Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat 2022 tarihinden beri süregelen savaşta taraflardan herhangi biri mutlak üstünlük sağlayamamış gelinen aşamada ise savaşın beraberinde getirdiği krizlerin de etkisiyle yeni koşullar oluşmaya koyulmuştur.

Gerek enerji ve gıda arzı krizinin sonuçları gerekse de Batı’nın Ukrayna’ya sağladığı yoğun destek bir yandan savaş koşullarını kızıştırırken diğer yandan ülkelerin bütçelerini zorlamaya başlamış, özellikle de Avrupa ülkelerinde Ukrayna’ya verilen desteğin son bulması yönünde toplumsal ve siyasi çevrelerin itirazları artmıştır. Savaş henüz başlamadan önce ABD başta olmak üzere Batılı pek çok ülkenin Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilimi tırmandırıcı politikaları ile Ukrayna’ya koşulsuz destek açıklamaları savaş ikliminin oluşmasında belki de en önemli unsurlardan olmuştur. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’ya harekât kararı almasının ardından başını ABD’nin çektiği Batı dünyası bir yandan Ukrayna’ya ciddi oranda askeri ve ekonomik yardım paketlerini devreye alırken diğer yandan da Rusya’ya karşı ağır yaptırımlar uygulamaya başlamıştır. Gelinen aşamada Batı’nın Rusya’yı uluslararası arenada izole etmeye yönelik uyguladığı yaptırımlar bu anlamda başarılı olmadığı gibi Rusya’nın karşı yaptırımları (özellikle de enerji) ile de en az Rusya kadar zarar görmelerine sebep olmuştur. Böylesi bir süreçte Türkiye, gerek savaşın getirdiği krizlerin çözümü gerekse de tarafların diplomatik anlamda resmi ilişkiler kurabilmesi adına gösterdiği gayret ile birini diğerine tercih etmeden barış, istikrar ve huzur temelinde uyguladığı politikalarıyla tüm çevrelerin takdir ve beğenisini toplamıştır.

Malum savaşın başlamasıyla beraber Ukrayna’ya yoğun destek sağlayan ülkeler, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’yi kendi meclislerinde ağırlamış, Zelenski buralarda yaptığı konuşmalarda ayakta alkışlanmıştır. Böylesi bir sürecin ardından ise son dönemde yaşanan gelişmeler Ukrayna’nın artık yalnızlaşmaya başladığı işaret etmektedir. Batı’nın söz verdiği mühimmat desteğinin gecikmesi ile beraber yapılan eksik teslimatlar Ukrayna yönetiminde çatlak seslere sebep olmaya başlamıştır. Aralık ayının başında ABD Kongresi’nde Ukrayna'ya yönelik 60 milyar dolarlık askeri yardım paketinin bloke edilmesi akabinde AB zirvesinde 50 milyar euroluk mali yardımın veto edilmesi Ukrayna’da soğuk duş etkisi yarattı. Ayrıca yine AB’nin Ukrayna’ya söz verdiği 1 milyon top mermisinin henüz yarısının bile teslim edilmemiş olması ise Ukrayna’da tepkilerle beraber askeri taktiklerin de değişmesini beraberinde getirmiştir. Diğer yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenski’nin son ABD ziyaretinde ABD Başkanı Joe Biden’ın söylem değişikliği ise dikkatlerden kaçmamıştır. Bunlarla beraber pek çok Avrupa ülkesinin hükümet yetkilileri Ukrayna’ya yapılan yardımların artık kendi bütçe ve askeri envanterlerini ileri derecede zorlamaya başladığını dile getirirken bazılarında ise mühimmat depolarının tamamen boşaldığı yönünde açıklamalar da yapılmaya başlanmıştır.

2024 yılında dünyada toplamda 62 ülkede seçimlerin yapılması planlanmaktadır. ABD ve çok sayıdaki Avrupa ülkesinde de gerçekleşecek olan seçimlerin sonuçları, Batı’nın Ukrayna özelinde izlediği politikaların seyri açısından yeni gelişmeleri de oluşturma potansiyeline sahiptir. Ancak görünen kısmıyla Ukrayna’nın artık yalnızlaşmaya başladığı ve önümüzdeki süreçte de arzu ettiği desteği tamamen kaybedebileceği anlaşılmaktadır.