MHP'li Büyükataman: Türkiye'ye operasyon çekmek isteyenler önce Kılıçdaroğlu'nun kapısını çalıyor

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi hedef alan sözlerine sert tepki gösterdi. Büyükataman, ''Türkiye’ye operasyon çekmek isteyen kim varsa önce Kılıçdaroğlu’nun kapısını çalmaktadır'' dedi.

Google Haberlere Abone ol
MHP'li Büyükataman: Türkiye'ye operasyon çekmek isteyenler önce Kılıçdaroğlu'nun kapısını çalıyor
29.06.2020 13:55

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi hedef alan sözlerine sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu'nun bir gazeteciye verdiği beyanda aklınca MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi hedef tahtasına oturtmuştur. Büyükataman, ''Türkiye’ye operasyon çekmek isteyen kim varsa önce Kılıçdaroğlu’nun kapısını çalmaktadır. Davul ve tokmak muhasebesi yapan Kılıçdaroğlu önce boynunda taşıdığı davulun ve ellerinde tokmakla bekleyen bu davulun müdavimlerinin hesabını vermelidir.'' açıklamalarında bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman'ın açıklamaları şu şekilde;

''CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir gazeteciye verdiği beyanda Partimizi ve Sayın Genel Başkanımızı aklınca hedef tahtasına oturtmuştur. Kılıçdaroğlu yaklaşan kongreleri öncesinde telaşa kapılmış ve ne söylediğini bilmez bir hâle gelmiş gözükmektedir.

Vatan ve milletle kavgası olan her isim gibi Partimize ve Sayın Genel Başkanımıza dil uzatmak suretiyle pirim yapacağını ve terör uzantılarıyla olan ilişkilerinin parti tabanında sorgulanmayacağını düşünen CHP Genel Başkanı her zaman olduğu gibi yanılmakta, yanlış hesap yapmaktadır.

Milliyetçi Hareket Partisiyle bir kavgaya tutuşup tabanını tutmaya çalışan Kılıçdaroğlu’nun sözleri tamamen kendi parti içi siyasetlerine dönüktür.

FETÖ’nün sözcüsü, kalleş PKK’nın gözcüsü gibi davranan, partisini “halk”ın partisi olmaktan çıkartıp Türkiye’ye kumpas kurmak isteyenlerin karargâhı hâline getiren CHP Genel Başkanı’nın, partisinden yükselen tepkilere cevap vermek yerine aslı astarı olmayan iddialarla hedef saptırmaya çalışması beyhudedir.

Cumhur İttifakı’nın iki eşit ve onurlu paydaşı, ülkemizin bekası ve kalkınması için gövdesini taşın altına koyan Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti’nin uyumlu birlikteliği dosta güven vermekte, düşmana ise korku salmaktadır.

Millî birliğin, toplumsal dayanışmanın karşısında; millet ve memleket düşmanlarının yanında saf tutanların Cumhur İttifakı’ndan duyduğu rahatsızlık sebepsiz değildir.

Türkiye’ye operasyon çekmek isteyen kim varsa önce Kılıçdaroğlu’nun kapısını çalmaktadır. Davul ve tokmak muhasebesi yapan Kılıçdaroğlu önce boynunda taşıdığı davulun ve ellerinde tokmakla bekleyen bu davulun müdavimlerinin hesabını vermelidir.

Bu davul, maalesef Anadolu’muzun nefis halk oyunlarına hayat veren millî, samimi bir ezgiye sahip değildir. Bu davuldan çıkan ses ait olduğu davul gibi bu topraklara yabancıdır. Sesi uzaktan da, yakından da hoş gelmemektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu gibi bugün de aldığı oyun tabii ki çok üzerinde bir toplumsal karşılığa sahiptir. Çünkü Milliyetçi Hareket’in talepleri, sözleri milletin menfaatinedir. Milletin haklı beklentileridir. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ise hangi oyu alırsa alsın toplumsal karşılığı hep barajın altındadır.

“Hükümet, dünyanın en iyi işini bile yapsa bizim hükümeti alkışlayacak hâlimiz yok.” diyen çarpık zihniyetin Milliyetçi Hareket Partisinin ve Sayın Genel Başkanımızın milletin menfaat ve beklentilerini önceleyen siyaset anlayışını kavramasını beklemiyoruz. Muhalefet etmeyi, iktidarın her söylediğinin zıddını savunmak zannedenlerin bugün FETÖ ve PKK ile aynı “kamp”ta buluşmasına şaşırmamak gerekmektedir.

Sayın Genel Başkanımız, Cumhur İttifakındaki sorumlulukları gereği görüşlerini gerek kamuoyu ile gerekse Sayın Cumhurbaşkanı ile zaman zaman paylaşmaktadır, paylaşmaya da devam edecektir. Tıpkı Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini yerli yersiz bir şekilde kamuoyu ile paylaştığı gibi…

Bununla birlikte Sayın Genel Başkanımız, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yönetme süreçlerine hiçbir zaman müdahale teşebbüsünde bulunmamış; iradenin ve sorumluluğun Cumhurbaşkanı’na ait olduğunu defaatle ifade etmiştir.

Gizli ve açık ortaklarıyla birlikte yer aldıkları zillet ittifakında her gün ayrı bir “paylaşım” kavgası yaşanırken karşılıklı anlayış ve istişare temeline dayanan Cumhur İttifakı’nın uyumlu çalışması Kılıçdaroğlu’nda hayranlık uyandırmaktadır. Siyaseten bu hayranlığını dile getiremeyen Kılıçdaroğlu, farazi ifadelerini gerçekmiş gibi kamuoyuna sunmaya kalkarak daha da küçülmektedir.''

Yorumlar