Ses bayrağımız!

02.05.2019 10:00

Gazetemiz TÜRKGÜN'de “Türkçe hassasiyetimiz” yüksek…

Ufak tefek hatalarımız olsa da, idare kadrosu dilimize itina gösteriyor…

BengüTürk TV’de yapımcı ve sunuculuğunu yaptığımız “Çuvaldız-İğne” programı, bugünden itibaren yeni jeneriği, konu ve misafirleri ile ekranda olacak…

Bu konuda bize destek olan Genel Yayın Yönetmenimiz Metin Özkan Bey’e teşekkür ediyoruz.

Yıllardır ekranlarda güzelim Türkçemiz üzerine bir program yok…

Üstelik “medya dediğimiz bu şeytan sofrası”nda dilimize özen gösteren, telaffuza, imlâya dikkat eden de bulunmuyor.

Bırakın güzel Türkçeyi, yerel ağızla dalga geçen dizilerle, dilimiz komedi aracı yapıldı.

TV kanalı adlarını bile İngilizce söyleyen şarlatanlar türedi…

Adam NTV’yi, “en-ti-vi” diye, CNN Türk’ü “si-en-en Türk” diye okuyor…

Adam MHP’yi “me-ha-pe” diye, CHP’yi “ce-ha-pe” diye söylüyor…

Alt yazıda iki nokta(:) yerine noktalı virgül(;)” kullanıyor!

Kelime hazinesi beş-on kelimeye düşmüş…

Tabiki de”, “tekrardan”, "meselâ örneğin", “koşul ve şart”, “atıyorum”, “moderatör”, “yanıt”,  “enkırman” gibi saçma sapan kelime ve uydurma sözler kullanıyorlar…

Rahmetli Prof. Kadri Timurtaş ve Prof. Muharrem Ergin’in kemikleri sızlıyor…

Cadde ve sokaklarımız İngilizce ve Arapça tabelalarla dolu, dilimiz baskı altında…

Hele önüne gelenin her kelimeye “-sal- sel” eki getirip konuşmasına ifrit oluyoruz…

Çuvaldız-İğne”de zor bir işe giriştik ama…

*

Bu kargaşada, ülkemizin dört bir yanına yayılan üniversitelerimizde, ummadığımız güzel şeyler oluyor…

Özellikle Eğitim Fakülteleri, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri ve Türkiyat Enstitülerinde…

Asistanından profesörüne kadar herkes yurdun bir yerlerinde konferansta, sempozyumda, araştırma gezisinde…

Meselâ…

Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Ekici’nin verdiği müjde müthişti!

Hoca, gittiği Kazakistan’da Dedem Korkut’un üçüncü bir el yazması nüshasını daha bulmuştu.

Üstelik 13. Hikâye vardı içinde…

Bu konuda Prof. Ekici ile bir program yapacağımızı müjdeleyelim…

Birkaç defa programa misafir olan Prof. Dr. Necati Demir’in dur durak bilmeyen araştırmalarından bahsetmiştik zaten… Yine bizimle olacak kanalımızda…

Dostum Prof. Dr. Ali Yakıcı’nın halk bilimi konusundaki fedakâr çalışmalarını unutmamak gerek…

İzmir’de faaliyette olan Dilimizi Araştırma, Geliştirme ve Sevdirme Derneğinin TDK ile verdiği konferansları da es geçmeyelim… Dernek Başkanı Eda Kiper’in ve Ege Üniversitesi hocalarının ve özellikle Prof. Dr. Mustafa Öner Hoca’nın çok katkısı var orada…

         *

Ayrıca…

TDK’nin başına geçen Prof. Dr. Gürer Gülsevin Hoca’nın TRT ve MEB ile iş birlikleri ümit verici…  Ayrıca kurumun düzenlediği çok sayıda kurultay ve çalıştay göz alıcı…

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un geçen gün “Önce Türkçe, Her Zaman Türkçe” sloganıyla yola çıkışına sevindik… Toplantıda söylediği  "Türkçe bizim dil bayrağımız, Türkçe bizim ana sütümüz. Her birinizin Türkçeyi daha güzel kullanma konusunda bir ömür vakfetse bile alacağı mesafe var” sözleri…

Ve “Biz temenni makamı değiliz, biz ‘keşke’ makamı değiliz, biz icraat makamıyız ve Türkçemizi korumak ve Türkçemize gereken saygıyı gösterme konusunda yapılması gereken ne varsa bunların hepsine adanmışlık seviyesinde bir yaklaşımımız var” cümlesi, bir uyanışın müjdesi olsun inşallah… Özellikle “adanmışlık” çok manidar!

Çünkü Türkçe, milletin çimentosu, varlık sebebimiz…

Çünkü Türkçe, Türk’ün ana yurdu…