TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, MHP İstanbul İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin selamlarını ileterek İstanbul teşkilatına ve kongreye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adan, konuşmasında Terörsüz Türkiye süreci, milli birlik ve beraberlik, Türk ve Türkiye Yüzyılı, Alevi-Sünni kardeşliği ve MHP'nin teşkilat yapısına ilişkin mesajlar verdi.
Adan, sözlerine başlamadan önce, “Terörsüz Türkiye” idealini devlet aklı ve milli iradeyle buluşturan, Türkiye'nin yarım asırlık hayalini tarihin hükmüne dönüştüren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin selamlarını salondakilere iletti.
İstanbul'un MHP açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Adan, Bahçeli'nin ifadeleriyle İstanbul'un “dünyanın en büyük Türk kenti” olduğunu belirterek, kentin ülkülerin, tarihin ve sevdanın sancağı olduğunu söyledi.
Adan, Fatih Sultan Mehmet ve Ulubatlı Hasan'dan günümüze İstanbul'un Türk milletinin her evladının gözbebeği olduğunu ifade ederek, “Bugün Fatihlerden devraldığı üç hilâli bu şehrin ufuklarında dalgalandıran muhabbetle sizleri selamlıyorum” dedi.
MHP İstanbul İl Kongresi'nin teşkilat, millet ve devlet için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Adan, kongrede Divan Başkanlığı görevini üstlenmenin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu dile getirdi.
“İstanbul, ezeli ve ebedi hikâyemizin adresidir”
İstanbul'un kendisi için “yüreğimizin ezeli ve ebedi hikâyesinin adresi” olduğunu belirten Adan, siyasi yolculuğunun 12 Eylül öncesinin zorlu günlerinde İstanbul Ülkü Ocakları'nda görev almasıyla başladığını anlattı.
Adan, partinin şehit düşen Eyüpsultan, Beyoğlu ve Zeytinburnu ilçe başkanlarının makamlarına talip olarak başlayan siyasi mücadelesinin kendisini bugün milletvekilliği ve TBMM Başkanvekilliği görevine taşıdığını söyledi.
Üç hilalin ışığını sonsuza dek parlatmak amacıyla çıktıkları yolda milletin en yüksek kürsülerine kadar geldiklerini ifade eden Adan, geçmişte şehit başkanların yerine görev aldıkları, şehadeti göze alarak sokaklarını arşınladıkları İstanbul'da TBMM Başkanvekili sıfatıyla kongre divan başkanlığını üstlenmenin kendisi için büyük bir gurur olduğunu belirtti.
Adan, bu vesileyle kendisine bu görevi veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür etti.
“Terörsüz Türkiye projesi artık başarıyla neticelenmiştir”
Adan, yalnızca bir il kongresi gerçekleştirmediklerini, MHP'nin yarım asrı aşan mücadelesinin yeni bir dönemine hep birlikte şahitlik ettiklerini söyledi.
Lider Devlet Bahçeli'nin öncülüğünde başlayan ve hukuki altyapısı tamamlanarak son safhaya ulaşan Terörsüz Türkiye projesinin başarıyla sonuçlandığını ifade eden Adan, “Milli Toplumsal Dayanışma ve Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un Türkiye tarihinin yakın dönemindeki en keskin dönemeçlerden biri olduğunu savundu.
Bu kanunla sürecin mühürlendiğini ve imzanın atıldığını söyleyen Adan, şöyle konuştu:
“Artık Türkiye’de kan ve kin devri bitmiştir. Bu memleketin en derin yarası kapanmıştır. Yarım asırdır dağları sulayan Mehmetçiğin asil kanı; artık terör yüzünden tek damla dahi akmayacaktır. Ay yıldızlı al sancağımız, tabutların üzerinde değil; ufukların ötesinde dalgalanacaktır.”
Adan, Terörsüz Türkiye sürecinin MHP açısından hem bir iftihar tablosu hem de bir vazife olduğunu belirtti.
“Devlet Bahçeli terörü tarihin en derin çukuruna gömmüştür”
Başkalarının kenarından dolaşmaya dahi cesaret edemediği bir meseleyi Devlet Bahçeli'nin kökünden çözdüğünü savunan Adan, Bahçeli'nin terörü tarihin en derin çukuruna gömdüğünü ve Terörsüz Türkiye ile tarihin zembereğini yeniden kurduğunu söyledi.
“Artık tarih de, talih de Türk milletinden yanadır” diyen Adan, 50 yılı aşkın süredir Türkiye'nin kalkınmasına ve birlik ve beraberliğinin pekişmesine engel olan bir belanın tamamen yok edildiğini ifade etti.
Adan, Terörsüz Türkiye'nin arkasındaki en büyük imzanın “akıl, tecrübe ve iradesiyle Bilge Lider Devlet Bahçeli'ye” ait olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Türkiye'yi Terörsüz Türkiye gerçeğine dönüştürme yolunda ortaya koyduğu duruşun tarihte hatırlanacağını belirtti.
Adan, “Feleğin çarkının kırıldığı, emperyalist senaryoların bozguna uğradığı bu hassas dönemin mimarı olarak Liderimiz tarihe geçmiştir” ifadelerini kullandı.
Bu nedenle MHP mensuplarının onurlu ve gururlu olduğunu söyleyen Adan, Terörsüz Türkiye sürecini ve MHP'nin üstlendiği misyonu millete anlatmanın da teşkilat mensupları için hayati bir görev olduğunu vurguladı.
“Bu vazifede öncelikli mesuliyet sahipleri bozkurtlardır”
Adan, Terörsüz Türkiye'yi anlatmanın kolay olmadığını belirterek, kapı kapı dolaşmanın ve vatandaşlarla yüz yüze hemhal olmanın önemine dikkat çekti.
Kalpten kalbe giden yolları ve köprüleri tamir ederek yeniden gönül inşa etmenin herkesin harcı olmadığını ifade eden Adan, MHP'nin kolay ve basit olana talip olanların adresi olmadığını söyledi.
Bu noktada geçmişte MHP çatısı altında görev yaparken hayatını kaybeden dava arkadaşlarını hatırlatan Adan, onların makam veya koltuk için değil, “kelle koltukta” mücadele etmek için bu yola çıktıklarını belirtti.
Şehitlerin kızıl kurşunlara göğüs gerdiğini, işkencehanelerde boyun eğmediğini ve darağaçlarında sallanan urgana baş eğmediğini söyleyen Adan, MHP'lilere düşenin onların hatırasını yaşatmak olduğunu ifade etti.
“Terörsüz Türkiye, asırlık bir hayalin gerçeğe dönüşmesidir”
Adan, Terörsüz Türkiye'yi anlatabilmek için öncelikle sürecin ruhunun ve tarihsel köklerinin iyi anlaşılması gerektiğini söyledi.
Terörsüz Türkiye'nin “asırlık bir hayalin gerçeğe dönüşmesi” ve Türk ile Kürt'ün kucaklaşmasının nihai adımı olduğunu belirten Adan, Kürt kardeşlerin Türk milletine karşı fitneyle zehirlenmek istenmesine karşı 100 yıl önce Ziya Gökalp'in önemli çalışmalar yaptığını ifade etti.
Gökalp'in 1922 yılında aşiretler ve Kürtler hakkında araştırma yaptığını belirten Adan, Gökalp'in Anadolu'da Türkmenlerle Kürtlerin kaynaşmış olduğu yönündeki tezine dikkat çekti.
Adan, Gökalp'in Türk ve Kürt'ün birbirinden ayrılamayacağını ve emperyalist kışkırtmalara karşı omuz omuza durulması gerektiğini savunduğunu belirterek, yaklaşık bir asırdır bu meseleye kafa yoran ve gönül verenlerin Türk milliyetçileri olduğunu söyledi.
Bugün onların başlattığı kardeşlik projesinin Türk milliyetçiliğinin lideri Devlet Bahçeli tarafından gerçekleştirildiğini ifade eden Adan, Bahçeli'nin sözlerinin Gökalp'in sözlerinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Adan, “Terörsüz Türkiye; Türk milliyetçilerinin zihninden çıkmış, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin iradesiyle bir devlet projesine dönüşmüş, en nihayetinde de başarıyla sonuç alınmıştır” dedi.
“Ağustos ayında tarihimize yeni bir zafer işlendi”
Ağustos ayının Türk'ün zafer ayı olduğunu belirten Adan, Malazgirt'ten Sakarya'ya uzanan tarihsel çizgide Türk milletinin bu ayı zaferlerle özdeşleştirdiğini söyledi.
26 Ağustos'ta Cumhur İttifakı ve MHP olarak Malazgirt'te olduklarını hatırlatan Adan, Gazi Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e uzanan şanlı bir mazinin evlatları olduklarını ifade etti.
Adan, Malazgirt Ovası'ndan Anadolu'ya yayılan “çift başlı kartalın” temsil ettiği mirasın kıyamete kadar yaşamasını diledi.
Yeni bir Ağustos ayında Türk tarihine yeni bir zaferin işlendiğini belirten Adan, bu zaferin adının Terörsüz Türkiye olduğunu söyledi.

