Türk siyasetine yerleştirilmiş Sezgin Tanrıkulu, Ömer Faruk Gergerlioğlu gibi tipler zaten var. Sonradan bu modellerin mudaillerini piyasaya sürdüler. O isimlerde Bahadır Erdem ve Mustafa Yeneroğlu gibi isimlerdi. Bu isimler onlar kadar olamadı elbette. Onlar gibi değil de biraz asistanı gibi oldular. Bahadır Erdem model olarak o isimlere çok benzer özellikler taşıyordu ve aynı fabrikanın üretimi gibiydi. O da aynı onlar gibi PKK’lı terörist Demirtaş’a özgürlük istiyor, HDP’yi Kürtlerin siyasal temsilcisi görüyor, Anayasamızdaki Türklük ifadelerine alerjisi duyuyor, özgürlük, demokrasi ve çağdaşlığı hep Türk milletinin milli ve manevi değerleri karşısında silah olarak kullanıyordu. Ama siyasetteki hedeflerine ulaşamayınca etkisi fazla olmadan silinip gitti. İP’te hedefine ulaşamayınca şimdi yine CHP’yi destekleme kararı almış. Orada tutunabilirse eğer Sezgin Tanrıkulu’nun yaveri olarak yine bir atılım yapabilir.

Asıl üzerinde durulması gereken Mustafa Yeneroğlu isimli şahıstır. Bu isim, Sezgin Tanrıkulu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu gibi tiplerin sahiplerinin gözüne girmek için adeta onlarla yarışır hale gelmiştir. Sahip çıkılacak bir FETÖ’cü varsa ilk o zıplıyor, sahip çıkılacak bir PKK’lı varsa ilk o zıplıyor. Bu kişinin PKK’lı Selahattin Demirtaş, PKK ile yakın ilişkisi olan Osman Kavala ve FETÖ’den ceza almış kişiler hakkında yaptığı özgürlük, hukuk, adalet yorumlarına bakarsanız bunu çok net anlarsınız.

Fakat burada ilginç olan Mustafa Yeneroğlu AK Parti’den istifa ettikten ve veba saçan DEVA’ya geçtikten sonra böyle bir değişim içine girmiştir. AK Parti içinde milletvekili iken terör örgütü PKK’ya, HDP’ye, PKK’lı Demirtaş’a şiddetle karşı çıkan açıklamalar yapıyordu.

15 Temmuz hain darbe girişiminden beş gün sonra “Milletimize ait olan tank, helikopter ve silahlarla milletimize ateş açıldı. Tüm bu terörist saldırılar neticesinde maalesef 246 insanımız hayatını kaybetti. Bu alçakça girişimin başarılı olması durumunda daha ilk günlerde binlerce kişi idam edilecekti. Bu kanlı darbe girişiminin Batı ülkelerindeki birçok siyasetçi, gazeteci ve akademisyen tarafından nasıl ele alındığını da büyük bir hayret ve üzüntü ile takip ediyoruz. Olaylara gözlerini kapatan bu kişilerin, yaşanan darbe girişimini hafife alması, hatta bazılarının “tiyatro” olarak değerlendirmesi insafsızlık ve vicdansızlıktır. Ayrıca yaşanan vahşetten çok darbecilere karşı yapılan münferit saldırıların ele alınması, milletimizin gösterdiği direnişi çarpıtmaktadır. Bu yaklaşımlar demokrasi mücadelesini gölgelemekte, darbeci teröristleri “mazlum” göstermektedir.” açıklaması yapan Mustafa Yeneroğlu DEVA’ya geçtikten sonra tamamen görüş değiştirmiş, şimdi FETÖ’cülerin avukatlığına soyunmuş ve FETÖ soruşturmalarını hukuksuz olarak gördüğünü beyan etmiştir.

Dün, terörist dedikleri için bugün “Bu yargılamaların toplumda etkisi çok uzun yıllar sürecek travmalar meydana getirdiği gerçeği, ileriki zamanlarda çok daha hissedilir olacaktır.” diyerek onlara nefes aldırmaya çalışmaktadır.

Dün, “Ellerine kan bulaşmış teröristlerin evlerine düzenli olarak taziyeye giden ve PKK’yı terör örgütü olarak görmeyen HDP Başkanı Selahattin Demirtaş da yine konuşma yaptı. Konuşmacıların hepsi de sahnedeki Öcalan resmi önünde propagandalarını gerçekleştirdiler. Konuşmalarında ‘direniş’ ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadele çağrısında bulundular! Bu terör resminin mütemmim cüzü de askerî nizamda yapılan yürüyüştü. Askerî kostümler içerisinde yasaklı bayraklar ve semboller dalgalandırıldı, çocuk militanlara oyuncak silahlarla kameralar önünde gururla poz verdirildi!” (4 Eylül 2016) yorumlarında bulunan Mustafa Yeneroğlu veba saçan DEVA’ya geçince “4 milyon insanın oy vermiş olduğu bir kişiyi masumiyet karinesini hiçe sayarak yürütme olarak terörist ilan etmek hukuk devletine değil, terör örgütüne yarar.” Ve “AİHM kararı sonrasında Sn.Demirtaş’ın derhal tahliye edilmesi gerekmektedir. Keyfiliğe son verilmeli, hukukun üstünlüğü kabul edilmeli, bağlayıcı nitelikteki yüksek mahkeme kararları da kişi fark etmeksizin herkes için uygulanmalıdır.” gibi açıklamalar yapmıştır.

