Ankara'da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi marjında “Türk Dünyası Diyalog Forumu” düzenlendi. Foruma, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya da katıldı.
MHP'li Mevlüt Karakaya, sosyal meyda hesabından yaptığı açıklamada, Türk Dünyası Diyalog Forumu'nun açılışına ilişkin Türk dünyasının ortak tarih, kültür ve medeniyet bağlarına dikkat çekti.

"Gaspıralı'nın Ülküsü Tarihi Bir Mana Taşımaktadır"
MHP'li Karakaya şunları söyledi:
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu’nun açılışı gerçekleştirildi.
Türk milleti, asırlar boyunca aynı kökten beslenen, aynı tarihin hatırasını taşıyan, aynı medeniyet tasavvurunun izinde yürüyen büyük bir milletler ailesidir. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan bu geniş coğrafyada dilimiz, kültürümüz, töremiz ve müşterek tarih şuurumuz, bizi birbirimize bağlayan en kuvvetli irtibattır.
İsmail Gaspıralı’nın asırlar ötesine seslenen “Dilde, fikirde, işte birlik” ülküsü, bugün Türk dünyasının müşterek istikbali bakımından tarihî bir mana taşımaktadır. Ortak dil şuurunu kültürel yakınlaşmayla, kültürel yakınlaşmayı fikrî dayanışmayla, fikrî dayanışmayı ise ekonomik, siyasi ve stratejik iş birliğiyle tahkim etmek, gelecek nesillere karşı taşıdığımız müşterek mesuliyettir.
Orhun Yazıtları’ndan bugüne ulaşan bengü sözler, Dede Korkut’un hikmeti, Hoca Ahmed Yesevî’nin irfanı ve Gaspıralı’nın birlik mefkûresi; Türk dünyasının dününü, bugününü ve yarınını birbirine bağlayan tarihî bir hafızadır.

'Tarihimiz bir, dilimiz bir, ülkümüz bir, istikbalimiz bir'
Bugün mesele yalnızca aynı dili konuşan toplulukların bir araya gelmesi de değildir; ortak tarihinden kuvvet alan, kültürel mirasını koruyan, bilimde, eğitimde, teknolojide, ticarette ve diplomaside müşterek hedefler geliştiren büyük bir Türk dünyası tasavvurunu geleceğe taşımaktır.
Türk Devletleri Teşkilatı, bu tarihî birikimin çağımızdaki kurumsal tezahürü olarak, kardeş devletler arasındaki dayanışmanın ve ortak gelecek iradesinin gelişmesine zemin hazırlamaktadır.
Ankara’dan yükselen bu diyalog ve iş birliği iradesinin, Türk dünyasının fikrî ve kültürel yakınlaşmasına, müşterek projelerinin gelişmesine ve gelecek nesiller arasında kalıcı bağların kurulmasına katkı sunmasını temenni ediyorum.
Çünkü biliyoruz ki; dilde birlik müşterek hafızamızı, fikirde birlik ortak ülkümüzü, işte birlik ise müşterek istikbalimizi inşa eder.
Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız olmak üzere, katkı sunan, emek veren ve Türk dünyasının ortak geleceği için gayret gösteren herkese teşekkür ediyorum.
Tarihimiz bir, dilimiz bir, ülkümüz bir, istikbalimiz birdir.
Yaşasın Türk Dünyasının birliği!.
Var olsun Türk birliği!"