Terörsüz Türkiye projesinin Batı başkentlerinden devşirilen taktiklerle veya okyanus ötesinden gelen yönlendirmelerle yürütülmediğini belirten Adan, bu hamlenin milletin selameti için milletin evlatları tarafından hayata geçirildiğini savundu.
Emperyalist güçlerin Türk topraklarına saldığı “zehrin” bünyeden atıldığını ve milli birliğin fitne virüsünden arındığını ifade eden Adan, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen yabancı başkentlerin savaş planlarının MHP tarafından boşa çıkarıldığını söyledi.
Türkiye'nin enerjisini başka yöne çekerek tüketmek isteyenlerin kaybettiğini, Ankara merkezli gelecek tasavvurunun kazandığını dile getirdi.
“Türkiye’nin manevi ve stratejik sınırları 81 vilayetin çok ötesindedir”
Başkalarının Türkiye'yi sürüklediği kardeş kavgalarında ve fitne tuzaklarında kaybedilecek tek bir can, anaların gözünden akacak tek bir damla yaş olmadığını belirten Adan, Terörsüz Türkiye sürecinin yalnızca Türkiye için değil, bütün coğrafya için hayati önem taşıdığını söyledi.
Türkiye'nin yalnızca 81 vilayetten ibaret olmadığını ifade eden Adan, ülkenin manevi ve stratejik sınırlarının çok daha ötesine uzandığını savundu.
Kırım'dan Libya'ya uzanan bir medeniyet havzasının, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar uzanan bir gönül coğrafyasının kalbinin Türkiye olduğunu belirten Adan, “Artık Mehmetçiğin namlusu Güneydoğu dağlarına hapsedilmeyecek, başkalarının çizdiği hudutlar ufkumuzu boğamayacaktır” dedi.
Adan, Türk'ün gölgesinin bundan böyle Karabağ'a, Kıbrıs'a, Kerkük'e, Kırım'a ve Allah'ın izniyle Kudüs'e düşeceğini söyledi.
“Terörsüz Türkiye, büyüyen Türkiye demektir” diyen Adan, Türk milletinin güç kaynaklarından birinin birlik, beraberlik, iç barış ve ülkü olduğunu vurguladı.
Bir devletin içeride ne kadar sağlam ve güçlü olursa dış politikasının da o ölçüde güçlü olacağını belirten Adan, terör çözülmeden ve milli birlik sağlanmadan kudretli bir devletin kurulamayacağını ifade etti.
Bu nedenle Devlet Bahçeli'nin “iç cepheyi tahkim etme” çağrısında bulunduğunu hatırlattı.
“Türk milletinin ülküsü, Terörsüz Türkiye vizyonunda hayat bulmuştur”
Adan, gelinen noktada Türk milletinin ülküsünün ve Terörsüz Türkiye hedefinin Devlet Bahçeli'nin vizyonunda hayat bulduğunu söyledi.
“Artık sırtımızdan bıçaklayanlar kaybetmiş, kucaklayanlar memleketi kazanmıştır” diyen Adan, Türkiye'de çocukların huzur içinde yaşayacağı, yatırımların büyüyeceği, kalkınmanın hızlanacağı ve kardeşliğin kökleşeceği güçlü bir Türkiye bulunduğunu savundu.
Çatışmalara harcanan para, enerji ve insan kaynağının artık Türkiye Yüzyılı'nın inşasına yönlendirileceğini belirten Adan, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın kardeşliğin temel taşları üzerinde yükseleceğine inandığını söyledi.
Adan, bundan sonraki dönemde MHP'nin vazifesinin daha da başladığını belirterek, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türk milletinin milliyetçilerin sağlam kılavuzluğu altında bir yumruk gibi kenetlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Alevi de bizim, Kürt de bizimdir”
Adan, Devlet Bahçeli'nin Türkiye'nin birlik ve beraberliği için attığı adımlardan birinin de Alevi vatandaşlara yönelik yaklaşımı olduğunu söyledi.
Bahçeli'nin 11 Ekim 2022 tarihli grup konuşmasındaki sözlerini hatırlatan Adan, şu ifadeleri aktardı:
“Alevi İslam inancına sahip kardeşlerimizin haklı ve meşru talepleri vardır. Onlar bizim canımız, can beraberimizdir. Ne ayrımız ne de gayrımız vardır. Cami ne kadar bizimse Cemevi de o kadar bizimdir.”
Adan, bu yaklaşımın sembolü olarak Bahçeli'nin kendisine ait bir arsayı Horasan Erenleri Federasyonu'na bağışladığını belirtti.
Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesindeki 6 dönümlük arazi üzerinde Alevi vatandaşlar için bir cemevi ve kültür merkezi inşa edildiğini söyleyen Adan, Bahçeli'nin “Alevi de bizim, Kürt de bizimdir. Cami de bizim, Cemevi de bizimdir. Biz hep birlikte Türk milletiyiz” sözleriyle işareti verdiğini ifade etti.
Bu gönül seferberliğinin başarıya ulaşacağını belirten Adan, Alevi vatandaşları Türk milletinden koparmaya çalışanların bozguna uğrayacağını söyledi.
“Osmanlı ile Cumhuriyet'i çatıştırmak isteyen fitneciler yol bulamayacak”
Adan, yeni dönemin başka bir toplumsal buluşma ve kucaklaşma dönemi olması gerektiğini belirtti.
Şanlı mazimiz Osmanlı ile şerefli emanetimiz Cumhuriyet'i çatıştırmak isteyenlerin toplumun sinir uçlarını kaşıyarak tahriklere yol açamayacağını ifade eden Adan, MHP'nin üç hilalinin gelenek ile geleceği birbirine bağlayan bir köprü olduğunu söyledi.
Davanın ruh kökünün İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet'ten İstanbul'u düşman işgalinden kurtaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e kadar uzandığını belirten Adan, Türk milletinin hafızasında ve gönlünde yer alan her değerin MHP tarafından muhafaza edileceğini söyledi.
Hunlardan Göktürkler'e, Selçuklu'dan Osmanlı'ya kadar ecdattan evlada miras kalan her hatıranın Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni yüzyılına can suyu olacağını ifade etti.
Adan, “Derdimiz; Alevi-Sünni, Kürt-Türk, Seküler-Muhafazakâr gibi yapay prangalardan, kışkırtmalardan Türkiye’yi kurtarmaktır” dedi.
Allah'ın izni ve keremiyle Türkiye'yi bölen ayrışmaların son bulacağını ve milletin Devlet Bahçeli'nin gösterdiği istikamette kenetleneceğini söyledi.
“Kongrelerimiz bir bayrak yarışıdır”
MHP teşkilatlarının önemine de değinen Adan, bütün büyük hedeflerin arkasında güçlü teşkilatlar bulunduğunu belirtti.
Kongrelerin ortak hedefe koşan insanlar arasındaki bir bayrak yarışı olduğunu ifade eden Adan, “Hedefler bir, fikirler bir, gönüller birdir” dedi.
Üç hilalin gölgesinde kardeşçe kucaklaşmaya ve omuz omuza çalışmaya yer olduğunu belirten Adan, şanlı sancağın altında kırgınlık, kızgınlık ve dargınlıkların bulunmaması gerektiğini söyledi.
Adan, İstanbul teşkilatında bugüne kadar her kademede görev yapan il başkanlarına, yöneticilere, ilçe başkanlarına, belediye meclis üyelerine, sandık görevlilerine, mahalle temsilcilerine ve ismini tek tek sayamadığı bütün dava arkadaşlarına teşekkür etti.
Hayatını kaybeden dava arkadaşlarını rahmetle yad eden Adan, hayatta olanlara sağlık ve afiyet diledi. Kongrede görev üstlenecek teşkilat mensuplarına da başarı temennisinde bulundu.
“Hedefimiz Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır”
İstanbul teşkilatının bundan sonra da Devlet Bahçeli'nin gösterdiği istikametten ayrılmadan ve Cumhur İttifakı'nın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Türkiye Yüzyılı hedeflerine en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğine inandığını söyleyen Adan, “İşimiz zor, yolumuz uzun, hedefimiz büyüktür” ifadelerini kullandı.
MHP'nin bugünkü konumuna kolay gelmediğini belirten Adan, MHP Lideri Bahçeli'nin “Başkaları için hiç olmayan mesafeler Üç Hilal için hep vardı ve sarp yollar, keskin dönemeçler, imkânsız geçitler hep karşımıza çıkarılmıştır” sözlerini hatırlattı.
Adan, artık yolları, dönemeçleri ve geçitleri aşarak hedefe doğru yürüme vakti olduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda hedeflerini sıralayan Adan, güçlü bir devlet ve mutlu bir millet, hırsızın ve arsızın nefesinin kesildiği bir sistem ile 21. yüzyılın “Kızılelma”sı olan Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerini ortaya koydu.
Adan, konuşmasını “Rabbim birliğimizi daim, dirliğimizi kaim eylesin. Devletimizi payidar, milletimizi aziz eylesin. Bilge Liderimizi başımızdan eksik etmesin” sözleriyle tamamlayarak salondakileri hürmet ve muhabbetle selamladı.