Tarihe yön vermenin manifestosu

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Adana’daki muhteşem törende yaptığı konuşma, tarihe mal olmuş bir...

11.02.2019 10:01

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Adana’daki muhteşem törende yaptığı konuşma, tarihe mal olmuş bir hareketin, tarihe yön verme manifestosudur.

Kuruluşunun 50’nci yılını görkemli bir törenle kutlayan MHP, emin adımlarla, “lider Türkiye” hedefine yürüyüşünü, daha kararlı biçimde sürdürecektir. Yarım asırlık geçmişin şanı, şerefi, mücadelesi ve hedefi, ilelebet payidar olmanın teminatıdır. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Adana’daki muhteşem törende yaptığı konuşma, tarihe mal olmuş bir hareketin, tarihe yön verme manifestosudur.

HEDEFTE SAPMA YOK

Kimse boşuna uğraşmasın, beyhude kendini parçalamasın. MHP’nin çizgisinde bir kırık, bugününde bir yanlış, hedefinde bir sapma yoktur ve olmayacaktır. MHP temsil ettiği değerlerle, geçmişiyle, bugünüyle, teşkilatlarıyla, lideriyle bu ülkenin istikbalidir. Sayın Bahçeli’nin belirttiği gibi,50 yıl, vatan sevgisinin kefili, millete mensubiyetin kazancı, devlete muhabbetin kavlidir. 50 yıl önce, “tembellik, meskenet, yokluk, sefalet, gerilik, karanlık, adaletsizlik” yenilenecek denmişti, bugün de aynı sözle, aynı kararla, aynı yeminle, “Türk milletinin hizmetindeyiz” deniliyor. Yapılan budur, hedef aynıdır, iman tamdır.

DEVLET-İ EBED MÜDDETİN BEKÇİSİYİZ

Hayati bir seçimin arifesindeyiz. Saflar netleşmiş, kimin nerede durduğu, neyin peşinde olduğu belirginleşmiştir. Zillet, tam da tanımına uygun olarak, ihanetin çukurundadır. Anlaşılan o dur ki, bu çukurdan bakınca, millete sevdalanmak, ülkeye sahip çıkmak, “bekçilik” olarak görülüyor. Oysa söz konusu olan milli bekadır ve ülkücüler ve milliyetçiler bu konuda gönüllü bekçidirler. Sayın Bahçeli’e bunu söylüyor ve “Bekçilik şerefli bir vazifedir. Sabırla beklemek, sebatla nöbet tutmak onurların en onurlusudur. Türk milletinin varlığı için bekçilikse bize düşen seve seve yaparız. Allah’tan emperyalizmin piyonu değiliz. Allah muhafaza, terör örgütlerinin taşeronluğuna heves etmiyoruz. YPG’ye vatanlarını savunanlar, hendek kazan teröristlere arkadaş demiyoruz. 15 Temmuz’a tiyatro diyen alçalmanın muhatabı değiliz. Evet bekçiyiz, kalpleri imanla çarpan vatan bekçileriyiz. Evet bekçiyiz, vatan ve milli bekanın nöbetini uğruna ha ekmek yemişiz, ha kurşun adanmışlığıyla tutuyoruz. Devlet-i ebed müddetin bekçisiyiz. Millet-i ebed müddetin bekçisiyiz.”diyor.

