Sandık kimlere teslim edilmiş?

Seçimin namusu sandık kurulu başkanı ve üyelerine emanettir. YSK’nın gerekçeli kararında tam da bu noktadaki usulsüzlükler öne çıkmaktadır ve yenilemeden başka bir yol olmadığı ortaya konulmaktadır.

24.05.2019 10:00

 Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimlerinin iptaliyle ilgili gerekçeli kararı açıklandı. Bir defa daha anlıyoruz ki, iptal kararı son derece ayrıntılı hazırlanmış, sağlam temellere dayanmış, hukukta karşılığı olan bir gerekçeye dayanıyor.  

  YSK'nın gerekçeli kararında seçimin iptal edilmesinin temel dayanağı olarak sandık kurul ve üyelerinin oluşumundaki usulsüzlük gösteriliyor. CHP ve yancılarını da en çok bu gerekçe rahatsız ediyor. Seçimin namusu sandık kurulu başkanı ve üyelerine emanettir. Böyle olduğu içindir ki, kanun koyucu bu konuda çok dikkatli davranmış ve ayrıntılı bir görev tanımı yapmıştır. YSK’nın iptal kararını eleştirenler, sandık kurullarının oluşumunun daha önceki seçimlere paralel olduğunu ileri sürüyorlar. Daha da ileri giderek bu gerekçe doğru ise önceki seçimlerin de tartışılma duruma geleceğini savunuyorlar. Bu tamamen yanlış ve saptırma bir gerekçedir. 2018 yılının mart ayında, 298 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle, sandık kurullarına birisi başkan olmak suretiyle doğrudan iki kamu görevlisinin dahil edilmesi, kural haline getirilmiştir. Çiğnen ve yok sayılan kanunun bu hükmüdür. 31 Mart İstanbul seçimlerinde bu kanun hükmü ihlal edilmiş ve usulsüzlük yapılmıştır. Kanun değişmeden önceki uygulamalar emsal gösterilerek, iptal kararına itiraz etmek hukukla alay etmektir ve beyhude bir çabadır.

KANUNA UYULMADI

  Gerekçeli karar bu konuda oldukça ayrıntılı şekilde hazırlanmış ve iptalden başka bir çıkış yolu olmadığını net olarak ortaya koymuştur. İstanbul ili genelinde büyükşehir belediye başkanlığı seçimi 31 bin 186 sandıkta yapılmıştır. Doğal olarak bu sandıklarda bir başkan, bir kamu görevlisi asıl üye, bir de kamu görevlisi yedek üyenin belirlenmesi gerekirdi. Bu duruma göre İstanbul genelinde büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde toplam 93 bin 558 kamu görevlisine ihtiyaç duyuldu.  İstanbul'da sandık kurullarında görev yapabilecek 220 bin kamu görevlisi mevcut. Buna rağmen, ilçe seçim kurulları makul ve hukuki gerekçe göstermeden kamu görevlisi şartına uymayan görevlendirmeler yapmış.

YOLSUZLUK ORTAYA ÇIKTI

  Gerekçede bu duruma dikkat çekiliyor, bunun seçimin güvenilirliğini ortadan kaldırdığı belirtiliyor ve ayrıntı veriliyor. 754 sandıkta sandık kurulu başkanlarının yasal mecburiyete uymadan, kamu görevlisi olmayan kişiler arasından belirlendiğinin altı çiziliyor. 754 sandıkta 212 bin 276 seçmen oy kullanmış. CHP ile AK Parti adayı arasındaki oy farkı sadece 13 bin 276 olduğuna göre, şaibeli oy oranı farktan çok daha büyüktür ve bu yanlışı gidermenin tek yolu seçimi yenilemektir. 31 Mart İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçiminde 108 sandığın sayım-döküm cetvellerinin düzenlenmediği, oy kullanma hakkı olmayan 706 kişi yerine haksız ve hukuksuz olarak oy kullanıldığı da yine gerekçeli kararın ayrıntıları arasındadır. YSK, şaibeleri teyit etmiş, sandık yolsuzluğunu ortaya çıkarmıştır. Seçim iptal kararının ne kadar gerçekçi ve vicdanları rahatlatan bir karar olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir. YSK son derece doğru bir tespitle bunu yapmıştır ve İstanbul gibi bir şehri usulsüzlük ve şaibenin girdabından kurtarmıştır.

YANLIŞ YAPANLAR BULUNMALI

  Burada şu soru sorulabilir. Kamu görevlisi olmayan kişilerin sandık kurullarında görev almalarında ne tür bir sakınca var ve bu iş neden bu kadar önemli? Biz bu sorunun cevabını, aslında 6 Nisan tarihli yazımda vermiştik. CHP’li Umut Oran’ın bilgi edindirme yasası kapsamında YSK’ya yaptığı başvuru üzerine, Başkan Sadi Güven’in verdiği rakamları paylaşmıştık. YSK Yüksek Mahkeme Üyesi, İl ve İlçe Seçim Kurul Başkanları arasında FETÖ’den çok sayıda ihraç olmasına rağmen, bu üyelerin kontrolünde olan ve çok daha yüksek sayıdaki İlçe Seçim Kurulu Üyesi ve Seçim Müdürlüklerinde ihraç sayısının sıfır olmasının nasıl izah edileceğini sormuştuk. Bu sorunun ne kadar doğru, bu tespitin ne kadar yerinde olduğu bu iptal kararı ile bir defa daha ispatlanmıştır. Yeterli sayıda kamu görevlisi varken, kanun dışına çıkarak 754 sandıkta yanlış kurullar oluşturanların kimler olduğuna çok daha yakından bakılmalıdır. Kaldı ki, İstanbul'da 31 Mart Yerel Seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla sandık kurulu başkan ve üyeleri hakkında başlatılan soruşturmada, 43 şüphelinin FETÖ'yle irtibatı belirlendi ve gözaltına alındılar.

  CHP ve yancıları boşuna milletin aklıyla alay etmesinler. Ağır ve yaralayıcı sözlerle ortalığı bulandırmaya çabalamak bir şeyi değiştirmeyecektir. Karar artık İstanbullu kardeşlerimizindir. Bizim inancımız ve beklentimiz, İstanbul’un ehline emaret edileceği, 23 Haziran’da bütün kirli oyunların bozulacağı ve sağduyunun kazanacağı yönündedir.