Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Osman Gür, "Cumhur İttifakı olarak, ülkemizin geleceğine dair tarihi hamlelere imza atarken ne yazık ki, muhalefet partileri bağımsızlığımızı ve geleceğimizi düşünmek ve bu yolda yapılan hamlelere katkı sağlamak yerine siyasi fitne ve kurumsal çürüme çukurunda boğulmaktadırlar" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin, Türk tarihinin köklü birikimi ve Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesini geleceğe taşıma noktasında sarsılmaz bir hayat pınarı olduğunu ifade eden Osman Gür, "Biz Milliyetçi Hareket Partisiyiz!.. Bizim siyasi hırslarımız değil, Türk milletine adanmış ömürlerimiz vardır!.. Bizim aklımızda ve kalbimizde fitnenin, bozgunculuğun, koltuk kavgalarının ve menfaat çarklarının yeri yoktur" diye konuştu.
MHP Arnavutköy İlçe Başkanlığı 7. Olağan Kongresinde Divan Başkanlığını MHP MYK Üyesi Osman Gür, Divan Üyeliklerini MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Filiz Değer, Belediye Meclis Üyeleri Murat Öztürk ve Hikmet Daş ile MHP İstanbul İl Başkan Danışmanı Nizamettin Coşkun yaptı.
MHP Arnavutköy İlçe Başkanlığı Olağan Kongresinde konuşan MHP MYK Üyesi Osman Gür şunları söyledi:
"MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ, SARSILMAZ BİR HAYAT PINARIDIR"
Cennet mekan Başbuğ Alparslan Türkeş’in partimizi kurduğu ilk günden bu yana siyasette ilkeyi, ahlakı ve milli duruşu her zaman ön planda tutan bir mektep olan Milliyetçi Hareket Partisi, Türk tarihinin köklü birikimi ve Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesini geleceğe taşıma noktasında sarsılmaz bir hayat pınarıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi her şart altında Türk devletinin bekasını ve Türk milletinin menfaatlerini her türlü menfaatin üzerinde tutan sarsılmaz bir irade ile siyaset yapmaktadır.
Bilge Lider Devlet Bahçeli beyfendinin "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" şeklindeki sözleri ile ortaya koyduğu milli duruş, MHP’nin siyasi ahlak seviyesinin de en açık örneğidir. Ülkücü hareketin kadroları işte bu sarsılmaz irade ve ahlak seviyesi ile attığı her adımı ÖNCE TÜRKİYE diyerek atmaktadırlar.

"BİZİM SİYASİ HIRSLARIMIZ DEĞİL, TÜRK MİLLETİNE ADANMIŞ ÖMÜRLERİMİZ VAR"
Biz Milliyetçi Hareket Partisiyiz!..
Bizim şahsi heveslerimiz değil, kutlu bir Ülkümüz vardır!..
Bizim siyasi hırslarımız değil, Türk milletine adanmış ömürlerimiz vardır!..
Bizim aklımızda ve kalbimizde fitnenin, bozgunculuğun, koltuk kavgalarının ve menfaat çarklarının yeri yoktur.
Bizim aklımız hep Türkiye’dir, kalbimiz daima Türk milleti için atmaktadır!..

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE İÇ CEPHEMİZİ ÇELİKTEN BİR ZIRH İLE KORUMA İRADESİDİR"
Hepimizin malumu olduğu üzere Türkiye, tarihin her döneminde en önemli stratejik noktalarından biri olmuştur. Bu sebeple etrafımızı kuşatan tehditler ve bu dış tehditlerin destekçisi olan içimizdeki ihanet şebekelerine karşı verilen mücadelede her zaman milli çıkarlarımızı koruyan ve bölgesel istikrarı savunan Ankara merkezli bakış açısıyla güçlü ve caydırıcı bir tutum izlemeye devam ediyoruz.
Yaşanan gelişmeleri gördükçe, tehditlerin ne denli büyük olduğunu ve Terörsüz Türkiye hamlemizin ne denli haklı ve gerekli olduğunu hepimiz görmekteyiz.
Bilge Lider sayın Devlet Bahçeli’nin büyük bir öngörü ve tarihi bir zamanlamayla ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge stratejileri, bu coğrafyayı parçalamak isteyen etnik ve mezhepsel fitne mühendislerine karşı, iç cephemizi çelikten bir zırh ile koruma iradesidir.
"İP VE BENZERİ PARTİLER SİSTEMATİK BİR YALAN VE İFTİRA APARATINA DÖNÜŞTÜ"
Cumhur İttifakı olarak, ülkemizin geleceğine dair tarihi hamlelere imza atarken ne yazık ki, muhalefet partileri bağımsızlığımızı ve geleceğimizi düşünmek ve bu yolda yapılan hamlelere katkı sağlamak yerine siyasi fitne ve kurumsal çürüme çukurunda boğulmaktadırlar.
Yolsuzluk, hırsızlık ve arsızlık sarmalında ortaya çıkan kaos ortamından çıkamayan Yeni Parti yöneticileri ülkemizin, vatanımızın ve milletimizin geleceğini düşünmek yerine rüşvete ve usulsüzlüğe sahip çıkma derdine düşmüş, koltuklarını kurtarma çabası içinde kıvranmaktadırlar.
Diğer yandan milliyetçilik kisvesine bürünmüş olan İP ve benzeri partiler de sistematik bir yalan ve iftira aparatına dönüşmüşler, Siyonist dil ile siyaset yapmaya devam etmektedirler.

"TURAN KORİDORU, TÜRK DÜNYASINI KÜRESEL NİZAMDA KURUCU BİR GÜÇ HALİNE GETİRECEK"
Türkiye’nin bölgede etkili olması, milli savunma teknolojilerini güçlendirmesi, İran, Irak ve Suriye gibi ülkeler üzerindeki tesiri, Kıbrıs davamızdaki kararlı duruşu, Mavi Vatan Ülküsü, Afrika’da 49 ülke ile ekonomik ve ticari anlaşma imzalaması, ülkemizi daha güçlü ve bölgede söz sahibi bir ülke haline getirmiştir.
Bunların yanında Türk dünyası ile yapılan işbirliği ve Karabağ’ın işgalden kurtarılmasının ardından Türk dünyasına açılan ve Liderimiz sayın Devlet Bahçeli’nin "Turan Koridoru" olarak adlandırdığı kazanımlar Türkiye’yi bölgesel ve küresel anlamda parlayan bir yıldız konumuna getirmiştir.
Turan Koridoru, Kars’tan başlayıp, Nahçıvan ve Azerbaycan üzerinden Hazar Denizi’ni aşarak, Türkistan bozkırlarına ulaşan tarihi, kültürel ve iktisadi istikbal kapımızdır.
Turan Koridoru, Türk Devletleri Teşkilatını tek bir kara ve demir yolu ağıyla birleştirerek, Türk dünyasını küresel nizamda kurucer bir güç haline getirecektir.
Türkmen Beyimiz sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettikleri gibi "Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın stratejik anahtarıdır"
Değerli dava arkadaşlarım, muhterem misafirlerimiz, sözlerime son verirken hepinizi liderimiz Devlet Bahçeli’nin selam ve muhabbetleriyle selamlıyor, saygılarımı sunuyorum.
Ne mutlu Türküm diyene!