DÖRT AYAKLI STRATEJİ

MHP vatanın ve bekanın nöbetini tutarken, her zaman üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır, şimdi de yapıyor. 31 Mart seçimlerinde zillete geçit vermemek için kararlı olmak, sıkı durmak ve çok çalışmak gerekiyor. Bu çerçevede Cumhur ittifakını oluşturan partilerin uyumu hayati derecede önemlidir. Sayın Bahçeli yerel seçimlerin gündeme girmesiyle birlikte, dört ayaklı bir strateji açıklamıştı. Buna göre, yeni sistemin yerleşmesi, kurum ve kurallarıyla inşası için merkezi yönetimle yerel yönetimlerin uyumlu çalışmasının önemine dikkat çekilmiş ve bu yönde tedbir alınması gerektiği belirtilmişti.Cumhur ittifakı ile bu tedbirler alınmıştır. Diğer taraftan başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere, büyükşehirlerin belediye yönetimi zillete yakasını kaptıran, ülkesine çelme takan, üstelik FETÖ-PKK-PYD’nin yörüngesine sabitlenen partilerin asla kontrolüne girmemesi, yönetimine geçmemesi için bir işbirliği yapılması gereğinin üzerinde durulmuştu. Bu konuda da bir sorun yaşanmadı ve büyükşehirlerin tamamında Cumhur ittifakının başarıyla çıkmasının yolu açıldı. Büyükşehirlerde parti ayrımı yoktur ve gösterilen adayların tamamı Cumhur ittifakının adaylarıdır.

YENİ ÇALIŞMA YAPILIYOR

Kayyuma devredilen belediyelerin milletimizin iradesi doğrultusunda, yeni sistemin yapısına uygun olacak şekilde tezahürü, teşkili ve tahkimi de son derece önemlidir. Türkiye’de PKK’nın yöneteceği belediye kesinlikle olmamalı, 15 Temmuz öncesine dönülmemeli, CHP-HDP ve yedekleriyle kurulan karanlık ittifakın hesabı bozulmalıdır. Bu konuda neler yapılabileceği, Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli arasında geçtiğimiz günlerde yapılan görüşme ile tekrar masaya yatırılmıştır.İki partinin yetkilileri yeni bir çalışma yapmaktadırlar ve muhtemelen bu hafta içinde, başta kayyuma devredilen belediyeler olmak üzere, doğu ve günedoğu bölgesindeki illerimizle ilgili yeni kararlar alınması kuvvetle muhtemeldir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin elinde bulunan büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyelerini muhafaza edip bunların yanında daha fazlasını kazanmak hedefi aynen korunmaktadır.

TUNÇ SOYER REZİLLİĞİ

Zilletin bu milletle hiçbir bağ ve bağlantısının olmadığı, neye ve kime hizmet ettiği gösterdiği adaylarla da sabittir. CHP-İP-HDP-ÖDP zillet ittifakının, 12 Eylül’den sonra kurulan zulüm mahkemelerinde ülkücüleri inim inim inleten bir işkencenin oğlunu İzmir’den Büyükşehir Belediye Başkan adayı göstermesi, sözün bittiği yerdir. Bu adayı, “Babadan oğula suç geçmez” diyerek savunmaya çalışmak, bu millete hakarettir. Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer’in zulmettiği yiğitlerin çocuklarını, haksız ve hayasız şekilde sabıka kayıtlarında “sakıncalı” gösterdiler. Hiç kimsenin aklına da, “babadan oğla suç geçmez” demek gelmedi. Şimdi koro halinde bize masal anlatıyorlar. Böyle bir rezilliği ne anlarız, ne dinleriz, ne de kabul ederiz.

TARİHİ ÇAĞRI

Bütün bu gelişmeler, aynı zamanda ülkücülerin Üç Hilalin altında toplanmasının da şart olduğunu bir defa daha belgelemektedir. Sayın Devlet Bahçeli, 50’inci yıl münasebetiyle çok anlamlı bir çağrı yapmış ve “aramızdan bir vesileyle kopup giden, gözü Üç Hilal’de kalan, bir hatadır yaptık diyen, samimi pişmanlık yaşayan, yuvasının özlemini çeken, Ülkücü Ülkücünün kurdu değil yurdudur diyen her kardeşimle, her dava arkadaşımla helalleşmeye hazırım. Onlara sadece kapımızı değil, gönlümüzü de açıyorum” demiştir. Bu tarihi çağrının büyük karşılık bulacağına inanıyorum.