Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ceza infaz sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ceza adaletinin yalnızca yargılama sürecinden ibaret olmadığını, infaz sisteminin de adaletin sağlanmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Yıldız, mevcut infaz mevzuatının parçalı değişiklikler nedeniyle karmaşık hale geldiğini ifade etti.
"İYİ BİR İNFAZ REJİMİ OLMADAN CEZA ADALETİ SAĞLANAMAZ"
Ceza hukukunun konusunun suç, infaz hukukunun konusunun ise suçlu olduğunu kaydeden Yıldız, iyi bir infaz rejimi olmadan ceza ve ceza muhakemesi ne kadar iyi olursa olsun ceza adaletinin tam anlamıyla sağlanamayacağını belirtti.
Hukuk devletinde yargının yegane ideolojisinin toplumun ortak değeri olan adalet olduğunu vurgulayan Yıldız, toplumsal şartlar, güvenlik politikaları, ceza adalet sisteminin uygulama sonuçları ve kamu düzeninin ihtiyaçları dikkate alınarak infaz kanununun yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.
"DAHA ADİL, EŞİTLİKÇİ VE SADE BİR İNFAZ KANUNUNA İHTİYAÇ VAR"
Ceza infaz hukukunda bugüne kadar yapılan parçalı değişikliklerin sistemi karmaşık hale getirdiğine işaret eden Yıldız, hem hükümlülerin hem ailelerinin hem de uygulayıcıların kolaylıkla anlayabileceği yeni bir kanuna ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Yıldız, infaz düzenlemelerinin çoğunlukla yönetmeliklere bırakılmadığı, keyfi uygulamalara izin vermeyen, daha adil, eşitlikçi ve sade bir yapıda olması gerektiğini belirtti.
İnfaz indirimi, koşullu salıverme ve denetimli serbestlik gibi hukuki araçların açık kriterlere bağlanması gerektiğinin altını çizen Yıldız, ceza adaletinin soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazı olmak üzere üç aşamadan oluştuğunu hatırlattı.
İNFAZ SİSTEMİNDE ÖNE ÇIKAN DÜZENLEME BAŞLIKLARINI SIRALADI
Ceza infaz sisteminde gözetilmesi gereken hususlara da değinen Yıldız, insan kişiliğine saygı, tavizsiz disiplin, hükümlüleri tahliyeye hazırlayan çalışmalar, eğitim ve sosyal faaliyetlerin artırılması ile koğuş yerine oda sisteminin yaygınlaştırılmasını sıraladı.
Kanun koyucunun ceza ve infaz politikalarını belirleme konusundaki takdir yetkisinin kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik anayasal bir yetki olduğunu ifade eden Yıldız, adalet ile kamu vicdanı arasındaki dengenin korunması gerektiğini vurguladı.
"İNFAZ SİSTEMİNİ YENİDEN ELE ALMANIN ZAMANI GELDİ"
Yıldız, açıklamasının sonunda ceza infaz sisteminin kapsamlı biçimde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Adalet ile kamu vicdanı arasındaki dengeyi koruyarak, infaz sistemini yeni baştan ele almanın zamanı gelmiştir." ifadelerini kullandı.
Yıldız, açıklamasını "Hakikate yalnız bir yoldan gidilir fakat ondan uzaklaştıran yol binlercedir." sözleriyle tamamladı.
Dünyanın her yerinde devletin cezalandırma hakkı ile sanığın hakları çatışma hâlindedir. Hukuk devletlerinde bu çatışmanın sınırları kanunlar, anayasa ve insan hakları sözleşmeleriyle çizilmektedir. Ceza hukukunun konusu suçtur. İnfaz hukukunun konusu suçludur. İyi bir infaz rejimi olmadan, ceza ve ceza muhakemesi ne kadar iyi olursa olsun ceza adalet tam olarak sağlanamaz. Hukuk devletinde yargının yegane ideolojisi vardır o da toplumun ortak değeri olan adalettir. Toplumsal şartların değişmesi, güvenlik politikalarının ulaştığı seviye,ceza adalet sisteminin uygulama sonuçları ve kamu düzeninin ihtiyaçları dikkate alınarak infaz kanunu yenilenmelidir. İnsanımıza adalet dediğinizde aklına hukuki ihtilaflardan daha çok ceza adaleti gelir. Bilindiği gibi Ceza adaletinin aşamaları, soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazından ibarettir. Ceza İnfaz Hukukunda bugüne kadar yapılan parçalı değişiklikler sistemi karmaşık hale getirmiştir. Gerek hükümlülerin gerekse hükümlü ailelerinin gerekse uygulayıcıların kolayca anlayabileceği, çoğunlukla yönetmeliklere bırakılmayan,keyfi uygulamalara izin vermeyecek daha adil,eşitlikçi ve sade,derli toplu bir infaz kanununa ihtiyaç duyulmaktadır. İnfaz indirimi, koşullu salıverme, denetimli serbestlik ve benzeri hukuki araçlar açık kriterlere bağlanmalıdır. insan kişiliğine saygı, Zaaf göstermeyen bir disiplin, Hapishaneden çıkışa hazırlayan çalışmalar , Eğitim ve sosyal faaliyetlerin çoğalması , Koğuş yerine oda sistemi infaz sistemlerinde arzu edilen hususlardır. Kanun koyucunun ceza ve infaz politikalarını belirleme konusundaki takdir yetkisi kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik anayasal bir yetkidir. Adalet ile kamu vicdanı arasındaki dengeyi koruyarak,infaz sistemini yeni baştan ele almanın zamanı gelmiştir. Hakikate yalnız bir yoldan gidilir fakat ondan uzaklaştıran yol binlercedir.
— Feti Yıldız (@YildizFeti) October 31, 2026