Türk milleti bunlardan bıktı

03.04.2020 10:00

KORONAVİRÜS denilince ne olduğunu, ne yapmamız gerektiğini, nasıl davranacağımızı artık biliyoruz. Türk milleti olarak ciddi bir tecrübe kazandık ve hazırlıklıyız. Bu virüsten ne korkup paniğe kapılacak, hayatımızı altüst etmesine izin vereceğiz, ne de hafife alıp hiçbir şey olmamış gibi davranacağız. Bildiğimiz, emin olduğumuz ve hedeflediğimiz tek şey, bu belayı eninde sonunda ama mutlaka atlatacağımız ve her şeye kaldığı yerden devam edeceğimizdir.

NE YAPACAĞIMIZI BİLİYORUZ

Elbette bu virüsün bütün dünyaya her alanda etkileri olacaktır. İnsanlık şöyle bir silkinmiştir ve bunun bazı sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. Dileğimiz, beklentimiz bu durumun daha adil bir düzenin kurulmasına, vahşetin, gözyaşının, zulmün, kanın ve sömürünün geri bırakılmasına vesile olmasıdır. Şu andaki gündem, doğal olarak bu virüsün yenilmesi ve yok edilmesidir. Bütün dünya buna kilitlenmiş durumdadır. Herkes bu bela ile nasıl baş edileceğini düşünüyor, bunu araştırıyor, buna odaklanıyor. Bizim de ülke olarak bu sürecin dışında kalmamız düşünülemez. Kendi tedbirlerimizi alıyor, kendi işimizi kendimiz görmeye gayret gösteriyoruz. Şu ana kadar da çok iyi işler yapıldı, çok doğru kararlar alındı ve uygulandı. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile görülen yağmalamalar, telaş ve buna bağlı olumsuzlukların hiçbirisi bizde yaşanmadı ve asla da yaşanmaz. Biz millet olarak iyi günde de, kötü günde de ne yapmamız gerektiğini, paylaşmayı, şükretmeyi, mücadele vermeyi çok iyi biliriz.

GÖLGE ETMESİNLER YETER

Birilerinin oluşan birlik, beraberlik havasından, devletimizin gayretinden ve başarısından rahatsız olması, fitne çıkarmak, milletin moralini bozmak için özel bir çaba içine girmesi bu gerçeği değiştirmediği gibi, kendi rezilliklerini gözler önüne sermekten başka bir sonuç doğurmuyor. Öyle şeyler yazıyor, öyle şeyler paylaşıyorlar ki, bunların bırakın bu ülkenin vatandaşı olmasını, gizli servislerin özel görevlisi, düşman örgütün elemanı olsalar ancak bu kadarını yapabilirler. Türk milletiyle ve Türk milletinin bütün değerleriyle kavgalı bu adamlar, aynı zamanda her türlü insani ve ahlakî değerden de yoksundur. Her gün bunları yazmaktan, bunlarla uğraşmaktan bıktık usandık. Bu ülkeye ve millete bir faydaları yok ve hiçbir zaman da olmadı. Zaten kendilerinden bir şey istemiyoruz ve beklemiyoruz. Gölge etmesinler, hakaret yağdırmasınlar, nifak sokmasınlar yeter.

TÜRK MİLLETİ SAĞDUYULU

Sağlık Bakanımız her ilde koronavirüs vakasının görüldüğünü açıklamış ve sayılar vermiştir. Bu durum aynı zamanda alınan tedbirlere uymanın ne kadar gerekli olduğunu da ortaya koyuyor. Bu salgını hiçbir şekilde hafife almıyoruz. Tedbirlere uyuyor ve uyulmasını her fırsatta tavsiye ediyoruz. Ancak karalar bağlayacak, hayatlarımızı altüst edecek de değiliz. Vaka ve hayatını kaybedenlerin sayısındaki artışa üzülüyoruz, ama asla korkmuyoruz ve paniklemiyoruz. Soğukkanlı olur, kurallara uyarsak bu belayı dünyada en hafif hasarla atlatan ülkelerden birisi olabiliriz. Herkes ne yapacağını artık biliyor ve bildiğini de uyguluyor. Evde kalma oranlarının yüzde 80-90 civarında olduğu açıklanmıştır. Kamu hizmetleri ve hayatın akışının gerekleri düşünülürse bu oran çok makuldür ve milletimizin sağduyusunun ispatıdır.

BİLGİLENDİRME TEK ELDEN OLMALI

Kerameti kendinden menkul adamların televizyon ekranlarından, gazete köşelerinden, sosyal medya klavyelerinden ahkâm kesmesi, akıl dağıtması, ayar vermesi çok rahatsız edici bir durumdur. Herkes aklını kendine saklasın, devletimiz her şarta hazırlıklıdır, duruma hâkimdir ve gerekeni yapmaktadır. Özellikle televizyonlarda saatlerce yapılan programlarda iddialı olmak ve dikkat çekmek adına uçuk kaçık şeyler söyleyerek, bu milleti daha fazla germenin gereği yok. Ne yazık ki, bunlar yapılıyor.

Hırsı ve egosu kariyerinin, iş ahlakının ve hatta çapının önüne geçen, en küçük bir zorlukta kaçıp giden bilim adamı görünümlü bozguncularla nereye varılabilir? Bu durum aynı zamanda işini büyük bir özveri ile yapan, gecesini gündüzüne katarak hizmet vermeye çabalayan, fedakâr, kabiliyetli ve iyi niyetli sağlık çalışanlarımıza da haksızlıktır.

Yaşananlar ve şahit olduklarımız, Sayın Devlet Bahçeli’nin teklifini dikkate almanın ne kadar önemli ve gerekli olduğunu da ortaya koyuyor. Her kafadan bir ses çıkmasını seyretmek yerine, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun tavsiye ve yönlendirmelerini Türk milleti ile paylaşacak, yetkin ve saygın bir sözcü tayin edilmesi için hâlâ geç kalınmış değildir. Tek elden ve doğru bilgilendirmenin yapılması, insanların evde kalmasına bağlı olarak oluşacak psikolojik sorunların büyümemesi ve bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi bakımından da büyük isabet sağlayacaktır.

SU UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ

Koronavirüs meselesi her şeyin önüne geçmiş durumdadır. Ancak bu durum etrafımızda oluşturulmaya çalışılan kuşatmayı unuttuğumuz anlamına gelmiyor. Şu anda herkes can derdine düştüğü için bu sorun ertelenmiştir, ama bitmemiştir. Her ihtimali göz önüne alarak bu konuda da bir boşluk bırakmamak gerektiği muhakkaktır. Devlet aklı bunu görüyor, düşünüyor ve tedbirini alıyordur. Biz sadece bir hatırlatma bulunuyoruz. Su uyur, düşman uyumaz demişler.