Orhan Pamuk’un 2008 yılında yayımlanan ve dünya edebiyatında eşine az rastlanır bir projenin parçası olan Masumiyet Müzesi, sadece bir roman değil; anıların nesnelere dönüştüğü fiziksel bir müzedir. Roman, 1974’ten günümüze uzanan süreçte aşk, saplantı, zaman ve İstanbul’un toplumsal yapısını derinlemesine işler.
Masumiyet Müzesi, zengin bir ailenin oğlu olan Kemal ile uzak akrabası yoksul Füsun arasındaki tutkulu, saplantılı ve trajik aşk hikayesini anlatır. 1975 yılında İstanbul’da başlayan roman, Kemal’in nişanlı olmasına rağmen Füsun’a aşık olmasıyla gelişir. Füsun’un bir başkasıyla evlenmesinin ardından Kemal’in 8 yıl boyunca onu ziyaret etmesi ve ona ait eşyaları (izmarit, toka, bardak vb.) toplayarak biriktirmesi, hikayenin merkezini oluşturur. Eser, aşkın yanı sıra Batılılaşma sancıları çeken İstanbul’un sosyal yaşamını ve "mutluluk" kavramını sorgular.

Kitabın konusu ve Bölüm Analizleri
Roman, 83 bölümden oluşur ve her bölüm fiziksel müzedeki bir vitrine karşılık gelir. Öne çıkan temalar şunlardır:
| Tema / Bölüm | İçerik ve Anlamı |
|---|---|
| Aşk ve Saplantı | Kemal'in Füsun'un dokunduğu her şeyi (izmaritler, tokalar, bardaklar) biriktirme tutkusu. |
| Sınıf Çatışması | Nişantaşı'nın elit hayatı ile Çukurcuma'nın mütevazı yaşamı arasındaki keskin fark. |
| Zaman ve Anılar | "Bekleme Acısı" gibi bölümlerle zamanın mekâna nasıl dönüştüğünün felsefi incelemesi. |
| İstanbul Kültürü | Boğaz yalıları, Beyoğlu sinemaları ve "Şanzelize Butik" gibi mekanlarla dönemin ruhu. |
Orhan Pamuk, romanı yazarken eş zamanlı olarak eşyaları da toplamış ve İstanbul Çukurcuma’daki gerçek Masumiyet Müzesi'ni 2012 yılında açmıştır.
Kemal'in Füsun'u izlediği yıllar boyunca biriktirdiği izmaritlerden oluşan devasa koleksiyon, müzenin en çarpıcı giriş bölümüdür.
Kitapta geçen her nesne (Füsun’un ehliyeti, piknik sepeti, çay termosu), ziyaretçiye kurgunun gerçek olduğu hissini verir.