Türk'ün son kalesi Cumhuriyet

29.10.2020 10:00

Cumhuriyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserim” diyerek, Türk milletine armağan ettiği ve ilelebet yaşayacak olan ortak irademiz ve büyük sevdamızdır. Bu ölümsüz eserin ortaya çıkmasının ve yaşatılmasının hiç de kolay olmadığını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk şu sözlerle ortaya koymuştur: “Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lazım olanı yapmaya hazırız.”

TÜRKSÜZ MEDENİYET OLMAZ

29 Ekim 1923 tarihinde Mecliste alınan kararla bir rejim belirlenmedi. Yeni, iddialı, medeni, mazlumlara ümit, zalimlere korku olan bir Türk devleti doğdu. Tarihte hiçbir zaman esir olmamış, devletsiz kalmamış olan Türk milleti, kendisine reva görülen zilleti yıktı geçti. Türksüz bir dünya medeniyeti kurulamayacağını gösterdi. Yerküredeki saygın, onurlu ve belirleyici yerini aldı. Kimseden himmet beklemedi, her zaman ve her şartta kendi gücüne güvendi, kendi milletine inandı. Kendi kurumlarını oluşturdu, kendi sistemini kurdu. Gerektiği zaman da ihtiyaç duyulan değişiklikleri yaparak daha iddialı duruma geldi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte cumhur ile cumhuriyet ayrılmamak üzere kucaklaştı. Cumhuriyet; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller sayesinde bugünlere ulaştı. Cumhuriyet aynı zamanda muhteşem bir dirilişin, bütün dünyanın gıpta ve hayranlıkla izlediği ebedileşmiş duruşun simgesi ve istisna bir örneğidir.

TEMİNAT MİLLETTİR

Cumhuriyetimizin bir asrı doldurmasına üç kala, icabında vatanımızı ve devletimizi müdafaa için lazım olanı yapmaktaki azim ve kararlılığımızda en küçük bir sarsılma yoktur. Devletimizin ve cumhuriyetimizin ilelebet yaşayacağının teminatı da yine bu millettir. Bu toprakların Türk vatanı kalmasından rahatsız olanların neler yaptığını, hangi kanlı planlarla yolumuzu kesmeye uğraştıklarını ibretle izliyoruz. Her zamankinden daha çok çalışmak, çok hazır olmak, daha hızlı yol almak zorundayız. Kaybedecek ne zamanımız, ne de bir tek çakıl taşımız var. Başardıklarımız, başaracaklarımızın teminatıdır ve mutlaka lider ülke olma ülküsüne de ulaşacağız.

ŞEREFİMİZ VE KUTLU VARLIĞIMIZ

Türkiye Cumhuriyeti bizim onurumuz, şerefimiz ve kutlu varlığımızdır. Koruyup kollamakla, yaşatıp yüceltmekle mükellef olduğumuz kutlu devletimizdir. Bağımsız yaşamaktan başka bir yol ve yöntem bilmeyen, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi dışında bir güç tanımayan ve kabul etmeyen, Türk milletinin son kalesi, sarsılmaz iradesidir. Türkiye’nin muasır medeniyet seviyesine ulaşma gayreti, bütün engellemelere rağmen kararlılıkla devam etmektedir. Türk milleti, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne sadıktır ve her şartta sahip çıkmaktadır. Cumhuriyetle demokrasinin kaderini bir ve ortak görerek Türkiye’nin istiklal ve istikbaline sahip çıkmak, her vatan evladının görevi olmalıdır. Hiç kimse cumhuriyetin değerleriyle, ilke ve esasları ile kurum ve kuralları ile bir mücadele içine girme yanlışına kapılmamalıdır. Bunu ne hoş görürüz, ne de izin veririz.

HESAP HATASI YAPAN, BEDELİNİ ÖDER

Cumhuriyet demokrasinin omurgasıdır. Demokrasi maskesi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hedef alınması gibi bir alçaklığa tevessül edenleri biliyor ve tanıyoruz. Bu oyuna gelmeyiz. Hukukun üstünlüğünü esas alan, milli ve üniter bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti ne pahasına olursa olsun yaşayacak ve yaşatılacaktır. Teröristlere, iş birlikçilere, Türkiye’ye diş bileyen, punduna getirip ümüğünü sıkmayı gözleyen her türlü örgüt ve oluşuma karşı uyanık ve hazırlıklıyız. Hesap hatası yapanlar, can pahasına da olsa millet iradesini aşamayacaklarını unutmasınlar.

Türk milletinin Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik ediyor; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyorum.