Sokağa çıkan, sonucuna katlanır

28.10.2020 10:00

Türk milletinden hiçbir zaman iktidar alamayacaklarını bilenlerin, çareyi olağanüstülüklerde aradıklarını biliyor ve söylüyoruz. İçine düştükleri çaresizliğin sokak çağrıları ile bir çılgınlık boyutuna ulaştığını ibretle izliyoruz. Sayın Devlet Bahçeli, grup konuşmasında bu sokak davetleri ile ilgili değerlendirmesinden önce, Sağlık eski Bakanı Prof. Dr. Osman Durmuş’u kaybetmenin üzüntüsünü Türk milleti ile paylaştı. Rahmetli Durmuş, konuşmada da belirtildiği gibi, inanmış bir Ülkücü, çalışkan bir hekim, başarılı bir siyasetçi, ahlaklı bir insan, mücadeleci bir devlet adamı, kısacası adam gibi adamdı. Biz de kendisine rahmet, ailesine ve milliyetçi, Ülkücü camiaya başsağlığı diliyoruz.

CUMHURİYET ONURUMUZDUR

Cumhuriyetimizin 97’nci yılındayız. Sayın Bahçeli, yarın kutlayacağımız büyük bayramı veciz ifadelerle tarif etti: “Cumhuriyet, Türk milletinin bağımsızlık onurudur. Aziz Atatürk’ün en büyük eserim dediği bu zafer yaşayacak, nesilden nesile taşınıp yaşatılacaktır. Bizim verecek toprağımız yoktur, çizilecek sınırımız yoktur, vazgeçecek insanımız yoktur, bölünecek milletimiz yoktur, sokakların izbeliğine bırakılacak devletimiz yoktur. Denemek isteyen varsa buyursun denesin, hainler nerede olurlarsa olsunlar, millet sevdalıları sonuna kadar buradadır, vatanın burcunda Ulubatlı Hasan olmaya yeminlidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muharrik ve muhkem vasfıyla Türkiye Cumhuriyeti prangalarını kırmış, kronik sorunlarına neşter vurmuştur. Krizseverlerin, kavgadan ve kutuplaşmadan beslenenlerin güçlendirilmiş parlamenter sistem arayışları doğal ve normaldir. Zillete düşenlerin birbirini yemeleri, birbirlerini kötüleyip ulu orta hızara vermeleri bir siyaset değil, kaotik ve hazin bir çarpıklığın özetidir.”

HODRİ MEYDAN

Tehlikeli sokak edebiyatını son günlerde sık sık telaffuz edenler Sayın Bahçeli’nin şu sözlerine iyi kulak vermelidirler: “ABD Başkan adaylarından Biden’ın iktidarı devirme planlarının gündeme yansıması, parti kurmayın sokağa dökülün tavsiyesi verenlerin deşifre edilmesi son derece uyanık olmamızı gerektirmektedir. Bazı alçak kalem sahipleri ve televizyon yorumcuları da CHP propagandası yapayım derken ateşle oynamaktadır. Neymiş, sokak hazır, muhalefetin silkinmesi gerekiyormuş. Hele bir çıksınlar sokağa da, acıklı şekilde görsünler Hanya’yı Konya’yı, dünyanın kaç bucak olacağını. Hodri meydan, Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmadı, sokakta bulunmadı, sokağa bırakılmayacak, sokağın girdabına, sokak serserilerine teslim edilmeyecektir.”

