Olaf Scholz, Berlin'de düzenlediği basın toplantısında, "İsveç ile Türkiye arasında NATO üyeliği konusunda bir anlaşmaya varılmış olmasının çok iyi olduğunu düşünüyorum. İsveç'in üyeliğine giden yolun açılacağına inanıyorum." dedi.

İki ülkenin anlaşmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Scholz, "Ben de bunun gerçekleşeceğinden ve sürüncemede kalacağına dair herhangi bir işaret olmadığından çok eminim. Bu da ortak güvenliğimizi güçlendirecektir" diye konuştu.

Scholz, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin iyi şekilde gelişmeye devam etmesine katkıda bulunmasının kendisi için çok önemli olduğunu vurguladı.

Yunanistan ve Türkiye ilişkilerine değinen Scholz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in, iki ülke arasında daha iyi bir ilişkiyi mümkün kılma perspektifine sahip olduklarını, bunun da iyi bir gelişme olduğunu kaydetti.

Alman hükümetinin uzun vadede gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde ikisini savunmaya ayıracağını kaydeden Scholz, "Ordumuzun savunması için bu yüzde ikiyi harcamak istediğimize karar verdik. Önümüzdeki yıl bunu ilk kez bütçe fonlarından ve özel fondan gerçekleştireceğiz" dedi.

Başbakan Scholz, koalisyon ortakları arasında kamuoyuna yansıyan tartışmaları eleştirerek, "Bu bir sır değil. Ne ben ne de bir başkası bu kadar yüksek sesli tartışmaların yaşanmasından hoşlanmıyor" şeklinde konuştu.

Alman hükümetinin yeni Çin stratejisi konusunda sorulan bir soruyu da cevaplayan Scholz, iş dünyasının Çin ile ticaretinde aşırı devlet kontrolü olacağı endişesinin yersiz olduğunu söyleyerek, "Yurt dışında yapılan tüm yatırımların devlet kontrolüne tabi tutulması söz konusu değil" dedi.

Birçok şirketin Çin'e yoğun yatırım yapmaya devam edeceği, ihracat yapacağı ve Çin'den mal ve hizmet satın alacağı yönünde izlenimi olduğunu aktaran Scholz, "Ancak aynı zamanda, riskten arınma dediğimiz anlamda, örneğin diğer Asya ülkeleri de dahil olmak üzere başka yerlerde doğrudan yatırım yapmaları için ortaya çıkan fırsatlardan da yararlanacaklardır. Bu bağlamda, şirketlerin değişen yatırım stratejileri ile hükümet olarak belirlediğimiz strateji arasında büyük bir uyum görüyorum" ifadelerini kullandı.

Scholz, nitelikli iş gücü yasası ile Almanya'ya düzensiz göçü sınırlamak istediklerini dile getirerek, "Aynı zamanda Almanya'nın ulusal ekonomisinin daha iyi hale gelmesini sağlamak istiyoruz" diye konuştu.

"PUTİN'LE PLANLANMIŞ BİR GÖRÜŞMEM YOK"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le gelecekte görüşmeyi isteyip istemediği sorusuna da Scholz, "Elbette bir ara onunla tekrar görüşebilirim. Ancak planlanmış bir şey yok" dedi.

Scholz, bir insan, vatandaş, Alman ve Avrupalı olarak Ukrayna'nın başarılı olmasını istediğini söyleyerek, "Bunu görevimle ilişkilendirmek zorunda da değilim. Bu hepimizin sahip olması gereken bir taleptir. Uluslararası hukukun böylesine zalim ve acımasız şekilde ayaklar altına alınmasını kabullenmek ya da buna boyun eğmek mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA

Editör: Bilge Güler