Türkiye'de son yarım asrın en sıcak beşinci nisan ayı yaşandı

Türkiye'de geçen ay, 1971-2022 yılları arasındaki en sıcak beşinci nisan ayı olarak kayıtlara geçti. Yarım asrın en sıcak 5 nisanından 3'ü son 6 yılda yaşandı.

Güncel
Haber Girişi:
Son Güncelleme:
Google Haberlere Abone ol
Türkiye'de son yarım asrın en sıcak beşinci nisan ayı yaşandı

AA muhabirinin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 12,3 derece olarak kaydedilen uzun yıllar nisan ayı ortalama sıcaklığı (1991-2020) bu sene 14,3 derece ölçüldü.

Nisanda en düşük sıcaklık -15,9 derece ile Sarıkamış'ta, en yüksek sıcaklık ise 35,9 derece ile Kozan'da tespit edildi. Ölçümlere göre, nisan 2022'de sıcaklık ortalaması, uzun yıllar ortalamasının 2 derece üzerine çıktı ve 1971-2022 yılları arasındaki en sıcak beşinci nisan yaşandı.

En sıcak 5 nisandan 3'ü son 6 yılda görüldü
Türkiye'de son 50 yılda en sıcak nisan ayı 1989'da ölçülürken, bunu sırasıyla 2016, 2018, 2008 ve 2022 yılları takip etti.

2022 yılı nisan ayında ortalama sıcaklıklar, Marmara, Ege ve Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Karadeniz Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde mevsim normalleri civarında, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti.

Marmara Bölgesi'nde nisan ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 12,5 derece iken geçen ay 13,6 derece ölçüldü. Ege Bölgesi'nde nisan ortalama sıcaklığı 14,1 derece olurken bu yıl nisan ayı 15,7 derece sıcaklıkla geçti. Akdeniz Bölgesi'nin nisan ortalaması 15,3 derece, 2022 nisan sıcaklığı ise 17,4 derece olarak gerçekleşti.

İç Anadolu Bölgesi'nde nisan ortalama sıcaklığı 10,4 derece, bu yılın nisanı ise 13,2 derece, Karadeniz Bölgesi'nde nisan ortalaması 11,2 derece 2022 nisan ayı 12,8 derece, Doğu Anadolu Bölgesi'nde nisan ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 9 derece, 2022 nisan ayı sıcaklığı 11,2 derece ölçüldü.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde nisan ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 15,2 derece, 2022 nisan ayı sıcaklığı 18,3 derece oldu.

Volkanik yanardağlar sıcaklığı etkiliyor
İstanbul Aydın Üniversitesi Anadolu BİL Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve Meteoroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Güven Özdemir, AA muhabirine, küresel ısınmayla birlikte yanardağların faaliyete geçmesinin, bunların küllerinin 10-15 bin metre yükseklikteki stratosfer tabakasına ulaşması ve bu tabaka üzerinde yayılmasının dünya üzerindeki basınç ve sıcaklığı etkilediğini söyledi.

Türkiye'nin çevresinde ve Akdeniz ülkelerinde görülen volkanik yanardağ patlamalarının dünya genelinde sıcaklığı artırdığını söyleyen Özdemir, kış ve bahar aylarında sıcaklıkların, küresel bir okyanus-atmosfer olayı olan La Nina etkisinde kaldığını kaydetti.

- Temmuz ve ağustos ayının sıcak geçmesi bekleniyor

Rüzgarın şiddetinin değişmesinden veya yön değiştirmesinden oluşan bir okyanus olayı olarak da bilinen La Nina'nın bu sene bir hayli etkili olduğunu söyleyen Özdemir, şunları kaydetti:

"Doğu Pasifik üzerindeki rüzgarların kuvvetli bir şekilde doğudan batıya esmesi ile La Nina etkisi halen devam ediyor. Bu etki, okyanusun alt tabakasında sıcak su ile soğuk suyun yer değiştirmesinden kaynaklanıyor. Bu bölgelerde bundan dolayı yağış oluşamıyor. Bu etki bizi de etkiliyor. Aralık, ocak, şubat, mart ayları soğuk geçiyor. Kuraklığı etkiliyor. Uzun yıllar ortalamasına göre nisan ayı sıcak olabilir ama kuraklık da beraberinde oldu. Kuraklık su fakiri ülkemiz için son derece önemli bir konu. La Nina etkisiyle bir gün ılık, iki gün serin hava durumu hazirana kadar devam edecek. Temmuz ve ağustosta ise yüksek sıcaklık yaşayacağız. Orman yangınlarına karşı tedbirli olmalıyız. Kuraklık bir taraftan devam ediyor. İstenen nisan yağışları olmadı maalesef. Bölgesel yağış olduğundan çok fazla etkili olmuyor. Kışın kar, altın değerindeydi. Doğu Anadolu Bölgesi, Karadeniz'in bazı kesimleri ve İç Anadolu biraz aldı ama yeterli kar yağışını alamadık. "

Güven Özdemir, hava sisteminin gelecek yıllarda sıcaklığın yüksek olacağını gösterdiğini ama verileri görmeden net konuşmamak gerektiğini belirterek, göçlerin artması, nüfusun artması, tarımın azalması, tüm dünyada ormanlık alanların azalmasının bu durumu daha da tetikleyeceğini söyledi.

 

Yorumlar