şeklinde değerlendirilebiliyor. Ancak şiddetin tekrarlayan bir davranış haline gelmesi, güç dengesizliği içermesi veya çocuğun fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü tehdit etmesi, durumun daha yakından ele alınmasını gerektiriyor.

Klinik Psikolog Cansu Kaya, çocuklarda şiddet davranışının yalnızca “yaramazlık” ya da “disiplin problemi” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek duygu düzenleme becerilerinden aile içindeki iletişim biçimine, akran baskısından dijital içeriklere kadar birçok faktörün bu davranışın ortaya çıkmasında rol oynayabileceğini söyledi.

Şiddet bazen ifade edilemeyen duyguların dili olabiliyor

Çocuklar; öfke, hayal kırıklığı, kıskançlık, yetersizlik, kaygı veya dışlanmışlık gibi yoğun duygularla karşılaştıklarında bunları yetişkinler gibi söze dökemeyebiliyor.

Duygularını tanıma ve düzenleme becerileri henüz gelişim aşamasında olan bir çocuk, yaşadığı içsel gerilimi davranış yoluyla dışa vurabiliyor.

Klinik Psikolog Cansu Kaya, özellikle duygu düzenleme becerilerinin yetersizliğinin önemli bir konu olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Çocuk öfkelendiğinde ne yapacağını, hayal kırıklığı yaşadığında nasıl sakinleşeceğini veya bir çatışmayı nasıl çözebileceğini öğrenmediyse, duygusunu davranış üzerinden ifade edebilir. Burada amaç yalnızca ‘öfkelenme’ demek değil; çocuğa öfkesini fark etmeyi, adlandırmayı ve yönetmeyi öğretmektir.”

Kaya, çocuğun şiddet davranışının altında ne olduğunu anlamaya çalışmanın davranışı onaylamak anlamına gelmediğini belirterek, bunun doğru sınırı koyabilmenin ve etkili müdahalenin ilk adımı olduğunu söyledi.

Çocuk şiddeti sosyal çevresinden öğrenebilir

Şiddet davranışının oluşmasında çocuğun içinde bulunduğu sosyal çevrenin de önemli bir etkisi bulunuyor.

Kaya, evde sorunların bağırma, tehdit, aşağılama veya fiziksel güç kullanımıyla çözüldüğüne tanık olan çocukların çatışma karşısında bu davranışları bir çözüm yöntemi olarak öğrenebileceğine dikkat çekti.

“Evde sorunların bağırma, tehdit, aşağılama veya fiziksel güç kullanımıyla çözüldüğüne tanık olan çocuk, çatışma karşısında bu davranışları bir çözüm yöntemi olarak öğrenebiliyor. Bu nedenle ebeveynlerin yalnızca çocuklarına söyledikleri sözler değil, çatışma anında sergiledikleri davranışlar da birer rol model niteliği taşıyor. Çocuğa ‘kimseye vurma’ derken evde öfkelendiğimizde bağırıyor, tehdit ediyor veya aşağılayıcı ifadeler kullanıyorsak, çocuk açısından verilen mesajlar birbiriyle çelişebilir. Çocuklar özellikle erken yaşlarda, davranışları gözlemleyerek öğrenir.”

Güçlü görünme ihtiyacı şiddeti besleyebiliyor

Çocukluk ve özellikle ergenlik döneminde akran grubu tarafından kabul edilmek önemli bir psikolojik ihtiyaç haline geliyor.

Bazı çocuklar gruba dahil olabilmek, dışlanmamak veya “güçlü” görünmek amacıyla tek başına yapmayacağı davranışlara dahil olabiliyor.

Özellikle özsaygısı kırılgan veya sosyal kabul ihtiyacı yüksek çocuklarda saldırgan davranışın bir tür statü kazanma aracı olarak kullanılabildiğine dikkat çeken Kaya, şöyle konuştu:

“Bazen çocuk için mesele karşısındaki kişiye zarar vermekten çok, grubun içinde nasıl göründüğüdür. Bu nedenle akran grubunun dinamiklerini anlamadan yalnızca bireysel davranışa odaklanmak yeterli olmayabilir.”

Dijital dünya şiddeti normalleştirebiliyor

Kaya, çocukların maruz kaldığı dijital içeriklerin de şiddet davranışının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“Şiddetin yoğun biçimde işlendiği içerikler, siber zorbalık, çevrim içi aşağılama ve başkasının yaşadığı acının bir eğlence unsuru haline getirilmesi, çocukların şiddete yönelik algısını etkileyebiliyor. Dijital ortamın önemli farklarından biri ise davranışın sonucuyla karşılaşma biçimi. Çocuk, ekranın diğer tarafındaki kişinin yaşadığı üzüntüyü, korkuyu veya incinmeyi yüz yüze deneyimlemediğinde, empati kurmak daha zor hale gelebiliyor. Bu nedenle çocukların dijital dünyadaki deneyimlerinin yalnızca ‘hangi uygulamaları kullanıyor?’ sorusuyla değil, ‘neler izliyor, hangi davranışlara maruz kalıyor ve çevrim içi ortamda nasıl iletişim kuruyor?’ sorularıyla da değerlendirilmesi gerekiyor.”

Ebeveynler hangi işaretlere dikkat etmeli?

Çocuğun şiddet davranışı sergilemesi kadar, şiddete maruz kalmasının da erken fark edilmesi gereken bir durum olduğunu belirten Kaya, bazı davranışların dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.

“Çocuğun okula gitmek istememesi, arkadaşlarından uzaklaşması, içine kapanması, ani öfke patlamaları, uyku veya yeme düzeninde belirgin değişiklikler, akademik performansta düşüş ya da okulla ilgili konuşmaktan kaçınması dikkat edilmesi gereken işaretler arasında yer alabiliyor. Ancak bir davranış tek başına şiddet veya zorbalık göstergesi olarak değerlendirilmemeli. Değişimin süresi, sıklığı ve çocuğun genel işlevselliğiyle birlikte ele alınması önemli olmaktadır.”

Çözüm yalnızca cezalandırmak değil, beceri kazandırmak

Okul ortamındaki şiddetin önlenmesinde cezai yaptırımların yanı sıra önleyici ruh sağlığı çalışmalarının da önemli olduğunu belirten Kaya, okul-aile-çocuk iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kaya, çocuklara erken yaşlardan itibaren duygularını tanıma ve ifade etme, öfkeyi düzenleme, empati kurma, farklılıklara saygı gösterme, çatışmaları şiddet kullanmadan çözme ve gerektiğinde yardım isteme becerilerinin kazandırılması gerektiğini ifade etti.

Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çocuğa yalnızca neyi yapmaması gerektiğini söylemek yerine, zorlandığı anda ne yapabileceğini de öğretmeliyiz. ‘Vurma’ demek kadar, ‘öfkelendiğinde geri çekil, nefes al, kendini ifade et ve bir yetişkinden yardım iste’ diyebilmek de önemlidir.”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...