Türk ordusu dağda PKK'ya; analar, şehirde HDP'ye pençe atıyor!

05.09.2019 10:00

TÜRK ordusunun terör örgütü PKK’ya karşı Pençe 1 Harekâtı’nı tamamlayıp Pençe 2 Harekâtı’na başladığı günlerde bir ananın feryadı duyuldu Diyarbakır’da… HDP Diyarbakır İl Örgütü önüne giderek “Ciğerim için buradayım. HDP oğlumu kaçırdı. Oğlum HDP binasına girdi bir daha çıkmadı. Ben oğlumu istiyorum. Yerde yoksa gökten de olsa getirecekler oğlumu. Bu binadan çıkmıyorum oğlum getirilene kadar.” diye haykırdı. Adeta terör örgütü PKK’ya ve ona yardım-yataklık eden HDP’ye bir pençe de o attı.

Diyarbakır’daki bu cesaretli ananın adı Hacire Akar… Adeta pençesini vura vura, oğlunu terör örgütü PKK’nın ve HDP’nin elinden kurtardı. Hacire Ana’ya HDP binası önünde saldırmaya çalıştılar. Kaçırdıkları oğlu için “Zorla evlendirilme durumu olduğu için evden kaçtı” yalanını devreye soktular. PKK, HDP ve sol medyanın tezgâhladığı bu oyunların hiçbiri tutmadı. Nihayetinde Hacire Ana giriştiği mücadeleden zaferle çıktı ve oğluna kavuştu. Hacire Ana bu zaferini de “3 gün boyunca yemek yemedim. Oğlumu gördüm artık keyfim yerine geldi. 3 gündür oğlumun HDP’liler tarafından kaçırıldığını biliyordum o yüzden aç ve susuz şekilde orada yattım. Oğlum bulundu, polise teşekkür ediyorum. Polislerden çok memnunum, bu konuda bize çok yardımcı oldular, onlar sayesinde oğluma kavuştum, teşekkür ediyorum.” şeklinde değerlendirdi.

Ve çocuğu HDP-PKK iş birliğiyle kaçırılmış ailelere de seslenerek şu çağrıda bulundu: “Ailelere de tavsiyem çocukları dağa kaçırıldığı zaman, gidip HDP önünde oturup eylem yapsınlar. Benim diğer oğlumu da onlar kandırıp kaçırdı ve öldürüldü. Ondan sonra 40 gün yeme içmeden kesildim, bana böyle bir acı yaşattılar. Çocukları kaçırılan aileler, anne ve babalar korkmasın, cesaretli bir şekilde HDP önüne gidip çocuklarını istesinler. Çocukları dağa giden aileler mutlaka gelip HDP önünde eylem yapsınlar.” Boşuna “cesaret bulaşıcıdır” dememişler… Hacire Ana’nın bu çağrısından sonra evladı PKK tarafından HDP iş birliği ile kaçırılmış analar HDP önüne teker teker gelmeye başladı. Artık korku duvarı aşıldı. Hacire Ana herkesin nezdinde bir mücadelenin sembolü oldu.

Daha sonra Hacire Ana’dan cesaret alan annelerden Ayşegül Biçer ortaya çıktı. “Evlatlarımız ölüsüyle, dirisiyle gelene kadar buradayız, mücadelemize devam edeceğiz. Mücadelemizi bırakmıyoruz, evlatlarımızı geri istiyoruz. Bizim gibi gönlü yanık analar varsa, onları da buraya çağırıyoruz, onlara sesleniyoruz, sesimize ses versinler, çoğaldıkça inşallah onları geri getireceğiz. Kesinlikle davamızdan vazgeçmiyoruz, hiçbir şey bizi yıldıramaz. Çocuğumuz gelmezse ben HDP binasını ateşe vereceğim” haykırışını Diyarbakır’da yükseltti.

Yine çocuklarından biri PKK tarafından kaçırılmış Fevziye Çetinkaya isimli ananın yanında eyleme destek veren Aysel Bozkurt’un “Senin oğlun dağa gitsin, bakalım sen oturuyor musun, oturuyor musun? Bizim canımız gitmiş, senin umurunda mı? Gönderdiniz, yalan mı? Kaç tane genç toprağın altında. Diyarbakır’da genç bırakmadınız, ya cezaevinde ya toprağın altındalar. Başlarım sizin Kürdistan davanıza. ‘Fakir fukaranın çocuğu dağa, ben koltuklarda.’ Alıştınız insanları dağa göndermeye. Size verecek çocuğumuz yok, getirin. Bunların çocukları lüks okullarda okuyor. Yeter artık toprağın altı genç doldu, nereye kadar?” şeklindeki HDP’lilere haykırışı bugün Türkiye’nin gündemi olmuş durumdadır.

