Göz seğirmesi, çoğunlukla alt veya üst göz kapağındaki kasların kısa süreli ve istemsiz kasılmasıyla ortaya çıkıyor. Genellikle zararsız olan bu durum birkaç gün veya hafta içinde kendiliğinden geçebiliyor. Yetersiz uyku, yoğun stres, uzun süre ekrana bakmak, aşırı kafein tüketmek, göz kuruluğu ve çevresel tahriş yaygın tetikleyiciler arasında yer alıyor. Seğirmenin haftalarca devam etmesi, gözün tamamen kapanmasına yol açması veya yüzün başka bölümlerine yayılması durumunda göz doktoruna başvurulması öneriliyor.
STRES VE UYKUSUZLUK TETİKLEYEBİLİR
Göz kapağında görülen hafif seğirmeler tıp dilinde “miyokimi” olarak adlandırılıyor. Yoğun stres ve yetersiz uyku, göz çevresindeki kasların istemsiz şekilde kasılmasına neden olabiliyor.
Dinlenmek ve uyku düzenini iyileştirmek, seğirmenin hafiflemesine yardımcı olabilir. Ancak şikâyetin uzun süre devam etmesi hâlinde yalnızca yorgunluğa bağlanmaması gerekiyor.

FAZLA KAFEİNE DİKKAT
Kahve, çay, enerji içeceği ve kafein içeren diğer ürünlerin fazla tüketilmesi göz seğirmesini artırabiliyor. Seğirmenin başladığı dönemde kafein tüketimini azaltarak değişiklik olup olmadığı gözlemlenebilir.
Uzmanlar, fazla kafeinin yanı sıra alkol, nikotin, parlak ışık, yorgunluk ve stresin de göz kapağı seğirmesini tetikleyebileceğini belirtiyor.
UZUN SÜRE EKRANA BAKMAK GÖZÜ YORUYOR
Bilgisayar, telefon veya televizyon ekranına uzun süre ara vermeden bakmak göz yorgunluğuna yol açabilir. Ekran kullanımı sırasında daha az göz kırpmak, göz yüzeyindeki kuruluğu ve tahrişi artırarak seğirmeyi tetikleyebilir.
Düzenli aralar vermek, ekranın parlaklığını ortama göre ayarlamak ve uzaktaki bir noktaya bakarak gözleri dinlendirmek yararlı olabilir.
GÖZ KURULUĞU VE TAHRİŞ DE ETKİLİ OLABİLİR
Rüzgâr, hava kirliliği, parlak ışık ve göz yüzeyindeki tahriş seğirmeye neden olabilir. Gözde batma, yanma veya kumlanma hissinin eşlik etmesi, göz kuruluğunu düşündürebilir.
Uzmanlar, seğirmeyle birlikte gözlerde sürekli rahatsızlık ve kumlanma hissi bulunan kişilerin göz doktoruna başvurmasını öneriyor.
HER SEĞİRME MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ DEĞİL
Göz seğirmesi toplumda sıklıkla magnezyum eksikliğiyle ilişkilendirilse de yalnızca bu belirtiye bakılarak vitamin veya mineral eksikliği tanısı konulamaz. Doktor önerisi olmadan takviye kullanmak yerine beslenme düzeninin değerlendirilmesi ve gerekli görülürse kan testi yapılması gerekiyor.

SEĞİRMEYİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Uyku süresini artırmak, stresi azaltmak ve kafein tüketimini sınırlamak ilk uygulanabilecek adımlar arasında yer alıyor. Ekran kullanımına ara verilmesi ve gözlerin ovuşturulmaması da tahrişin azalmasına yardımcı olabilir.
Kullanılan bir ilacın seğirmeyi tetiklediğinden şüpheleniliyorsa ilaç kendi kendine bırakılmamalı; doktor veya eczacıya danışılmalıdır.
BU BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURUN
Göz seğirmesinin birkaç hafta içinde geçmemesi, her kasılmada göz kapağının tamamen kapanması veya gözü açmakta güçlük yaşanması durumunda muayene olunması gerekiyor. Gözde kızarıklık, şişlik, akıntı veya göz kapağında düşme de değerlendirme gerektiren belirtiler arasında bulunuyor.
Seğirmenin yanağa ve ağza yayılması, vücudun başka bölgelerinde de görülmesi ya da kaslarda güçsüzlük ve sertliğin eşlik etmesi hâlinde sağlık kuruluşuna başvurulmalı.