O zaman PKK’lı Demirtaş hakkında niçin “Selahattin Demirtaş… Herhangi bir terör saldırısı olduğunda sana efelenmek değil, mahcubiyet düşer.” Diyordun Mustafa Yeneroğlu?

Mustafa Yeneroğlu 2018 öncesi HDP/PKK hakkında da şu açıklamaları yapmıştı:

- HDP'nin PKK ile ne kadar iç içe olduğunu görmek istemeyenlere… Terör örgütünün Avrupa çatısı KCDK-E ve Almanya çatısı NAV-DEM ile ortak HDP programı. Dillerinden demokrasi, barış ve özgürlük eksilmez, ancak terör, yıkım, kan ve gözyaşından başka ürettikleri bir şey yok maalesef.

- Ağrı Doğubayazıt’ta bir vatandaşımızı katleden #terör örgütü #PKK'dan elbette hesap sorulacaktır. Ancak terörü açıkça kınamayan ve terör örgütüne mesafe koymayan HDP de hukuk nezdinde demokratik meşruiyetini kaybetmiştir.

- HDP’nin demokratlığı, Türkiyelilik bilinci ve PKK terörüyle arasındaki ilişkiyi daha da merak edenler PKK’nin Almanya'da serbestçe yayın yapan propaganda bülteni Özgür Politika’ya baksınlar. HDP/PKK ortaklığı ‚kendince akıllı‘ iş dağılımı yapıyor. Ortak sermayeleri kan ve terör.

- Bu cümleleri HDP'nin terörü destekleyen vekillerine anlatmak lazım. Samimiyeti de onların idrakiyle oluşur.

Peki, aynı adam veba saçan DEVA’ya geçince HD(P)KK hakkında ne demişti?

“Her fırsatta HDP'nin terör örgütünün uzantısı olduğunu iddia edenlerin derdi, HDP'yi oyuncak olarak kullanmak olmasaydı ne yapmaları gerekirdi?”

Gördüğünüz gibi adamın HDP/PKK/Demirtaş görüşleri yıllara göre değişiyor.

Dünlerde “Terör örgütüne mesafe koymayan HDP de hukuk nezdinde demokratik meşruiyetini kaybetmiştir.” diyen Mustafa Yeneroğlu, fakat bugün karar değiştirip “HDP'nin terör örgütünün uzantısı olduğunu iddia edenler” noktasına gelmiştir. Mustafa Yeneroğlu’nun yeni hedefi MHP olmuştur. Diyarbakır/Kulp’taki bir sözde imamın Cuma hutbesinde “Şehitlerimizin yüceliğine vurgu yapan ve onlara sahip çıkmanın öneminden bahseden” bölümlerini sansürlemesine tepki gösteren Kulp kaymakamı Burak Akeller’e MHP’nin sahip çıkması Mustafa Yeneroğlu’nu nasıl çıldırttıysa MHP hakkında “Almanya'da tüm farklılıkları ve demokratik hukuk devletini tehdit eden aşırı sağın zihin dünyası ile Türkiye'de MHP'nin arasında esasen bir fark yok. Hatta birçok konuda Almanya'daki aşırı sağ parti AfD, Türkiye'de iktidar ortağı olan MHP'nin kullandığı dilden daha ölçülü (olmak zorunda)” yorumunda bulunmuştur. 2019 ve 2023 yılında gerçekleşen seçimlere terör örgütü PKK’nın uzantısı HDP ve Yeşil Sol ittifakıyla girmiş bir partinin mensubu Mustafa Yeneroğlu’nun bu yorumları hem ahmakça hem alçakça bir içerik taşımaktadır.

Daha geçen aylarda şehit verdiğimiz 12 vatan evladını öldüren PKK’lı teröristlerin ismini teker teker sayan ve "Biz onların sesi soluğu olmaya devam edeceğiz" diyen DEM Eşbaşkanı sıfatı taşıyan alçaklar için sesini çıkarma ama sırf “şehitlere sahip çıkan” Kulp kaymakamına sahip çıkan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye “Devlet Bahçeli alenen suçu ve suçluyu övüyor. Ne Anayasa'yı ciddiye alıyor ne de Türk Ceza Kanunu'nu. MHP adeta hukuk devletine savaş açmış vaziyette. Bu yaklaşım Türkiye’mize yapılabilecek en büyük kötülüktür! Yargısız infaza davettir!” şeklinde hadsiz yorumlarda bulun… Sen Mustafa İhanetoğlu olmuşsun, sana ne deseler artık faydasızdır.

Ama sana çeşitli sorular sormakta fayda vardır?

Mustafa İhanetoğlu sen AK Parti’ye Truva atı olarak mı girmiştin?

FETÖ’nün elinde bir açığın mı var, PKK tarafından tehdit mi ediliyorsun? Dün karşı olduğun bu terör örgütlerine neyin korkusuyla şimdi avukat oldun? Yoksa gönlün hep mi onlarla idi toplumu kandırmak için numara mı yaptın?

Herhangi bir istihbaratın rolden role giren etki ajanı mısın?

Yoksa terör örgütleriyle ilgili görüşlerin psikolojik sorunların olduğundan mı döneme göre değişiyor?

Ha gayret Mustafa İhanetoğlu bu gidişle Sezgin Tanrıkulu, Ömer Faruk Gergerlioğlu senin eline su dökemez hale gelecektir… Bu gidişle PKK/FETÖ hepinize altın madalya takacak… Amacın o sanırım. Ha gayret iyi yırtınıyorsun…