Terör örgütü PKK, Türk milletinin tüm unsurlarına düşman olduğu gibi, “Kürtlerin hakkını savunuyoruz” istismarı altında en büyük düşmanlığı Kürt kökenli vatandaşlarımıza yapıyor. Teröristbaşı Öcalan’ın şu sözleri terör örgütü PKK’nın Kürt düşmanlığının özetidir: “Kürtler kadar aşağılık bir topluluk yok, en ufak hatalarında kafalarını ezeceksin, yoksa laf dinletemezsin” “Kürt erkeği karıdan yüz kat daha karıdır. Bunlar büyük, tarihi suçlamalardır. Basit suçlama yapmam” “HEP’e destek vermeyen Kürtün tavuğuna kadar öldürün” “Otoritemizi kabul etmeyenlerin evdeki faresine kadar başını ezin, göçertin. O topraklarda tarafsız kimse olmaz, ya bizdendir ya da düşman”

Terör örgütü PKK’nın Doğu ve Güneydoğu’da kundakta öldürdüğü bebekler, Kürt kökenli vatandaşlarımızın bebekleridir. Sırf o kundakta öldürülen ve sembol olmuş bebek fotoğrafları bile terör örgütü PKK’nın Kürt düşmanlığının delilidir. Camiden çıkan dedelerin, hamile kadınların, kundaktaki bebeklerin katili olanların Kürtleri temsili mümkün değildir. Öldürülen Kürt ise, camisi, okulu, fabrikası, tarlası yakılan Kürtler ise terör örgütü PKK nasıl Kürtlerin temsilcisi olacak ki?

Geçmişte terör örgütü PKK’yı muhatap alınarak yapılan “çözüm süreci” bu yüzden çok büyük yanlıştı. Terör örgütü PKK’yı meşrulaştırma ve devlet ile eşitleme gafletiydi. Elinde silahla dolaşan ve saldıran bir terörist öldürülür. Bunun ötesi olmaz. Terör örgütü PKK’yı “Ne istiyorsunuz?” diye muhatap almak demek, o bölgedeki insanları PKK’nın kucağına terk etmek demektir. AKP bu yanlışından döndü. Son dört yıldır terörle olması gereken mücadeleyi tavizsiz uyguluyor. Yeni bir çözüm sürecini de CHP, İP, HDP üçlüsü birlikte yapmaya çalışıyorlar. CHP neredeyse şimdi PKK’nın en büyük siyasi temsilcisi haline geldi. PKK’ya hizmet eden gazete, dergi, radyo, televizyon kapatılıyor. İlk bunlar feryat ediyor. PKK’ya hizmet eden sözde siyasetçi, belediye başkanı, yazar tutuklanıyor. İlk bunlar karşı çıkıyor ve feryat ediyor.

PKK’ya yardım ve yataklık eden HDP’li belediyelere kayyum atanıyor. İlk bunlar karşı çıkıyor ve feryat ediyor. Afrin’e, Kandil’e operasyon düzenlenecek oluyor. İlk bunlar karşı çıkıyor ve feryat ediyor. CHP, anaların, babaların evlatlarını kaçırıp PKK’ya teslim eden HDP’ye ses edemiyor. Heyetler halinde görevden alınmış HDP’li belediye başkanlarını ziyaret ediyorlar ama Hacire, Ayşegül gibi evlatları için mücadele eden anaları ziyaret edip de “derdiniz nedir?” diye soramıyor. Ya da bir basın toplantısıyla destek vermiyor yahut veremiyorlar.

Yerel seçimlerde CHP’ye destek veren yazarlar, sanatçılar yer yarıldı da içine girmişler gibi hiç ses çıkaramıyorlar. PKK orman yakıyor ses yok, PKK çocukları kaçırıp terörist yapıyor, CHP ve bunlardan yine ses yok! Emperyalizmin uşağı sol ve solun sanatçıları, PKK’nın HDP aracılığıyla Kürt çocuklarını Suriye’ye gönderip, eline ABD silahı tutuşturulması hakkında sizden bir tepki beklemek hayal değil mi?

CHP ve yancıları sussa da Türk milleti ve devleti bu analara destek olmalıdır. Zaten çocuklarını kurtarmak isteyen bu anaların askerimize, polisimize teşekkür etmesi bu desteği gösteriyor. Bugün bu analara vereceğimiz destek, o bölgede PKK’ya kaptırılacak çocuk sayısını azaltacaktır.

Anaların isyanı, mücadelesi PKK’ya ve HDP’ye çok büyük darbe olmuştur. HDP’nin Diyarbakır’da kepenk kapatması bile çok önemli bir gelişmedir. Dağda, şehirde PKK ve HDP’ye nefes aldırılmamalıdır. Biri terör örgütü, diğeri terör örgütünün yardım ve yaltakçısıdır. Başka tarife gerek yok.

Mail: yildiraycicek@turkgun.com
Twitter: Yildiraycicek9
Instagram: yildiraycicek1944