Türkiye'ye Yeni Rekabet Kanunu ile uluslararası yatırımcıları çekecek

Yeni düzenlemeyle birlikte Rekabet Kanunu'nun Avrupa Birliği ve gelişmiş uygulamalarla uyumlu hale geldiğini belirten Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye'nin daha çok uluslararası yatırımcı çekeceğini vurguladı.

Google Haberlere Abone ol
Türkiye'ye Yeni Rekabet Kanunu ile uluslararası yatırımcıları çekecek
24.06.2020 13:20

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "7246 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile etkin rekabet koşullarının oluşmasıyla tüketici refahının arttırılmasının sağlanacağını ve Türkiye'ye daha çok uluslararası yatırımcı çekilmesinin önünün açıldığını söyledi. Pekcan, ayrıca düzenleme ile uzlaşma yolu ve taahhüt mekanizmasının hayata geçtiğini açıkladı.

1994 yılında yürürlüğe giren 4054 sayılı Kanun'un Rekabet Kurumunun göreve başladığı 1997 yılından bu yana uygulandığını hatırlatan Pekcan, bu süre zarfında gerek Türkiye'deki, gerekse uluslararası piyasalardaki değişimin Avrupa Birliği rekabet hukukundaki önemli gelişmelerin ve edinilen deneyimin, Kanun'un bazı maddelerinin değiştirilmesi ve modern araçlarla güçlendirilmesi ihtiyacını doğurduğunu söyledi.

Daha çok uluslararası yatırımcı çekecek

Yapılan değişikliklerle Rekabet Kanunu'nun Avrupa Birliği ve gelişmiş uygulamalarla uyumlu hale getirildiğini anlatan Pekcan, "Söz konusu düzenlemeyle Rekabet Kanunumuz dinamik piyasaların ihtiyacını daha iyi karşılayabilecek bir yapıya ve araçlara kavuşturulmuştur. Rekabet Kurumumuzun da daha etkin, aktif ve dinamik hale getirilmesi sağlanmıştır. Böylece bir yandan piyasa oyuncuları arasında etkin rekabet koşullarının oluşmasıyla tüketici refahının artırılması sağlanırken, diğer taraftan Türkiye'ye daha çok uluslararası yatırımcı çekilmesinin de önü açılmıştır" dedi.

Uzlaşma yolu ve taahhüt mekanizması 

Kanun'da yapılan önemli düzenlemeler hakkında bilgi veren Pekcan, yeni düzenleme ile "taahhüt" ve "uzlaşma müesseselerinin" hayata geçirilmesinin mümkün hale geldiğini söyledi. Bakan Pekcan, "Bu düzenleme ile teşebbüsler, olası bir rekabet ihlali durumu söz konusu olduğunda Rekabet Kurumuna taahhüt verebilecek ya da uzlaşmaya gidebilecek. Böylelikle, hem soruşturma sürecinin kısaltılarak hızlı bir şekilde sonuçlandırılması, hem dava süreçlerinin neden olacağı kamusal maliyetlerin azaltılması, hem de kamu kaynaklarının daha verimli bir şekilde kullanılması sağlanacak" ifadelerini kullandı.

"Etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması" kriteri

Birleşme ve devralmalara yönelik maddede değişiklik yapılarak "hakim durum" kriteri yerine Avrupa Birliği hukukunda kullanılmakta olan "etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması" kriterinin devreye alındığını anlatan Pekcan, "Örneğin iki firma birleşmek istediğinde ya da bir firma diğer bir firmayı satın almak istediğinde Rekabet Kurulundan izin almak durumunda. Kurul, birleşme ve devralma sırasında hakim durumun varlığını tespit etmese bile, bunun etkin rekabeti önemli ölçüde azaltabileceğine kanaat getirirse, bu birleşme veya devralmaya müdahale edebilecek" şeklinde konuştu.

Kartelleşmeye karşı yapısal tedbirler

Pekcan, AB mevzuatına benzer şekilde Rekabet Kurulunun kartelleşme halinde davranışsal tedbirlerin sonuç vermediğinin nihai kararla tespiti durumunda ilgili teşebbüslere ancak "ihlalle orantılı" ve "ihlalin etkin biçimde sona erdirilmesi için gerekli olması" kaydıyla yapısal tedbirlerin uygulanabileceğini kaydetti. Pekcan, firmalara yapısal tedbirlere uymaları için en az 6 ay süre tanınacağını bildirdi.

Kurum kaynakları ciddi rekabet ihlallerine yönlendirilecek

Kanun'un öngördüğü bir başka aracın da pazar payı ve ciro gibi ölçütler itibarıyla belli bir eşiğin altında kalan teşebbüs faaliyetlerinin rekabet üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmesine olanak sağlayan "de minimis" düzenlemesi olduğunu belirten Pekcan, bu düzenleme ile Rekabet Kurumu kaynaklarının daha etkin kullanılarak, ciddi rekabet ihlallerine yönlendirilmesine imkan tanınacağını kaydetti.

Pekcan, muafiyet rejimi açısından da Avrupa Birliği uygulamasında benimsenen teşebbüslerin "kendi kendine değerlendirme" yöntemine tam uyumunun sağlandığına işaret ederek, "Firmalar eskiden Rekabet Kurumuna başvurup muafiyet kararı alırken, şimdi getirdiğimiz düzenlemeyle muafiyet konusunda kendileri değerlendirme yapabilecek, böylelikle hem zamandan, hem de olası maliyetlerden tasarruf edilmiş olunacak" ifadesini kullandı.

Kanun'da Rekabet Kurumunun idari işleyişini daha etkin kılmaya yönelik bazı değişiklikler de yapıldığına dikkati çeken Pekcan, "Söz konusu Kanun değişiklikleri sayesinde rekabete ilişkin mevzuatımızın 2003 yılından sonra değiştirilen bu alandaki AB düzenlemelerine ileri seviyede uygunluğunu sağlamış olduk. Hem ülkemizin Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerinin Rekabet Politikası Faslı kapsamındaki çalışmalarına, hem de yeni doğrudan yatırımların önünün açılmasına katkı sağlayacak Kanunun ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar