Türkiye'nin huzuru, Fırat'ın doğusundan geçiyor

En az 30 kilometre derinlikli bir güvenli bölgenin en kısa zamanda oluşturulması ile birlikte Türkiye, varlığı ve güvenliğini teminat altına almak için çok hayati bir adım atmış olacaktır. Her kim bu operasyon için olumsuz bir tavır ortaya koyarsa, büyük ihanet eder. CHP ve yancılarının sicilini bildiğimiz için, bu uyarıyı şimdiden yapmış olalım.

08.10.2019 10:00

         Bölücüler, iş birlikçiler, hainler, düzenbazlar ve terör sevicilerle uğraşmaktan, ülkenin gerçek meselelerine odaklanamıyoruz. Bu yıkım güruhunun asıl maksadı zaten bu. Milleti, ülkeyi, medyayı, gündemi ihanetleriyle, alçaklıklarıyla meşgul ediyor, vatan-millet düşmanlarına alan açıyorlar. Milli olan, samimi duran, çözüm üreten, yanlışa direnen herkese düşmanlar. Her birinin niyeti, hedefi farklı, ama yıkmakta birleşiyor, birbirlerini tamamlayarak gidiyorlar. Bunlarla mücadelemiz, her ne pahasına olursa olsun sonuna kadar devam edecektir.

HAKLI OLAN TÜRKİYE’DİR

         Türkiye’nin ivedi meselesi, kendi varlığı ve geleceği açısından hayati öneme sahip bulunan, Fırat’ın doğusuna bir an önce müdahale etmektir. Bu konu uzun zamandır gündemdedir ve artık sonuç alma zamanı gelmiştir. Kolay olmadığının, özellikle ABD’nin kalleşlikleri ile uğraşarak fazla zaman kaybettiğimizin farkındayız. Kararlı olunması, taviz verilmemesi ve gerektiğinde harekete geçileceğinin hissettirilmesi durumunda ABD’nin de, bölgedeki diğer ülke ve unsurların da direnemeyeceğini hep söyledik, yazdık ve savunduk. Haklı olan, eli güçlü ve etkin durumda bulunan ülke Türkiye’dir. Diğer taraftan, bu belirsizlik, kalleşlik, terör ve kargaşada en ağır bedeli ödemek, en fazla kaybı vermek durumunda olan ülke de yine Türkiye’dir. Haliyle, son sözü bizim söylememizden daha doğru, daha doğal, daha normal bir şey olamaz.

DOĞRU SINAV VERİLDİ

         Gelinen nokta memnuniyet vericidir. Sayın Cumhurbaşkanı ve hükümet doğru ve çok isabetli bir sınav vermiştir. Bir taraftan bölgedeki ülkelerle temas sürdürülmüş, diplomasinin bütün imkânları kullanılmış, masalar kurulmuş ve çözüm üretilmiştir. Diğer taraftan Türkiye’nin özel durumu dolayısı ile haklarımızın, varlığımızın ve üzerimize gelen terör ve ihanetin durdurulması için her şart altında harekete geçileceği ve gereğinin yapılacağı bütün taraflara net bir şekilde hissettirilmiş ve kabul ettirilmiştir. ABD’nin nihayetinde askerlerini çekme noktasına gelmesi, bu kararlılığın sonucudur ve memnuniyet vericidir.

ABD YAPACAĞINI ZATEN YAPTI

         ABD’ye ne kadar güvenilebileceği ayrı bir konudur. Bu kan emicilerin ne oyunları biter, ne kalleşliklerinde bir sınır olur. Ne dedikleri değil, ne yaptıkları bizim için önemlidir. Nitekim, çekilmeden önce yapacaklarını zaten yapmışlardır. Terör örgütlerine on binlerce tır dolusu silah, mühimmat vermiş, bu kanlı katilleri eğitmiş ve kendilerince bir ordu kurduracak seviyeye getirmişlerdir. Bu da yetmemiş, her türlü tahkimatı yapabilmeleri için inşaat malzemeleri, ağır iş makineleri temin etmişlerdir. Tüneller, mevziler kazılmış, kaçmak ve kalleş saldırılarda bulunabilmek için bir altyapı oluşturulmuştur. Şimdi de bölgeyi bunlara bırakıp geri çekiliyorlar. Türkiye’yi bu kanlı katillerle karşı karşıya getiriyorlar. Bu da yetmiyor, hapishanelerde bulunan DEAŞ’lılar üzerinden başka tehditlerde bulunuyorlar.

BU FİLMİ DAHA ÖNCE GÖRDÜK

         Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır. Biz benzer filmi daha önce Fırat’ın batısında da gördük. PKK’yı DEAŞ’la birlikte karşımıza diktiler. Bu katil sürüsüne her türlü silahı verdiler, olabilecek en yüksek şekilde tahkim ettiler. Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya gibi ülkelerden getirildiği anlaşılan iş makineleri ile yüksek mühendislik gerektiren mevziler ve tüneller kazdıkları ve inşa ettikleri ortaya çıktı. Fakat Türk Silahlı Kuvvetlerinin azmi ve kahraman Mehmetçiklerimizin imanı karşısında hiçbiri işe yaramadı. Hepsini ezdik geçtik. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Operasyonları ile Fırat’ın batısını temizleyip, o bölgeye huzur ve barış getirdik. Biraz zaman aldı, biraz pahalıya mal oldu, ama sonuca ulaştık.

TERÖR TEMİZLENECEK

         Yine aynı şey olacaktır. Kahramanlarımızın gücü ve imanı karşısında hiçbir güç duramayacak, kazdıkları mevzilere, kaçtıkları tünellere gömüleceklerdir. Temizlenecek olan, sadece Fırat’ın doğusu değildir. Terör ve ihanettir. Hainlik ve katliamdır. Kimsenin bu harekâttan rahatsız olmasına lüzum yok. Türkiye, bölgeye huzur getirecektir. Kendi varlığını ve güvenliğini teminat altına alacaktır. PKK unsurları dışında kalan bölge halkının da bunu böyle değerlendirdiğini ve Türk askerini hasretle beklediğini biliyoruz. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Ama kimsenin de bizi tehdit etmesine, huzurumuzu kaçırmasına, terör üretmesine ne seyirci kalırız, ne de affederiz. Devlet olmanın gereği budur.

CHP VE YANCILARI DİKKATLİ OLSUN

         İşin teknik detayları, askeri tarafları muhakkak düşünülmüş ve planlanmıştır. Önceki operasyonlar, güvenlik güçlerimize büyük bir tecrübe kazandırmıştır. Bölgeyi biliyoruz, düşmanımızı tanıyoruz. Gücümüzün, imkânlarımızın farkındayız. Havadan ve karadan bu temizliğin en kısa zamanda ve en mükemmel şekilde yapılacağından en küçük bir şüphemiz yoktur.  Bütün dileğimiz, bütün duamız, bu harekâtın hiçbir kahramanımızın burnunun dahi kanamadan tamamlanması içindir. En az 30 kilometre derinlikli bir güvenli bölgenin en kısa zamanda oluşturulması ile birlikte Türkiye, varlığı ve güvenliğini teminat altına almak için çok hayati bir adım atmış olacaktır. Bu noktada her kim bu operasyon için olumsuz bir tavır ortaya koyar, doğrudan veya dolaylı olarak gölgeleyecek bir açıklamada bulunursa, büyük ihanet eder. CHP ve yancılarının sicilini bildiğimiz için bu uyarıyı şimdiden yapmış olalım.