EKMEKSİZLER SALDIRIYOR

Askıda Ekmek Kampanyası’nı eleştirenlerin alayının ümidini sokağa bağlaması çok çarpıcıdır. Sayın Bahçeli bu konunun üzerinde özellikle durdu: “Dış saldırıların ve Kovid-19 salgınının neden olduğu konjonktürel ekonomik sorunları toplumsal zeminde dayanışma ve yardımlaşma ahlakıyla nispeten zayıflatma düşüncemiz CHP’yi, İYİ Parti’yi, HDP’yi aynı anda neden rahatsız etmiştir? Bunların nimeti, helal lokmayı kötüleme densizliğini nasıl anlayalım? Nasıl anlatalım? Biz ekmek dedikçe, ekmeksizler topyekûn saldırıyor. Askıda ekmek vardır, ama size sokakta ekmek yoktur, sokakta hayır yoktur, sokakta adım atacak yeriniz yoktur, var diyorsanız sonuçlarını göze almak zorundasınız. Askıya fatura koyup bununla öğünenlerin, ekmekten şikâyet etmeleri en başta milletimize, inançlarımıza, geleneklerimize hakarettir, hayâsız karşı çıkıştır.”

MACRON, SİYASİ ŞİZOFREN

Sayın Bahçeli, kaygı verici boyutlara ulaşan AB ülkelerindeki Türk ve İslam düşmanlığı için de çarpıcı tespitlerde bulundu: “Berlin’de bulunan Mevlana Camii’ne geçen hafta bir sabah namazı vakti yapılan kalabalık polis operasyonu inançlarımıza yönelik adi bir suikast girişimidir. Hollanda Özgürlük Partisi’nin soysuz Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na terörist diyecek kadar alçalmış, gerçek manada teröristin, caninin, faşistin ve barbarın kim olduğunu gözler önüne sermiştir. Türk ve İslam değerlerine adı konulmamış Haçlı Seferi başlatan bu ilkel zihniyet nefret işlemektedir. İslam’ı yeniden yapılandıracaklarını söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı, cehaletin ve husumetin taşeronluğuna soyunmuştur. Akli melekelerini hepten kaybetmiş Macron’un kafa yoracak, mesele yapacak başka işi, başka gündemi, başka meşgalesi yok mudur? Bu siyasi şizofren ne hakla İslam’ı yapılandırmayı hedef olarak belirlemiştir? Dinin sahibi Allah’tır. Peki Macron’un sahibi kimdir? Batı ülkelerinde artan İslam karşıtlığı alarm verici seviyelerdedir. Türk ve İslam âlemi bir olmalı, beraber hareket etmeli, zalim ve emperyalist komplolara birlikte cephe almalıdır.”

BU NASIL BİR KÜSTAHLIKTIR?

Azerbaycan’ımız muhteşem zaferleri ile bizi gururlandırırken ABD ve Batı ülkelerinin kalleş tavırları da dikkatimizden kaçmıyor. Sayın Bahçeli’nin bu konularda yaptığı tarihi tespitleri özetleyerek bitirelim: “Bir yanda ateşkes, diyalog, müzakere çağrısı yapan ülkelerin, diğer yanda Ermenilere silah yardımı yapması tarihin şahit olduğu en korkunç ikiyüzlülüktür. Ateşkes aldatmadır, oyalamadır, zaman kaybıdır. Ermenistan’ın onun bunun vesayetinden medet umması makûs sonunu değiştirmeye yetmeyecektir. ABD’nin Dağlık Karabağ üzerinden yaptırım tehdidinde bulunması beyhude bir hevestir. S-400 hava savunma sisteminin test edilmesinden ürken ABD’nin Türkiye’yi üst perdeden kınaması bizim nazarımızda yok hükmündedir. Ne yapacağız, hangi silahı alıp almayacağımızı, kimi destekleyip desteklemeyeceğimizi ABD’ye mi soracağız? Bu nasıl bir küstahlıktır? Hatay’ın İskenderun ilçesi Fener Caddesi’nde meydana gelen menfur olay zamanlama itibarıyla oldukça düşündürücüdür. Alınan ihbarların ardından kendi vatandaşlarına kalabalık yerlerden uzak durmasını tembihleyen ABD Büyükelçiliği sahip olduğu bilgi ve iddiaları ülkemizin yetkili mercileriyle paylaşmadıysa büyük bir skandala imza atmış demektir. Neresinden bakarsak bakalım nezaketsiz ve art niyetli bir durum karşımızdadır.”