YILDIRAY ÇİÇEK / TÜRKGÜN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın ruhuna, özüne, duruşuna ve mücadelesine uygun “Türk bayrağı ve Türk kavramından nefret edenlerle mücadelemizin süreceği bir seçimi yaşayacağız” açıklaması yaptı.

6+HDP masası bu açıklamanın anlamını sulandırmak, gölgelemek için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Çünkü bu sözlerin muhatabı kendileri…

“Cumhurbaşkanı Erdoğan geçmişte şunu demiş, AK Parti şu politikaları sergilemiş…” lafazanlığıyla bahsi geçmiş konuları bu şekilde açarak, mevcuttaki ihanet hâllerinin üzerini örtmeye çalışıyorlar.

Gündemde tartışılan konu nedir?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun PKK sempatizanı danışmanı Nuşirevan Elçi’nin CHP Genel Merkezi’nde Barzani medyasıyla yaptığı röportaj sırasında, CHP toplantı salonunda bulunan Türk bayraklarını kaldırtarak kamera pozu vermesi…

Ali Babacan’ın veba saçan partisinin de Türklüğe karşı savaş açması… Biliyorsunuz Ali Babacan iktidara geldiklerinde Kürtçe dilini resmi dil yapacaklarını ve “Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür” şeklindeki  Anayasa’nın 66. maddesini değiştireceklerini ifade etmişti.

Ne dediysek o! Ne dediysek o!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemde tartışılan bu ihanet söylemlerine karşı her Türk evladının duygu ve düşüncesini memnun edecek bir duruş sergiliyor, bu açıklamayı yapıyor ve bu sözlerin değerini düşürmek isteyenler, anında kara propaganda mekanizmasını işletiyor.

Sanki bir hassasiyetleri varmış gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik “Geçmişte bunu dedin, şunu dedin” diyorlar ama mevcutta da Türk bayrağından rahatsızlık duyan PKK sempatizanını başdanışman yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekliyorlar. Destekledikleri 6+HDP masasındaki Türklük düşmanı Ali Babacan’a karşı dilsiz rolü oynuyorlar. Bunu yapanlar içinde CHP’ye, İP’e devşirilmiş sözde Ülkücüler ve milliyetçiler vardır. Düşünce soytarısının biri yazmış “Erdoğan Türklüğü savunuyorsa, ben artık savunmayacağım” diye… CHP’ye Türk bayrağından rahatsızlık duyan PKK’lıları doldurmasına dair bir tepki cümlen var mı? Yok…

Ali Babacan’ın “Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmesini uygun atmosferde düşünebiliriz” demesine, “Kürtçeyi resmi dil yapacağız” demesine, “Anayasa’daki Türklük tanımını değiştireceğiz” demesine, veba saçan DEVA Partisi'nin kurucularından, Kurumsal İletişim ve Tanıtım Başkanı Sanem Oktar’ın “Anayasa'dan Türklüğü çıkaracağız” demesine tepki göstermeyen-gösteremeyen kansız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türk bayrağı ve Türk kavramından nefret edenlerle mücadele edeceğine” dair sözünü alaya alıyor.

Bu duruşun en büyük teminatı MHP ile yaptığı ittifak değil mi?

Bu duruşun en büyük teminatı terörle mücadeledeki kararlılık ve yakalanan tarihi başarı değil mi?

Ermenistan’ın 30 yıldır süren Karabağ işgaline “Karabağ bizim de meselemizdir” diyerek son veren ve “Kafkaslardan aşacağız /Türklüğe şan katacağız /Türk'ün şanlı bayrağını /Turan ele asacağız /Azerbaycan bayrağını /Karabağ'da asacağız” şeklinde sözleri olan Çırpınırdı Karadeniz marşının hakkını veren değil mi?

Bu ve benzeri milli duruşu ve mücadeleyi destekleme, Türklük düşmanlarının masasında meze ol, CHP ve DEVA’nın güncel Türklük, Türk bayrağı düşmanlığına sesini çıkarma, sonra çık “Türk bayrağı ve Türk kavramından nefret edenlerle mücadele edeceğine” dair somut duruş gösteren Cumhurbaşkanı’na karşı kara propaganda yap… Riyakâr, ikiyüzlü tavırları bırakın, kanınızda ve soyunuzda neyin hesabı varsa onun açıklığını gösterin…

Anayasa’nın ilk dört maddesini değiştireceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Babacan, Karamollaoğlu, “Kürt açılımı” başlatacağını söyleyen Akşener, Irak ve Suriye’de sözde Kürdistan hayalleri kuran Davutoğlu peşinde koşmak için ihanetten yemlenmeye devam edin. Türklük her daim yaşayacaktır.