Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan Üçlü Savunma Bakanları Toplantısı kapsamında Azerbaycan'ın Şuşa kentinde bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Azerbaycan basınına verdiği röportajda; Türkiye ile Azerbaycan arasındaki askeri ve savunma sanayii iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
'Şuşa Beyannamesi iş birliğimizin daha da güçlendirdi''
Güler, Türkiye ve Azerbaycan ordusunun harekat kabiliyetini ve operasyonel uyumunu en üst düzeyde tutmak amacıyla kara, hava ve özel kuvvetlerin katılımıyla her yıl kapsamlı ortak tatbikatlar düzenlendiğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şuşa Beyannamesi bu iş birliğimizin siyasi ve stratejik çerçevesini daha da güçlendirmiştir. Savunma ve güvenlik alanında eğitim, danışmanlık, yardımlaşma ve savunma sanayii dâhil olmak üzere mevcut iş birliğimizi daha ileri seviyelere taşıyoruz. Özetle, Türkiye ve Azerbaycan için güvenlik söz konusu olduğunda dayanışma bizim için konjonktürel bir tercih değil, kardeşliğimizin ve stratejik ortaklığımızın doğal bir sonucudur. Bizim anlayışımız nettir; ‘Güçlü Türkiye, güçlü Azerbaycan; güçlü Azerbaycan da güçlü Türkiye' demektir."
“Ortaya konulacak ortak vizyonun, iki ülkenin savunma ve havacılık kabiliyetlerini daha ileri bir seviyeye taşıyacağına inanıyoruz”
Türkiye'nin Azerbaycan ile savunma sanayisi alanında güçlü bir iş birliğine sahip olduğunu değinen Güler, "Önümüzdeki dönemde bu iş birliğini ürün tedarikinin ötesine taşıyarak teknoloji paylaşımı, ortak üretim ve kapasite geliştirme alanlarında derinleştirmeyi hedefliyoruz. Bu çerçevede, 5'inci nesil millî muharip uçağımız KAAN ile ANKA III ve Bayraktar KIZILELMA gibi yeni nesil insansız hava platformları başta olmak üzere geleceğin hava sistemlerinde müşterek projeler geliştirilmesine bakımından önemli bir potansiyel bulunduğunu değerlendiriyoruz. Bu alanda ortaya konulacak ortak vizyonun, iki ülkenin savunma ve havacılık kabiliyetlerini daha ileri bir seviyeye taşıyacağına inanıyoruz" diye konuştu.
bakan güler 2035 hedeflerini açıkladı
2035 hedefleri doğrultusunda kritik teknolojilerde millî kabiliyetlerin geliştirilmesi ve teknolojik bağımsızlığın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını söyleyen Güler, "KAAN ve HÜRJET başta olmak üzere yürüttüğümüz platform projeleri ile milli motor çalışmalarımız da bu hedefimizin önemli unsurlarını oluşturmaktadır. Bu vizyonun önemli boyutlarından birini de uzay alanındaki yeteneklerimiz oluşturmaktadır. 2035 yılına gelindiğinde; İstihbarat, Gözetleme ve Keşif, Elektronik Destek, İhbar ve İkaz, Bölgesel Konumlama ve Zamanlama uydu sistemleri ile Uzay Ortam Farkındalığı kapsamında tanımlanmış uzay resminin oluşturulmasına katkı sağlayacak yeteneklerin geliştirilmesini ve savunma sanayimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyeye ulaşmasını hedefliyoruz" dedi.