Tezkereler 6+1’li masayı böldü

Libya’ya asker gönderilmesi için verilen iznin süresinin 2 Temmuz 2022 tarihinden itibaren 18 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Tezkereye AK Parti ve MHP “evet” oyu verirken, CHP ve HDP ise “hayır” dedi. İP’in ‘evet’ oyu kullanması 6+1’li masadaki çatlağın derinleştiği yorumlarına neden oldu.

Günün Başyazısı
Haber Girişi:
Son Güncelleme:
Google Haberlere Abone ol
Tezkereler 6+1’li masayı böldü

Kadir Yıldız / TÜRKGÜN

Libya’ya asker gönderilmesi için verilen iznin süresinin 2 Temmuz 2022 tarihinden itibaren 18 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan tezkerede, Libya’da Şubat 2011’de meydana gelen olayları takip eden süreçte demokratik kurumların inşa edilmesine yönelik çabaların, artan silahlı çatışmalar nedeniyle akamete uğradığı, ülkede parçalanmış bir yapı ortaya çıktığı anımsatıldı.

İP neden döndü?

Libya tezkeresinin 18 ay uzatılması için TBMM’de yapılan oylamada 6+1’l masanın ortakları ikinci kez ayrıştı. Irak ve Suriye tezkeresine CHP’nin hayır oyu vermesine rağmen sınır dışı operasyonların devam etmesi için evet oyu veren İP, Libya tezkeresi için de CHP ve HDP’nin aksine “evet” oyu kullandı. Masada oluşan bu çatlak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ittifakın ortak adayı olması yönündeki ısrarını kırmak için İP’in masadaki ağırlığını hissettirmesi olarak yorumlandı.

Irak ve Suriye tezkerelerinin uzatılmasına da CHP, HDP ile birlikte hareket ederek hayır oyu kullanmış, İP ise evet oyu kullanarak masadaki ilk çatlağı oluşturmuştu. İP’in arka arkaya CHP’den ayrı bir tutum olarak geliştirdiği bu politikanın aslında dış politika merkezli değil, içeriye dönük sistemli bir çıkış olduğu belirtildi.

Masadaki ağırlığını kaybettiğini düşünen Meral Akşener’in tezkere oylaması yoluyla, fevri hareket eden Kemal Kılıçdaroğlu’na “bizi yok sayma” mesajı verdiği iddia edildi.

CHP: Hep karşı olduk

CHP Grubunun konuşma yapan Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Libya tezkeresine dün de karşıydık bugün de karşıyız” ifadelerini kullandı. Çakırözer, “Deniz Yetki Anlaşması’nın bir ön koşulu gibi önümüze getirilen Libya’ya asker gönderilmesi gibi ikinci mutabakata ve arkasından getirilen tezkereye hep karşı olduk, bugün de olmaya devam ediyoruz” dedi.

Asker göndermeye karşı olduklarını belirten Utku Çakırözer, “Çünkü biz, Mehmetçik’imizin uluslararası meşruiyeti olan insani yardım operasyonları dışında başka ülkelerin topraklarını korumak için görevlendirilmesine karşıyız” dedi.

“Libya’da ne işimiz var” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı tezleri savunan, Irak ve Suriye tezkerelerine de hayır oyu veren HDP, Libya tezkeresinde de ittifak ortağıyla birlikte hareket etti. HDP adına TBMM’de söz alan Tülay Hatimoğulları, konuşmasında Türkiye’nin Libya’da işinin olmadığını söyledi.

HDP’li Hatimoğulları, “Türkiye’nin sınır ötesindeki ülkelerde askerî varlığını biz sürekli sorgulayacağız ta ki oradaki askerî varlık bitene kadar” dedi ve HDP olarak bugüne kadar Meclise gelen bütün tezkerelere ‘ret’ oyu verdiklerini belirtti.

İP: İşler değişti

İP adına söz alan Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin konuşmasında bir önceki tezkereye “hayır” oyu kullanmalarını Mehmetçik’in savaş ortamına gönderilmesine karşı çıkmakla gerekçelendirdi. Sezgin, “2020 sonundan bu yana ateşkes nedeniyle Libya’da iç savaş durumu yaşanmamakta olması, askerimizin muharip güç konumunda olmaması nedeniyle” ve “milisler arası çatışmalar bakımından caydırıcı bir rol oynayacağı” gerekçesiyle evet diyeceklerini açıkladı.

Sezgin konuşmasının devamında, “Libya’daki kuvvetlerimizin ve yurt dışında görevde bulunan Mehmetçik’in moral gücünü korumasını da önemsiyoruz ve bu süre uzatma tezkeresine evet diyoruz” ifadelerini kullandı.

İP İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu da Habertürk TV’ye yaptığı açıklamada 2020 yılında “hayır” dedikleri tezkereye şimdi “evet” demelerinin gerekçesini, “O gün Dışişleri Bakanı gelince bilgi vermeye, biraz Allah kerimdir duygusu içinde olduğunu fark etmiştik. Hükümetin plan yapabilme imkânının olmadığını fark etmiştik. Hayır derken inşallah haksız çıkarız demiştik. Şimdi de Dedeağaç ve adalarda hukuku çiğneyen ve Türkiye’yi sıkıntıya sokmaya çalışan gelişmeleri izliyoruz. PYD, ABD’nin kara gücü gibi. Daha önce hayır demiştik ama şimdi bu yüzden evet diyoruz” sözleriyle açıkladı.

‘Maceraperest’ ve ‘lejyoner’ demişlerdi

21 Aralık 2020 tarihinde TBMM’de oylanan Libya tezkeresi öncesinde CHP ile İP’i ziyaret eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bilgilendirme yapmasına rağmen muhalefetin tavrı değişmemiş ve “hayır” oyu kullanmışlardı.

CHP adına Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dış Politika Başdanışmanı Ünal Çeviköz konuşmasında, “Maceraperest politikalar ülkemizi âdeta, kurtlar sofrasına atmakta ve hukuksuz uygulamalarla karşı karşıya getirmekte. Bunun en son örneğini maalesef, bir konteyner gemimizin hukuksuzca aranmasında da gördük. İktidarın risk algısını anlamak gerçekten mümkün değil” ifadelerini kullanmıştı.

Libya tezkeresinin oylaması esnasında ise CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Türk askerinin Libya’da görev alacak olmasından dolayı “lejyoner” benzetmesi yapmış ve bu sözleri kamuoyunda büyük tepki toplamıştı.

İP adına açıklamada bulunan Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kamil Erozan da, “Mehmetçik sıcak çatışmaya girecek mi?” sorusuna “O konuda bir açıklık getirmedi Sayın Bakan. Biz davetin içeriğini de bilmiyoruz. ‘Ne gibi bir ihtiyaçla bu davet yapıldı?’, ‘Bizden ne bekleniyor?’ konusunda henüz yeterince bilgi sahibi değiliz” yanıtını vermişti.

Yorumlar