Tuvalete çıkma sıklığının azalması, dışkının sertleşmesi ve dışkılama sırasında zorlanma, kabızlığın belirtileri arasında yer alıyor. Ancak bağırsak düzeni kişiden kişiye değişiyor. Her gün tuvalete çıkmamak tek başına hastalık anlamına gelmediği gibi, günlük dışkılamaya rağmen belirgin zorlanma yaşanması da kabızlıkla ilişkili olabiliyor.
Beslenme değişiklikleri, yetersiz sıvı tüketimi, hareketsizlik ve tuvalet ihtiyacını erteleme bağırsak düzenini etkileyebiliyor. Bazı ilaçlar ve sağlık sorunları da şikâyete yol açabildiği için tekrarlayan kabızlığı yalnızca yenilen yiyeceklere bağlamamak gerekiyor.
LİFİ BİRDEN DEĞİL, KADEMELİ ARTIRIN
Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıllar lif alımını artırmaya yardımcı oluyor. Öğünlerde beyaz ekmek yerine tam tahıllı seçeneklere yer vermek, sebze tüketimini artırmak ve meyveyi suyu yerine kendisiyle tüketmek bu açıdan yarar sağlayabiliyor.
Ancak lif miktarını bir anda yükseltmek gaz ve şişkinliği artırabiliyor. Değişiklikleri birkaç güne yaymak ve vücudun verdiği yanıtı izlemek daha uygun oluyor. Lifli besinler herkeste aynı etkiyi göstermediğinden, yakınmalar artıyorsa miktarı zorlayarak yükseltmek yerine değerlendirme almak gerekiyor.
YETERLİ SIVI, LİFİN ETKİSİNİ DESTEKLİYOR
Yeterli sıvı almak, dışkının yumuşamasına ve lifin işlevini yerine getirmesine yardımcı oluyor. Özellikle lif tüketimi artırılırken sıvının ihmal edilmemesi önem taşıyor.
Bununla birlikte herkes için geçerli tek bir su miktarı bulunmuyor. İhtiyaç; yaşa, aktiviteye, hava koşullarına ve sağlık durumuna göre değişiyor. Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunanların, tüketimlerini hekimlerinin önerisine göre düzenlemesi gerekiyor. Yeterince sıvı alan bir kişinin kendisini aşırı su içmeye zorlaması ise kabızlığı mutlaka gidermiyor.

HAREKETSİZ GEÇEN SAATLERE ARA VERİN
Düzenli fiziksel aktivite, kabızlık şikâyetlerinin hafiflemesine katkıda bulunabiliyor. Gün içinde yürümek ve uzun süre oturulan saatlere hareket molaları eklemek, günlük rutinin bir parçası haline getirilebiliyor.
Aktivitenin kişinin yaşına ve sağlık durumuna uygun olması gerekiyor. Tek başına egzersizden anında sonuç beklemek yerine beslenme, sıvı ve tuvalet alışkanlıklarını birlikte değerlendirmek daha doğru oluyor.
TUVALET İHTİYACINI ERTELEMEYİN
Dışkılama isteğini sürekli bastırmak kabızlığı artırabiliyor. Tuvalet için acele edilmeyen bir zaman ayırmak, özellikle kahvaltı sonrasında düzenli bir rutin oluşturmak yardımcı olabiliyor.
Otururken ayakların altına sağlam ve alçak bir yükselti koyarak dizleri kalçadan biraz yukarıda tutmak, bazı kişilerde dışkılamayı kolaylaştırabiliyor. Uzun süre oturup kuvvetle ıkınmak yerine, sonuç alınamıyorsa daha sonra yeniden denemek gerekiyor.
MÜSHİL VE BİTKİSEL ÜRÜNLERİ GELİŞİGÜZEL KULLANMAYIN
Beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olmadığında uygun bir kabızlık ilacı gerekebiliyor. Ancak ürünün türü ve kullanım süresi, kişinin yakınmalarına ve sağlık durumuna göre belirlenmeli.
“Müshil etkili” çayların veya bitkisel karışımların doğal olması, risksiz oldukları anlamına gelmiyor. Hekim ya da eczacı önerisi olmadan farklı ürünleri bir arada kullanmak doğru değil. Düzenli kullanılan ilaçların kabızlık yaptığı düşünülüyorsa da tedavi kendiliğinden bırakılmamalı.
HANGİ BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURULMALI?
Kabızlık düzelmiyorsa, sık tekrarlıyorsa veya bağırsak alışkanlıklarında açıklanamayan yeni bir değişiklik varsa muayene gerekiyor. Dışkıda kan, istemsiz kilo kaybı ve devam eden karın ağrısı da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.
Şiddetli ya da sürekli karın ağrısına kusma, belirgin şişkinlik veya gaz çıkaramama eşlik ediyorsa acil değerlendirme alınmalı. Bu durumda lif takviyesi veya müshil deneyerek beklemek uygun değil.