MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye-Rusya ilişkileri ile uluslararası sistemdeki değişime ilişkin değerlendirmelerini aktardı.
Paylaşımını üç başlık altında yapan MHP'li Topsakal, ilk olarak Türkiye-Rusya ilişkilerini "akıllı uyum" ve "esnek rekabet" kavramları üzerinden ele aldı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
1- Akıllı Uyum ve Esnek Rekabet
Türkiye-Rusya ilişkilerinin ne stratejik ortaklık ne de düşmanlık olduğunu, iki ülkenin gri bir alanda ilerleyeceğini 2021’de yazdık.
Bu alanı iki kavramla tarif ettik. Akıllı uyum, devletlerin ittifak bloku kurmak yerine uluslararası sistemin yapısal değişimine göre şekillenen koalisyonlara yönelmesidir. Esnek rekabet ise çıkarların çatıştığı alanlarda askeri gücün karşılıklı kullanımının ertelendiği, tarafların birbirini daha savunmacı bir yolla caydırdığı rekabettir.
Rusya Türkiye’yi uluslararası etkinliğini artıracak bir araç, Türkiye ise Rusya’yı stratejik özerkliğini güçlendirecek bir denge unsuru olarak görüyordu.
Ukrayna savaşında Türkiye, Kiev’in başlıca savunma tedarikçilerinden biri olurken tarafları yeniden masaya oturtabilen ülke oldu. Aralık 2024’te Rusya Suriye’deki müttefikini kaybettiğinde bile ilişki kopmadı.https://insightturkey.com/articles/the-intersection-of-grand-strategies-in-turkey-russia-relations-reflections-of-smart-alignment-and-flexible-competition-in-the-international-arena
2. Yeni Dünya Düzensizliği
Eski dünya düzeninin geri gelmeyeceğini, yerini bir düzensizliğe bıraktığını 2023’te yazdık.
Hiçbir aktörün küresel hegemonya kuramadığı bu çok merkezli yapıyı dört boyutta tahlil ettik: ABD’nin belirleyici rolünün aşınması, liberal normların düşüşü, yükselen güçlerle birlikte güvenliğin bölgeselleşmesi ve çok uluslu ittifak yapılarındaki çözülme. Ortak güvenlik sistemlerindeki devletlerin “genel olarak en güçlü ve sisteme en az ihtiyacı olan devlet tarafından” ihanete uğrayabileceğini de ekledik. Yükselen güçlerin de katı bağlılık yerine “sarkaç devlet” anlayışıyla hareket edeceğini öngördük.
Temmuz 2026’daki NATO zirvesinde ABD Başkanı, müttefiki Danimarka’ya bağlı Grönland meselesini yeniden gündeme getirdi.
https://kriterdergi.com/dis-politika/vol-i-yeni-dunya-duzensizligi-ve-yukselen-gucler
3. Yükselen güçler için doğru stratejiyi 2023’te yazdık: ittifaklardan kopmamak, ittifak içindeki değerini yükseltmek.
Belirsizlik artık hegemonun yokluğundan çok, düzenden memnun olmayan devletlerin politikalarından doğuyor; sistem kurma girişimlerinin yerini olay odaklı birliktelikler alıyor. Ortak güvenlik yapılarında zayıf olan güçlüye bağlınıyor, ortaklar birbirini terk edebiliyor ya da istenmeyen bir savaşa sürükleyebiliyor. Bu yüzden yükselen güçlerin bu yapılarla bağını koparması makul değil; tek başına onlara göre hareket etmesi de yanlış. Akıllı uyuma yönelen devlet elbette taviz verir; ancak bu tavizler esnek rekabete mani olmaz.
2026’daki İran savaşında Körfez ülkeleri, savaşı başlatan taraf olmadıkları halde İran’ın füze ve İHA saldırılarının hedefi oldu.
https://kriterdergi.com/dis-politika/vol-ii-yukselen-gucler-icin-guvenlik-politikasi-stratejileri-akilli-uyum-ve-esnek-rekabet