Türkgün | Siyaset | MHP'li Yurdakul'dan 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü mesajı: 'Geçmişimizin hafızasına sahip çıkacak, geleceğimizi bilgelikle inşa edeceğiz'

MHP'li Yurdakul'dan 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü mesajı: 'Geçmişimizin hafızasına sahip çıkacak, geleceğimizi bilgelikle inşa edeceğiz'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, "1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye'nin hızla yaşlanan nüfus yapısına ve düşen doğum oranlarına dikkat çekti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, "1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye'nin hızla yaşlanan nüfus yapısına ve düşen doğum oranlarına dikkat çekti.

KAYNAK: Haber Merkezi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.

"Yaşlanan Türkiye'ye hazırlık, Türk milletinin geleceğine karşı millî sorumluluğumuzdur" başlıklı açıklamasında MHP'li Yurdakul, yaşlılığın Türk kültüründeki yerine ve Türkiye'nin değişen demografik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'65 yaş ve üzeri nüfusumuz 9 milyon 583 bin kişiye ulaştı'

MHP'li Yurdakul yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle, ömürlerini ailelerine, evlatlarına, milletimize ve ülkemize hizmet ederek geçiren bütün büyüklerimize sevgi, saygı ve hürmetlerimizi sunuyorum.

Türk milleti için yaşlılık, hayatın biyolojik bir dönemi olmasının çok ötesindedir. Bizim kültürümüzde yaşlı; ailenin hafızası, tecrübenin sahibi, geçmiş ile gelecek arasındaki köprü, sözüne müracaat edilen Aksakal ve Aksaçlıdır. Büyüğe hürmet, küçüğe merhamet; aile bağlarının korunması, anneye ve babaya ömürlerinin her safhasında sahip çıkılması Türk töresinin, örf ve adetlerimizin ve medeniyet anlayışımızın da temel değerlerindendir. 

Bu sebeple yaşlılarımıza yönelik politikaları yalnız bakım hizmetlerinin veya sosyal yardımların sınırları içerisinde görmüyoruz. MHP olarak Yaşlı Politikalarımızı; aile, sağlık, ekonomi, sosyal güvenlik, şehircilik, teknoloji, hukuk, kültür ve kuşaklar arası değer aktarımını birlikte kapsayan bir millî politika alanı olarak değerlendiriyoruz.

“Bir gün hepimiz yaşlanacağız” diyerek Türkiye'nin değişen nüfus yapısına dikkat çektiğimiz ilk demecimizin üzerinden geçen sürede demografik göstergeler bu konudaki hazırlığımızın ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. TÜİK verilerine göre 65 ve üzeri nüfusumuz 2025 yılında 9 milyon 583 bin kişiye, toplam nüfus içerisindeki oranı ise yüzde 11,1'e ulaşmıştır. 

Aynı yıl toplam doğum hızımızın da 1,42’ye düşmesi ile ülkemiz için alarm zilleri çalmaktadır. Üstelik mesele yalnız nüfusun yaşlanması değildir. 2025 yılında Türkiye'deki hanelerin yüzde 26,1'inde, 7 milyon 46 bin 560 hanede en az bir 65 yaş ve üzeri vatandaşımız yaşamaktadır; tek başına yaşayan yaşlıların sayısı ise 1 milyon 836 binin üzerine çıkmıştır. Her dört haneden birinde en az bir yaşlı vatandaşımız bulunmaktadır. 

Bu veriler bize şunu söylemektedir: Ülkemiz, bir taraftan daha az çocuk sahibi olurken diğer taraftan daha uzun yaşayan ve giderek yaşlanan bir toplum yapısına geçmektedir. Dolayısıyla bugünün meselesi yalnız “yaşlılarımız için ne yapacağız?” sorusu değildir. 

Türk milleti nasıl yaşlanacaktır?

Asıl stratejik sorular şunlardır: Türk milleti nasıl yaşlanacaktır? Sağlıklı mı yaşlanacaktır, hastalık yükü altında mı? Ailesinin yanında ve kendi yaşam alanında mı yaşlanacaktır, yoksa sosyal çevresinden koparak mı? Ekonomik güvencesini koruyarak mı yaşayacaktır, yoksulluk riskiyle mi? Tecrübesini genç kuşaklara aktararak toplum hayatının içinde mi kalacaktır, yoksa edilgen bir sosyal yardım alıcısına mı dönüşecektir?

Liderimiz ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin, aile kurumunun korunmasını, millî ve manevî değerlerimizin yaşatılmasını ve sosyal politikanın milletimizin geleceğini güvence altına alacak biçimde ele alınmasını esas alan siyasi yaklaşımı, çalışmalarımızın temel istikametini oluşturmaktadır. 

MHP'nin temel yaklaşımı; aile kurumunun güçlendirilmesi, yaşlılarımızın bilgi ve tecrübelerinin toplum hayatına kazandırılması ve hiçbir yaşlı vatandaşımızın muhtaç durumda bırakılmamasıdır. Aile, Kadın ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı Birimimiz olarak bu istikameti bilimsel çalışmalarla geleceğe taşımaya devam ediyoruz.

Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin himayelerinde gerçekleştirdiğimiz Aile Kurumu Çalıştayı'nda, nüfus dinamiklerini, demografik dönüşümü ve yaşlılık meselesini aile bağlamında kapsamlı şekilde ele aldık. Aile Kurumu Çalıştayımızda vardığımız en önemli sonuçlardan biri şuydu: Yaşlı bireyin mümkün olduğu ölçüde ailesinden ve alıştığı hayat çevresinden koparılmadan desteklenmesi temel politika olmalıdır. 

'Kurumsal bakım vazgeçilmez bir hizmettir'

Kurumsal bakım gerekli ve vazgeçilmez bir hizmettir ancak Türk aile yapısının özellikleri gözetilerek evde bakım, gündüzlü hizmetler ve aileyi destekleyen bakım modelleri güçlendirilmelidir. 

Mobil evde bakım ve evde sağlık hizmetlerinin geliştirilmesini, gündüzlü bakım merkezlerinin yaygınlaştırılmasını, ergoterapi uygulamalarını, yaşlılara yönelik sosyal konut modellerini, yatağa bağımlı vatandaşlarımızın rapor işlemlerinin kolaylaştırılmasını, bakım araç ve gereçlerinin desteklenmesini, eğitim sisteminde yaşlıya hürmet bilincinin güçlendirilmesini ve yaşlılara yönelik kötü muameleye karşı daha etkili koruma mekanizmaları oluşturulmasını gündeme taşıdık. 

Bu önerilerimizi ve çözüm politikalarımızı daha sonra Türk ve Türkiye Yüzyılında Türk Sağlık Sisteminde Yenilikler Çalıştayımızda sağlık sistemi perspektifiyle genişlettik ve geliştirdik. Evde sağlık hizmetleri, yaşlı ve engelli bakımı, sosyal ve tıbbi rehabilitasyon, palyatif bakım ve bakım personelinin yetiştirilmesi sağlık hizmetlerinin ayrılmaz parçaları olarak değerlendirdik. 

Ayrıca bakım sigortası, her ilde evde bakım ve palyatif merkezlerin geliştirilmesi, gündüz bakım ve aile içinde bakım verenlere nefes aldıracak hizmet modelleri, tele-sağlık ve uzaktan izleme teknolojileri gibi daha ileri politika seçeneklerini de detaylıca masaya yatırdık ve politika setlerimize dahil ettik.

Bugün Milliyetçi Hareket Partisi olarak Liderimiz ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin himayelerinde ve bizzat zat-ı alilerinin vizyonu çerçevesinde bilimsel ve siyasi birikimlerimizi yeni bir safhaya taşıyoruz.

'bir millet yalnız çocuklarıyla geleceğe yürümez'

Milliyetçi Hareket Partisinin yaşlanma politikaları, kendi medeniyet değerlerimizden, binlerce yıllık kültürel geleneklerimizden ve nesilden nesile geçen güzel hasletlerimizden feyz almaktadır. Biz yaşlı vatandaşımızı toplumun kenarına çekilecek bir insan olarak değil; bilgi ve tecrübesinden yararlanılacak, ailesiyle bağı korunacak, mümkün olduğunca bağımsız yaşayacak ve isterse üretmeye devam edecek kıymetli bir millî beşerî sermaye olarak görüyoruz.
Bu nedenle “Türk ve Türkiye Yüzyılında Demografik Dönüşüm ve Yaşlanan Nüfus Politikaları Çalıştayı” kapsamında konuyu detaylı bir şekilde ele alıyoruz.

24 Ekim 2026 tarihinde Genel Merkezimizde gerçekleştireceğimiz bu çalıştayın son toplantısıyla bilim insanlarımızın ulaştığı ilk değerlendirmeleri milletimizle paylaşacağız. Ardından hazırlanacak kapsamlı çalıştay raporumuzu Liderimiz ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin takdirlerine sunacağız. 

Bizim anlayışımıza göre bir millet yalnız çocuklarıyla geleceğe yürümez; yaşlılarının hafızasını, tecrübesini ve irfanını da beraberinde taşır. Çocuğuna gelecek, gencine ülkü, çalışanına güvence ve yaşlısına hürmet sunabilen toplum güçlü toplumdur. Bu nedenle yaşlılarımıza sahip çıkmayı bir günlük kutlama vesilesi değil; Türk milletinin geleceğine, aile kurumuna ve medeniyet birikimimize karşı sürekli bir sorumluluk olarak görüyoruz. 

Ömrünü ailesine, milletine ve ülkesine adamış bütün büyüklerimizin 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü'nü hürmetle kutluyor; kendilerine sağlıklı, huzurlu, güvenli ve onurlu bir ömür diliyorum.

Geçmişimizin hafızasına sahip çıkacak, geleceğimizi bilgelikle inşa edeceğiz."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...